BORSALARDAKİ çıkış hareketi kâr satışlarıyla karşılaştı. Piyasaları taşıyacak yeni gündem ve beklenti oluşmayınca, borsalardaki kazançların bir kısmı geri verildi. İç gündemde Merkez Bankası’nın (TCMB) bu yılki ikinci enflasyon raporu sunumu vardı. Beklendiği üzere, 2026 yılı enflasyon hedefi yukarı yönlü revize edildi. Yüzde 24’e çekilen hedef ile ‘sıkı para politikasına devam’ öngörüleri kuvvetlenmiş oldu. Gerçi bu durum, son TCMB toplantı metninde de vurgulanmıştı. Piyasalar enflasyon tarafındaki bu gelişmeleri ‘faizler bir süre daha yüksek kalacak’ şeklinde okudu. Sıkı para politikası ve yüksek faizle talebin baskılanması yani talep enflasyonu ile mücadele hedefleniyor. Ancak savaş ile artan enerji fiyatları maliyet enflasyonunu da artırmış durumda. Eşel mobil biraz koruma sağlıyor fakat petrol fiyatları düşmezse maliyet enflasyonu bir süre daha etkili olacak. Bu bakımdan sıkı para politikasına rağmen enflasyon ile mücadele biraz daha zorlaşacak gibi görünüyor.

İYİ BİLANÇO BULMAK ZOR
Enflasyon yüksek ise faiz de yüksek kalacak demektir. Borsaların en ciddi rakiplerinden biri de faiz. Sadece borsa değil, reel ekonomi için de yavaşlatıcı yönde bir baskı unsuru. Diğer yandan 03/2026 dönem bilanço sonuçları hisse bazlı hareketliliğini kısıtlayan bir gelişme oldu. Beklendiği üzere, zayıf bir performans gözlendi. Reel ekonomideki yavaşlama mikro bazda şirket bilançolarına da yansıdı. Borsaları taşıyan, kârlı canlı şirketlerdir. Hisse fiyatlamalarında en önemli referanslardan biri de şirket bilançoları olarak bilinir. Borsa şirketlerinin araştırma bölümleri bu dönem iyi bilanço bulmakta zorlandılar. Döneme özgü olarak enerji hisseleri ile birlikte perakende, gıda ve savunma sektörleri öne çıkmış durumda.
Son birkaç aydır piyasalarda risk iştahını artıran borsaları yukarıya taşıyan gelişmelerin başında ABD-İran arasındaki savaşın bitmesi ve barışın sağlanması umudu geliyordu. Bunun için de ABD-Çin görüşmelerine fazlaca anlam yüklenmişti. Ancak geçen hafta ABD Başkanı Trump’ın Çin ziyaretinden beklenen haber gelmedi. İçeride ve dışarıda piyasada olumlu fiyatlamaya konu olacak gelişmeler olmayınca borsalarda kâr satışları gözlendi. ‘Şimdi ne olacak da borsalar yukarı dönecek’ sorusunun cevabı aranmaya başlandı. ABD-İran arasında bir anlaşma ve Hürmüz Boğazı’nın açılmasıyla petrol fiyatlarında geri çekilme piyasalar üzerinde doping etkisi yapabilir. Ancak bu yönde en azından şimdilik bir sinyal gelmiş değil. Veya borsalardaki geri çekilme önemli destek noktalarına gelecek ve alım fırsatı yaratacak. Borsa İstanbul’un dip yaptığı noktalara bakılınca henüz oralara çekildiğini söylemek de zor. Bu gelişmelere bağlı olarak küresel borsalarda düşüşler hakim.
BORSA İSTANBUL’DA TEMKİNLİ GÖRÜNÜM
Borsalar savaşa rağmen en çabuk toparlanan yatırım aracı olmuştu. BİST100 Endeksi’nde yılbaşından bu yana getiri yüzde 27 seviyesinde. Ocak-nisan döneminde enflasyonun yüzde 14.6 olduğunu dikkate alırsak, savaşa rağmen reel bir getiri sunuyor. Savaş öncesi 27 Şubat’taki 13 bin 717 seviyesine göre bile yüzde 4.7, savaş ile dip olan 12 bin 433 seviyesine göre yüzde 15’in üzerinde bir prim söz konusu. Yaşanan jeopolitik gerginliğe rağmen en fazla getiri borsada oluştu. Borsaya en yakın kazanç ise yüzde 12 ile gram altın fiyatlarında. Bu açıdan, borsaların hep takipte ve radarda olmasında yarar var. Şimdiye kadarki süreçte geri çekilmeler alım fırsatı olarak değerlendirildi. ‘Kriz fırsattır veya kriz yoktur, servetlerin el değiştirmesi vardır’ diyen sözlere de bu noktada atıfta bulunmak yararlı olacak. Ancak alım noktası ve zamanı oldukça büyük önem arz ediyor. Düşüş hareketinin başladığı seviyelerde yapılacak alımlar verimli olmayabilir. Bir süre sermayenin atıl beklemesi ve alternatif getiriler açısından zaman maliyeti oluşur. Gündem ve teknik verilerin de dikkate alınmasında yarar var. Son gelişmeler ışığında Borsa İstanbul’da temkinli görünüm sürüyor.
YABANCIDAN TEKRAR ALIM GELDİ
TCMB verilerine göre, 8 Mayıs ile biten haftada yabancı yatırımcılar 214 milyon dolarlık hisse senedi, 181 milyon dolarlık tahvil ve bono aldı. Bir önceki hafta satış yapmışlardı. Son 5 haftada yabancıların hisse senedi ve tahvil bonoda alım net tutarları 2.3 milyar dolar oldu. Dış piyasalardaki risk iştahının yüksek olması önemli bir etken. Ancak ABD-İran savaşının seyri de risk iştahı üzerinde oldukça etkili. Ayrıca yüksek faiz ve baskılanan döviz kurları carry trade için iyi bir zeminin oluşturuyor.
DIŞARIDA TANSİYON ‘TEKRAR’ YÜKSELİYOR
DIŞ piyasalarda ABD Başkanı Trump’ın Çin ziyareti ve yapılan görüşmelerin sonuçları var:
- Görüşme sonrası her iki başkandan da anlaşma mesajı çıktı. Özellikle İran konusunda, Hürmüz Boğazı’nın açık kalması ve nükleer silah başta olmak üzere mutabakat söz konusu. Ancak görüşme sonrası net açıklamalar gelmemesi tansiyonu tekrar yükseltti. ABD-İran arasında bir anlaşma mı olacağı yoksa ABD, Çin’in de onayını alarak İran’a karşı askeri operasyonlarına tekrar mı başlayacağı konusu önemli olacak. Kesin değerlendirme yapmak zor. Nitekim ABD’ye döner dönmez “Her şeyi iki günde yok ederiz” diyerek İran’a yeni tehditler savurdu.
- Ziyaret sonrası borsalarda yükseliş yerini düşüşe bıraktı, güvenli liman olarak işlev gören dolarda değerlenme, Euro’da zayıflama, ABD tahvil faizlerinde yükseliş, altın ve gümüş fiyatlarında ise düşüş gözleniyor. Ayrıca, dolardaki değer kazanımı altın ve gümüş fiyatları üzerinde düşüş olarak kendini gösteriyor. ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4.54 Euro/dolar paritesi 1.1625, dolar endeksi 99.28, altının ons fiyatı 4 bin 540 dolar, gümüş 75.90 dolar, Brent petrol ise 106.17 dolar seviyelerinde seyrediyor. Brent petrolde 115 dolar direnci, altında 4 bin 500 dolar, gümüşte 75-70 dolar destek noktaları kritik görülüyor.
- Diğer yandan savaş ile birlikte yükselen petrol fiyatları küresel ekonomide enflasyon artışı olarak belirgin bir hal adı. ABD, Euro Bölgesi ve Japonya gibi ülkelerde enflasyon (TÜFE) oranları mevcut merkez bankası faizlerinin üzerine çıktı. Bu durum önümüzdeki dönem faiz kararlarını önemli ölçüde etkileyecek bir görünüm içeriyor.
- Ağırlıklı beklenti, faiz artırımlarının gelebileceği yönünde. Bu ay gerçekleşecek başkanlık değişimine rağmen Fed için bu yıl faiz indirimi olasılığı oldukça zayıflarken faiz artırım beklentileri de açıkça dillendiriliyor. Faiz düşmeyecek ise bu durum borsalar ile altın ve gümüş fiyatları açısından iyi haberler olmayacak.
BORSADA SATIŞLAR DERİNLİK KAZANIYOR
BORSADA çıkış hareketi sonrası gelen satışlar derinlik kazanmaya başladı. İlk destekler 14 bin 250 ve 14 bin seviyelerinde. Kısa dönem için önemli görülen bu noktalarda tepki alımları görülebilir. Sonraki destekler 13 bin 300-13 bin 180 seviyelerinde. Çıkışın devamında ise dirençler 14 bin 650 ve 15 bin 200 seviyelerinde bulunuyor. Endekste destek noktalarında tepki alımları görülse de güç kazanması olasılığı zayıf.
Yukarıda yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir, yatırımcı profilinize uymayabilir.

2 saat önce
35










English (US) ·