Kaynak:Serdar Er | CNN TÜRK
Ayasofya Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Asnu Bilban Yalçın, Ayasofya’da yürütülen kapsamlı restorasyon ve güçlendirme çalışmalarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Yalçın, özellikle çelik büyük iskelenin kurulum sürecinin bir yıllık projelendirme, analiz ve testlerin ardından hayata geçirildiğini vurguladı.

“Kolay alınmış bir karar değil”
Yalçın, “Bu çalışma kolayca alınmış bir karar değil. Tüm testlerden geçirilmiş, titizlikle planlanmış bir süreç. Herkesin içi rahat olsun; hem bilim dünyası hem vatandaşlarımız için maksimum güvenlik hedefleniyor.” dedi.
Tarihi mermer döşemeler koruma altında
Ayasofya’nın 1500 yıllık Bizans dönemine ait mermerlerinin özel bir alanda bulunduğunu belirten Yalçın, iskelenin ayaklarının geleceği bölgelerde mermerlerin yerinden kaldırıldığını söyledi. Ardından zemin tespitleri, statik analizler ve stabilizasyon çalışmaları yapılarak çelik ayakların yerleştirildiğini ifade etti.

Zeminde 7 katmanlı izolasyon
Yalçın, zeminde olası bir çökme ya da zarar riskine karşı 7 katmanlı izolasyon oluşturulduğunu belirterek şu bilgileri verdi:
“Jeotekstil, keçe ve koruyucu katmanlarla zemine nem geçişi engellendi. Tarihi mermer levhaların altındaki harçlar da sağlamlaştırıldı. Şu anda bulunduğumuz platform orijinal zeminden 20–25 cm yukarıda. Sistem 25–30 tonluk yükü kaldırabilecek güçte.”
Kubbenin tarihinde ilk: ‘Fiziksel inceleme’
Restorasyonun temel amaçlarından birinin, Ayasofya’nın ana kubbesinin ilk kez fiziksel olarak incelenmesi olduğunu vurgulayan Yalçın şunları söyledi:
“Yüzyıllar boyunca depremler ve çöküntüler nedeniyle kubbede çok sayıda müdahale yapıldı. Ancak biz bunları çoğu zaman kaynaklardan biliyorduk. Şimdi ilk kez kubbenin strüktürünü birebir görebileceğiz ve güçlendirme çalışmalarını buna göre yapacağız.”

İçeriden kurulacak platform tamamlandıktan sonra dışarıdan çelik konstrüksiyonla kubbenin muhafaza altına alınacağını söyleyen Yalçın, çalışmaların kısa süre içinde üst örtünün kapanmasıyla hız kazanacağını belirtti.
Ziyaret ve ibadet kesintiye uğramıyor
Restorasyon alanı ziyaret ve ibadet trafiğini aksatmamak için özel olarak planlandı. Yalçın, “Çalışanların güvenliği kadar ziyaretçilerin ve ibadet edenlerin etkilenmemesi de önemliydi. Bu nedenle proje buna göre şekillendirildi.” dedi.
Kapı ve dış alanlarda da güçlendirme
Ayasofya’nın kapılarında da izolasyonlu koruma çalışmalarının yapıldığını belirten Yalçın, özellikle araç giriş-çıkışının gerçekleştiği bölümlerde zemin altında bulunan tünel ve altyapılara zarar vermemek için silis kum kaplama, çelik destek ve izolasyon uygulandığını söyledi.

“Ayasofya sürprizlerle dolu bir yapı”
Prof. Dr. Yalçın, yapının benzersiz tarihi nedeniyle restorasyon sürecinin zaman zaman yeni bulgulara göre değişebileceğini belirterek şöyle konuştu:
“Ayasofya bildiğiniz hiçbir yapı gibi değil. Bazen bir noktayı incelerken başka bir sorun ya da farklı bir tarihi unsur ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle etaplar dinamik ilerliyor. Mozaiklerin dökülmemesi için platform kurulacak, ardından diğer konservasyon ve restorasyonlara geçilecek.”

“En ileri teknikler kullanılıyor”
Türkiye’nin restorasyon alanında dünyanın en ileri ülkeleri arasında olduğunu vurgulayan Yalçın, “Ayasofya bizim milli hazinemiz. Burada kötü bir şeye izin vermemiz mümkün değil. En doğru ve en güvenli teknikler uygulanıyor.” ifadelerini kullandı.











English (US) ·