Cilo Dağları’ndan Alpler’e... ‘Pes etmek yok çocuklar!’ 3 bin metre zirvelere uzanan bir hayat

3 hafta önce 34

Oluşturulma Tarihi: Haziran 28, 2026 08:48

Bedia Betül Utlu ve eşi Mustafa Utlu, çocuklarıyla birlikte çıktığı sıra dışı doğa yolculuklarıyla dikkat çekiyor. Türkiye’nin zirvelerinden Avrupa’nın en zorlu parkurlarına uzanan aile, çocuklarla ‘imkânsız’ denilen rotaları geride bırakıyor. Dağlar, buzullar ve kamp hayatı artık onlar için bir tatil değil, günlük yaşamın parçası. Peki bu yolculuklar çocukların hayatını nasıl şekillendiriyor? Zorlu doğa koşulları bir aile için ne kadar sürdürülebilir? Bugüne kadar nerelere ayak bastılar? Utlu ailesi ile maceralarını konuştuk.

Modern yaşamın sınırları çoğu zaman ev, okul ve iş arasında çizilirken, bazı aileler için dünya başlı başına bir öğrenme alanı… Yeni coğrafyalar keşfetmek, bilinmeyen rotalara doğru yola çıkmak ve doğanın sunduğu deneyimleri çocuklarla birlikte yaşamak, onlar için bir tatilden çok yaşam biçimi anlamı taşıyor. 

Bedia Betül Utlu (37) ve coğrafyacı-akademisyen eşi Mustafa Utlu (37), çocukları Esma Lina Utlu (10) ve Doğa Utlu (5) ile birlikte yıllardır alışılmışın dışında bir yaşam sürüyor. Moda tasarımcılığı mesleğini yakın zamanda bırakan ve ara sıra çeşitli sanat etkinliklerinde yer almaya başlayan Bedia Betül Utlu, eşiyle birlikte pek çok ailenin çocuklarıyla yapmaya cesaret edemeyeceği doğa yürüyüşlerini, kamp organizasyonlarını ve dağ tırmanışlarını gerçekleştiriyor.

Türkiye’nin dört bir yanını keşfeden aile, zamanla rotasını dünyanın farklı coğrafyalarına da çevirdi. Özellikle çocukların doğaya uyum sağlayamayacağı yönündeki yaygın düşünceyi deneyimleriyle çürüten aile, yıllardır sürdürdükleri yolculuklarda hem fiziksel hem de psikolojik dayanıklılığın önemine dikkat çekiyor.

Cilo Dağları’ndan Alpler’e... ‘Pes etmek yok çocuklar’ 3 bin metre zirvelere uzanan bir hayat

Tunceli'nin Ovacık ilçesindeki 3 bin rakımlı Sultan Baba Dağı... Utlu ailesi seyahatlerine dair fotoğraf ve videoları '@biyerlerdeiz' adlı Instagram hesabında paylaşıyor.

‘ÇOCUKLARIMIZ DOĞDUKTAN SONRA HAYATIMIZI DEĞİŞTİRMEDİK, ONLARI HAYATIMIZA DAHİL ETTİK’

Aslında Utlu ailesinin doğa tutkusu çocuklardan çok önce başladı. Coğrafya alanında akademisyen olan Mustafa Utlu’nun mesleği gereği dünyaya merakla yaklaşması ve Bedia Betül Utlu’nun yeni yerler keşfetmeye olan ilgisi, yıllar içinde ortak bir yaşam biçimine dönüştü. Çift, çocukları dünyaya geldikten sonra seyahat ve keşif alışkanlıklarından vazgeçmek yerine onları da bu yaşamın bir parçası haline getirmeyi tercih etti.

İlk etapta kısa yürüyüşlerle başlayan macera, zamanla uzun parkurlar ve yüksek rakımlı zirve tırmanışlarına dönüştü. Bedia Betül Utlu tüm bu macerayı şu şekilde özetliyor:

“Doğru planlama yapıldığında çocukların sanılandan çok daha güçlü ve uyumlu olduklarını öğrendik. Çocuklarımız doğduktan sonra hayatımızı asla değiştirmedik, onları da hayatımıza dahil ettik.”

Peki bu yolculuk nerelere kadar uzandı, hangi zorluklardan geçildi ve bir aile olarak doğada birlikte olmak onlara neler kattı? Bedia Betül Utlu ile konuştuk.

Cilo Dağları’ndan Alpler’e... ‘Pes etmek yok çocuklar’ 3 bin metre zirvelere uzanan bir hayat


Erzincan Esence Dağı Zirvesi
TÜRKİYE’NİN 81 İLİNE AYAK BASILDI, ZORLU ZİRVELERİNE ÇIKILDI, ÇOCUKLAR ÖDÜL BİLE ALDI

Çocuklarınızla birlikte çıktığınız doğa yolculuğu sizi hangi zirvelere taşıdı? Nerelere ayak bastınız, neler yaptınız?

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Bedia Betül Utlu: Bugüne kadar Türkiye’nin 81 ilini görme fırsatımız oldu. Çocuklarla birlikte gerçekleştirdiğimiz zirve ve yürüyüşler arasında Hakkâri İkiyaka Dağları, Burdur Katrancık Dağı Zirvesi, Erzincan Esence Dağı Zirvesi, Tunceli Sultanbaba Dağı Zirvesi, Tunceli Bağırpaşa Zirvesi, Tunceli Mercan Gölleri ve Kırkmerdiven Şelalesi yürüyüşleri yer alıyor. Erzincan Esence Dağı’na çıkan en genç sporcular arasında yer alan kızlarımız, bu başarılarıyla ödül almaya da hak kazandı.

Mercan Vadisi ve Mercan Gölleri çevresindeki yüksek rakımlı rotalarda yürüyerek buzul göllerine ulaştık. Elazığ-Bingöl sınırında bulunan Gerendal Gölü’ne hem yaz hem kış dönemlerinde birçok kez gittik; gölün tamamen buz tuttuğu zamanlarda da yazın yemyeşil dönemlerinde de aynı heyecanı yaşadık.

Aladağlar Milli Parkı’nda Hacer Ormanları’nı ziyaret ettik ve Aladağlar’ın farklı zirve ile vadilerinde yürüyüşler gerçekleştirdik. Bolkar Dağları’nda Karagöl ve Çiniligöl rotalarında yürüdük. Kaçkar Dağları’nda yüksek irtifa yaylalarını, buzul göllerini ve zirve rotalarını deneyimledik. 

Van Başkale Travertenleri’ni ve Mardin Travertenleri’ni ziyaret ettik. Artvin Cehennem Deresi Kanyonu’nda ve Hakkâri Berçelan Yaylası’ndaki Seyit Han Gölü çevresinde çocuklarımızla birlikte doğa keşifleri gerçekleştirdik. Cilo Dağları ve Cilo Buzulları da ailece deneyimlediğimiz etkileyici coğrafyalar arasında yer aldı. Doğa yürüyüşlerinin yanı sıra çocuklarımızı farklı doğa sporlarıyla da tanıştırmaya çalışıyoruz. Büyük kızımız Lina, küçük yaşlardan itibaren çeşitli kaya tırmanışı etkinliklerine katılarak bu alanda da deneyim kazandı.

Cilo Dağları’ndan Alpler’e... ‘Pes etmek yok çocuklar’ 3 bin metre zirvelere uzanan bir hayat

Gerendal Gölü tırmanışı

‘ZAMAN ZAMAN ÇOCUKLARI TAŞIMA ÇANTASINDA YA DA OMUZUMUZDA TAŞIMAK ZORUNDA KALIYORUZ’

Zorlu parkurlar, uzun yürüyüşler ve sert hava koşullarında edindiğiniz deneyimler, çocuklarınızın hayata yaklaşımını nasıl etkiledi?

Bedia Betül Utlu: Öncelikle bunun hiç kolay olmadığını söylemek lazım. Evet, parkurlar her zaman çocukların tek başına yürüyebileceği şekilde olmayabiliyor. Burada iş aileye düşüyor. Zaman zaman çocuğu taşıma çantasında taşımak ya da omuzda ilerletmek bize kalabiliyor. Ancak bunun hem bizim hem de çocukların dayanıklılığını artırdığını söyleyebiliriz.

Bu süreç, kolay pes etmemeyi de öğretiyor. Düştüğümüzde defalarca ayağa kalktığımız için bunun psikolojik açıdan da önemli katkıları oluyor. Duygu durumlarımızı daha hızlı toparlayabiliyor, yaşadığımız zorlukların geçici olduğunu ve yeniden ayağa kalkabileceğimizi kendimize sık sık hatırlatmış oluyoruz. Örneğin eksi 20 derecelerde kurduğumuz kamplar ise tamamen doğru ekipmanla ilgili. Eksi derecelere dayanıklı bir uyku tulumu bu konuda yeterli olabiliyor. Çadıra girmeden önce kamp ateşi yakıp hem ısınıyor hem de ailece sohbet ediyoruz. Böylece çocukların soğuğa değil, yaşadıkları deneyimlere odaklanmalarını sağlamaya çalışıyoruz.

Cilo Dağları’ndan Alpler’e... ‘Pes etmek yok çocuklar’ 3 bin metre zirvelere uzanan bir hayat

Hakkâri ikiyaka Dağları ve Tunceli Bağırpaşa Dağı

‘EN ÖNEMLİ AYRINTI SABIR’

Çocukların doğaya ve zorlu parkurlara uyum sağlayamayacağını düşünen ailelere neler söylemek istersiniz?

Bedia Betül Utlu: Çocukların bu aşamalara gelebilmesi için küçük yaşlardan itibaren doğada vakit geçirmesi çok önemli. Ancak uyum sağlamaları sanıldığından çok daha kolay oluyor. Ailelerin gözü korkmasın; çocuklar her koşula oldukça hızlı alışabiliyor. Buradaki en önemli ayrıntı sabır. Ağlamaları ya da mızmızlanmaları son derece normal. Bu tür etkinliklere katıldıkça yavaş yavaş alışıyorlar. Gerekli motivasyonu sözlü olarak sağladığınızda, bunun başarabilecekleri bir şey olduğunu görüyorlar. Bir kez yaşadıkları ‘başardım’ hissi ise onları yeniden denemeye ve daha fazlasını yapmaya teşvik ediyor.

Cilo Dağları’ndan Alpler’e... ‘Pes etmek yok çocuklar’ 3 bin metre zirvelere uzanan bir hayat

Norveç Kjerag

ZORLU HAKKÂRİ MACERASI

Türkiye’deki doğa maceralarınız arasında özellikle Hakkâri ve Cilo Dağları dikkat çekici. Oldukça zorlu bilinen bu rotada çocuklarla birlikte yürümek nasıldı? 

Bedia Betül Utlu: Hakkâri buzullarına sadece eşimle gittik. Ülkemizde kalan son buzulları görebilmek gerçekten büyüleyici bir deneyimdi. Çocuklarla gittiğimizde ise İki Yaka Dağları’nda, Berçelan Yaylası’ndan yürüyerek Seyithan Gölü’ne ulaştık. Hatta çocuklarla birlikte Cilo Dağları’nda düzenlenen, Türkiye’nin en yüksek rakımlı festivaline de katıldık. Festivalde konseri izlerken çok eğlenmişlerdi. Doğru sıcaklık değerlerine uygun bir uyku tulumunuz olduğu sürece herhangi bir problem yaşamıyorsunuz.

‘BAZEN BİR SALYANGOZUN İLERLEYİŞİ DİKKATLERİNİ ÇEKİYOR, BAZEN YAPRAK TOPLAYIP YEMEK YAPIYORLAR’

Çocukların hiç pes ettiği anlar olmuyor mu?

Bedia Betül Utlu: Her seferinde pes ediyorlar; ancak gerekli motivasyonu onlara hissettirdiğiniz anda yumuşuyor, hemen oyalanacak şeyler bulmayı başarıyorlar. Doğada sıkılmak serbesttir; zaten sıkıldıklarında keyifli oyunlar bulmaya başlıyorlar. Bazen bir salyangozun ilerleyişi dikkatlerini çekiyor, bazen yaprak toplayıp yemek yapıyorlar, bazen de büyüteçle çiçekleri inceliyorlar ve sayısız soru soruyorlar.

Burada dikkat ettiğimiz şey şu: Onlara ait malzemeler olmalı. Yani yürüyüş batonu, trekking botu, boynunda bir büyüteç ve kendine ait bir kafa lambası… Bu malzemelerin onlara ait olduğunu hissetmeleri de bu yolculuklara çıkarken çocuklar için önemli bir motivasyon kaynağı oluyor.

Cilo Dağları’ndan Alpler’e... ‘Pes etmek yok çocuklar’ 3 bin metre zirvelere uzanan bir hayat

Norveç Preikestolen (Pulpit Rock)

KENDİ ARAÇLARIYLA İSTANBUL’DAN NORVEÇ’E UZANAN 40 GÜNLÜK MACERA

Yurt dışında hangi rotaları yaptınız?

Bedia Betül Utlu: Yurt dışında da seyahatlerimizi doğa ve keşif odaklı sürdürüyoruz. Bu yolculukların en dikkat çekicilerinden biri, İstanbul’dan kendi aracımızla başlayıp Norveç’e kadar uzanan 40 günlük Avrupa seyahatimiz oldu. Yolculuğumuz boyunca Bosna-Hersek’teki Una Milli Parkı’nı, Hırvatistan’daki Plitvice Gölleri Milli Parkı’nı ziyaret ettik. İsviçre Alpleri’nde yürüyüşler yaptık, İtalya Dolomitler bölgesinde ailece birçok trekking rotasını tamamladık. Fransa’nın Chamonix bölgesinde Mont Blanc eteklerinde yürüdük ve Avrupa’nın en etkileyici dağ manzaralarını deneyimledik. Ayrıca Polonya ve Slovakya sınırındaki Tatra Dağları’nda yürüyüşler gerçekleştirerek bölgenin yüksek zirvelerini ve buzul göllerini keşfettik.

Dolomitler’de Misurina Gölü, Lago di Braies, Lago di Sorapis, Rolle Pass ve Passo Giau çevresinde yürüyüşler gerçekleştirdik. Lago di Braies ve Misurina Gölü’nde kano yaptık. Lago di Sorapis rotasında kilometrelerce yürüyerek Avrupa’nın en etkileyici buzul göllerinden birine ulaştık.

Norveç’te Briksdal Buzulu’nu ziyaret ettik. Büyük kızımızla birlikte yaklaşık 28 kilometrelik Trolltunga parkurunu tamamladık. Ayrıca Preikestolen (Pulpit Rock) ve Kjeragbolten gibi dünyanın en ünlü doğa rotalarında yürüdük. Norveç’in fiyortları arasında, yüksek kayalıkların üzerinde ve zorlu parkurlarda çocuklarımızla birlikte unutulmaz deneyimler yaşadık.
Yurt dışı seyahatlerimizde yanımızda taşıdığımız kanomuzla farklı ülkelerde kürek çekme deneyimleri de yaşadık. Almanya’daki Eibsee Gölü’nde, Norveç’teki Voss Gölü’nde ve İtalya’nın dağ göllerinde kendi ekipmanlarımızla kano yaptık.

Cilo Dağları’ndan Alpler’e... ‘Pes etmek yok çocuklar’ 3 bin metre zirvelere uzanan bir hayat

İtalya'daki Rolle Pass dağ geçidi

‘LUT ÇÖLÜ’NDE YAŞADIKLARIMIZ, ŞİMDİYE KADAR YAPTIĞIMIZ EN UNUTULMAZ YOLCULUKLARDAN BİRİ OLDU’

Avrupa dışında çizdiğiniz rotalar oldu mu?

Bedia Betül Utlu: 2019 yılında İran’ı doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine yaklaşık bir ay boyunca kendi aracımızla gezdik. Bu yolculuğun en unutulmaz anlarından biri, dünyanın en sıcak bölgelerinden biri olarak kabul edilen Lut Çölü oldu. Çölün eşsiz gün doğumunu görebilmek için geceyi aracımızın içinde geçirdik. Hava sıcaklığı nedeniyle gece boyunca aracın motorunu ve klimasını kapatmadan bekledik. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte Lut Çölü’nün olağanüstü manzarasına tanıklık ettik ve sıcaklık hızla yükselmeden bölgeden ayrıldık. Bu deneyim, ailece yaşadığımız en sıra dışı ve unutulmaz yolculuklardan biri olarak hafızamızda yer aldı.

Cilo Dağları’ndan Alpler’e... ‘Pes etmek yok çocuklar’ 3 bin metre zirvelere uzanan bir hayat

İran çöl kampı

SIRADA HANGİ ROTA VAR?

Bedia Betül Utlu: Sıradaki rotamız, seneye yine kendi arabamızla Gürcistan üzerinden Rusya, Kırgızistan, Moğolistan ve Kazakistan olacak. Tabi bunun için gerekli sponsor desteklerini de arıyoruz. Çünkü yolda kalmamamız için arabaya yaptıracağımız teknik ekipmanlar çok önemli. Daha fazla ekipman desteği de önemli. 15 yıllık deneyimimizin üzerine, çok daha profesyonel bir şekilde ilerlememiz gerektiğini düşünüyoruz. Orada yaşayacağımız deneyimleri sabırsızlıkla bekliyoruz.

Habere git