Biyokimya Uzmanı Dr. Ayşegül Çoruhlu, sağlıklı uzun yaşamın (longevity) ipuçlarını vermeye devam ediyor. Simge Fıstıkoğlu’nun sorularını yanıtlayan Çoruhlu, bu hafta da longevity eşliğinde cilt sorunlarını mercek altına aldı… Bu yaygın sorunun nedenlerini ve çözüm yollarına değindi…

Simge Fıstıkoğlu’nun sorularıyla ‘Dr. Ay şegül Çoruhlu ile Longevity’ programı her cumartesi saat 17.10’da, tekrarı ise Pazar günü 23.00’te SÖZCÜ Televizyonu’nda…
Atakların nedeni stres
Ciltle ilgili bir sorun genelde gergin olmanın stresli olmanın sonucu... Çünkü bu ataklar “işte bir sınava hazırlanıyordum, eşimden boşanıyordum, işte ailemden birinin hastalığı vefatı vardı” ile paralel geliyor. Bu kadar alevlenmiş dönemlerde de ilaç şeklinde bir antidepresan yazılıyor mu onu bilemem ama bunun da basitleri var yine bitki kökenli ve kullanması oldukça emniyetli; Rhodiola, St. John’s Wort (sarı kantaron) hatta sarı kantaron yağı da iyi gelir.

İçten desteklemek gerekir
Cilt doktorumuz koruyucu bariyer koruyucu bir şey verdi, steroidli bir krem verdi yine de bir miktar egzamamız var, vitiligomuz var, sedefimiz var…
İlerlediğinde yine bunlara bu sefer krem değil ağızdan immün baskılayıcı veriyorlar. Yani bu taraftan kurtuluş baskılama üstünden gidiyor. Biz ne yapabiliriz baskılama dışında? Beslenme, vitamin D tamam… İşte cildi kuru tutmamak da bunun içinde, güzel bir koruyucu krem kullanmak da bunun içinde ki dermakozmetik kremler var bu tip ciltler için dermatologlar yazıyor çok da faydalı. Ama ağızdan seramit alarak da zaten cildin dış bariyerini koruyan o doğal bizim vücudumuzda olan aynı molekülü oraya koyup daha kolay hassaslaşmasını ve dışındaki katmanın bir miktar daha iyi olmasını sağlayabiliriz. Fakat bütün bunların üstüne en büyük kuşu konduran tabii ki bizim zihnimizin çok daha iyi olması ve stres olmamaktır.
Süt grubunun etkileri
Süt grubu özellikle polipler vesaire gibi proliferasyonu yani büyümeyi artırır; sütün adı büyüme zaten growth faktörler yüzünden. Ben bu yaşımdan sonra istemem ki benlerin çoğalsın (o da bir büyüme), polipleri çoğalsın (o da bir büyüme) veya vücudun içerisinde büyüme yolaklarıyla gidebilecek, beni belki 10-20 sene sonra sevimsiz bir hastalıkla bir araya getirebilir.
O yüzden “ben de yemesem doğrudur, kimse yemese doğrudur.”
Hem probiyotik bakteriler alabilmek için, hem sağlıklı fermente bir ürün olduğu için hem de yemeğin yanında pilavdan daha iyi bir alternatif olduğu için yoğurda ise izin vermek lazım.

Cildi stres kadar D vitamini düşüklüğü de etkiler
BazI kişilerde egzama olarak kendini gösteren stres, başkasında bağırsaklarının hani anında ishale gitmesi, kolit olarak gösterebilir. Başka birinde de baş ağrısı olarak gösterebilir. Tamam stresi duyduk piyangodan da bana cilt çıktı ama biyokimyası ne bunun? İşte vücut bir şeyi yabancı algılayabilir, bu şey kendi vücudu da olduğunda ona saldırdığında ona otoimmünite diyorsun; kendi dokuma saldırma... Peki otoimmüniteden geri sarıyorsun “Bu piyango bana niye çıktı ve otoimmünite için ne yapabilirim?”
Otoimmüniteyi düzeltmenin yolu
Geriye sardığında sana ilk ufacık araştırmada “Bak otoimmün durumları düzeltmek için en önemli konulardan biri vitamin D’nin yeterli seviyede olmasıdır çünkü düşük olduğunda otoimmün hastalıklar artar” der. Bu tiroid için de geçerlidir, romatizma için de geçerlidir, cilt için de geçerlidir. Cilt piyangosu çıkanları konuşuyorum çünkü gerçekten piyango derken bir şey öbüründe başka bir şey yapıyor, bu kişide böyle… Tamam o zaman D vitamini önemli, bunu zaten dermatologlar da vurguluyor.
Bazı besinlerle araya mesafe koymak lazım
Gelelim beslenmeye… Eğer benim otoimmün bir hastalığım varsa orayı köpürten besinler var mı? Otoimmünite bir inflamasyon... Ne yapıyor inflamasyon?
Bütün işlenmişler. Onları yemiyorum, daha sağlıklı yiyorum. O zaman mesela biraz gluteni biraz da şekeri biraz da süt grubunu azaltıp, protein ve yağ artırarak önce bir yol yürümeye başlamak lazım. Örneğin Rosecea (gül hastalığı) için söyleyeceğim; sağlığa zararlı olmakla beraber şarap ve peynir o kişilerde kızarıklıkları artırır, alevlendirir. Süt grubu, ekmek grubu glutenliler dünyasına bir mesafe koymaları gerekir.
İlaçları farklı ama yapacağımız şey aynı
Bir “tiroid antikorlarım yüksek” konuşması, “romatizmam var” konuşması, “kolitim var” konuşması, “sedefim var” konuşması benzerdir; bu söylediklerim oradan buradan aynı mantığa gelir aslında. Çünkü her ne kadar kolitin ilacı başka bir şeydir sedefin ilacı başka bir şeydir ama onlar zaten olmuş olanı durdurma ve görünür kılmama üzerinedir aslında. Bizim oraya gitmemek ve onu alevlendirmemek için yapacağımız şeyler yine aynı havuzda aynı şeyler oluyor.
ÇÖZÜM YOLLARI
Vitamin D’yi koyduk, seramidi koyduk, Rhodiola’yı koyduk, St. John’s Wort’u koyduk hem emosyonel olarak hem de bariyer olarak kendimize bir şey ayarladık, otoimmüniteyi minimize etmeye çalıştık vitamin D ile süt, un ve işlenmiş yiyecekleri de azaltmış olduk. İmmün baskılayıcı kremle veya ağızdan kortizol veya daha yukarı immün baskılayıcılarla çözmeye gidiyor konu… Özeti ciltle ilgili olayların çoğu bütün otoimmün hastalıklar gibi içinde stresin, kötü beslenmenin dediğim gibi birtakım vitamin eksikliklerinin ve genetik yatkınlığın olduğu bir paketçiktir.
www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

2 saat önce
29










English (US) ·