
Berhan Şimşek'in açıklamaları şöyle:
“Sayın Genel Başkanımın çok uzun zamandan beri ifade ettiği gibi, bugünkü kararı arınmadır. Bu yürüyüş, arınarak çoğalmak, arınarak büyümenin zamanıdır. Yani bugünkü konuşmasının özetini şöyle söyleyebilirim; kısaca daha açacağımız için:
Bir, Cumhuriyet Halk Partisi arınacak.
İki, Türkiye arınacak.
Cumhuriyet Halk Partisi barışacak ve Türkiye barışacak.
Bugüne kadar Sayın Genel Başkan’ın dile getirmediği, aylardan beri sustuğu çok önemli açıklamaları oldu. Bunlar tarihi açıklamalardır. Kendisinin ifadesiyle olduğu gibi, şuradan notlarımla ifade etmek istiyorum.
Sayın Genel Başkan şöyle ifade etti:
’FETÖ ajanlarını zamanında fark etmediğim için sizden özür diliyorum. FETÖ ajanlarını zamanında fark etmediğim için sizden özür diliyorum. Bu milletin kurtuluşu, adaleti, aydınlığı ve geleceği için başlattığım kutsal yürüyüşe arkamızdan sızan, ruhunu satmış FETÖ ajanlarını zamanında fark etmediğim için sizlerden özür diliyorum.
Biz vatan, millet dedikçe kapalı kapılar ardında dış odaklardan medet uman, onlardan icazet ve yardım dileyen o gafilleri koynumda beslediğim için sizlerden özür diliyorum.
Sizin nasırlı ellerinizle helal lokmalarınızdan artırarak bu partiye verdiğiniz emekleri, kendi kurdukları haram sofralarına meze yaptıkları için sizlerden özür diliyorum.
CHP’nin şerefli delegelerini pavyon masalarında pazarlık konusu yapanların, Mustafa Kemal’in partisini mahkeme kapılarına düşürüp itibarımızı iki paralık ettiklerini fark edemediğim için sizlerden özür diliyorum.
Rüşvete, talana bulaşan o belediye başkanlarını bu partiden söküp atamadığım için sizlerden özür diliyorum. Tek tek ayıklayamadığım için bunlar adına sizden, örgütümden, tarih önünde ve hak deryasında özür diliyorum.
Benim temiz siyasetimi, bu ülkeye olan sevdamı sırtımdan hançerlemek için kullananları görmedim. Hakkınızı helal edin, beni affedin.’

CHP İÇİNDEKİ FETÖ AJANLARI KİMLER?
Peki, o zaman ben direkt sorayım size Sayın Şimşek. Kim bu CHP içindeki FETÖ ajanları? Sayın Kılıçdaroğlu bu kişileri ne zaman fark etti? Neden açıklamak için bugünü bekledi? Kim bu ajanlar?
Fulya Hanım, Sayın Genel Başkan sürecin sonrasında bunları fark etti. Kendisi de burada tek tek dile getiriyor. Hançerleyenleri dile getiriyor. Yurt dışı bağlantılarıyla icazet alanları, FETÖ ajanlarının manipülasyonlarını yapanların bir paket olarak geldiğini söylüyor.
Türkiye bu resmi daha önce yaşadı. 2016 Temmuz’unda maalesef iktidarın da yol vermesiyle beraber ülkede darbe yapabilecek bir noktaya geldiler. Bunlar organizasyon içerisinde olanlar.
Sayın Kılıçdaroğlu diyor ki: ‘Ben örgütümden, milletimden özür diliyorum. Bunları fark etmedim, sinsice yaklaştılar.’
Fakat resim öyle bir hâle geldi ki efendim; kurultay yapıldıktan sonraki süreci değerlendirdiğimizde, bakın, 4-5 Kasım 2023’te kurultay yapıldı. Kemal Bey geldi, Sayın Özel’i genel merkezde, genel başkanlık makamında kutladı, görevi devretti ve gitti.
Fakat sonra kapak açıldı ki hepimizin kokudan burnu kırıldı. Aman Yarabbim, arkada neler dönmüş? Parayla pulla sakatlanan bir kurultay. Bunun yanı sıra pavyonlarda ve başka ilişkilerle alınmış bir kurultay.
Bu, Türkiye siyaseti için çok tehlikelidir Fulya Hanım. Eğer parası olan ve bazı yeraltı örgütleriyle, terör örgütleriyle ve buna benzer ilişkilerle kongreler, kurultaylar alınacaksa, yarın da başka bir partiye girerler. Parayla bu iş oluyor.
Biz yıllardan beri Cumhuriyet Halk Partisi’nin içerisinde siyaset yapıyoruz. Bugüne kadar bu vakalar yaşanmadı.
Onun için Kemal Bey, ‘Ben 78 yaşında uzun bir yolculuk yaşamış bir insanım. Bürokratlık yaptım, genel müdürlük yaptım, milletvekilliği yaptım, genel başkanlık yaptım. Ben doğru bir insanım. Fakat elin oğlu samanda yürümüş, suda yürümüş, iz belli etmemiş. Bunun yüzleşmesini kendiyle yaşamalı.’ diyor.”
“Bu FETÖ bağlantısı olan kişileri CHP içinde tespit etti mi? Bu kişilerle ilgili bir ihbarda bulunacak mı? Yargı yolunu tercih edecek mi? Bu konuyla ilgili nasıl bir adım atılacak ve bu isimler kimler?
Sayın Genel Başkan savcı değil, hâkim değil. Bu araştırılır, bakılır. Bu isimlerin kim olduğu da ortaya çıkarılır.
Şimdi bundan kısa bir zaman önce, 6-7 ay önce, mahkeme süreçlerinde New York ve Washington sokaklarında ‘İmamoğlu’ yazılı araçlar gezdirildi. Amerika’da 20-30 tane aracı giydirip propaganda yapmak bir para işidir. Acaba bu dolarlar kime ait? Veya şöyle sorayım; Amerika’da bugün yerleşik düzen içerisinde para sahibi olan kadrolar kimin kadroları?
Bunu CNN izleyicilerinin ve yüce halkımızın vicdanına bırakıyorum.
Cumhuriyet Halk Partisi zenginleşme yeri değildir. Belediye başkanlıkları şirket değildir. Cumhuriyet Halk Partisi bir kurumdur.
Ama atılacak adımlarla beraber bu isimlerin kim oldukları ortaya çıkacak mı? Bunlar açıklanacak mı Sayın Kılıçdaroğlu tarafından? Yani ilerleyen süreçte bunlarla ilgili bir adım atılacak herhalde. Çünkü ‘arınacağız’ mesajı var ya.
Şimdi biraz önce ifade etmeye çalıştığım gibi biz savcı değiliz. Ama bütün bu mutlak butlan dosyasını, davasını inceleyen savcılar bu ilişkileri bilmiştir.

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nu Türkiye tanır. Kemal Bey bir iddiayı ortaya koyuyorsa onun gerekçesi vardır. Bugüne kadar böyle bir söz söyledi mi? FETÖ kumpaslarıyla bu işlerin yapıldığını dile getirdi mi? Hayır.
Bizim buradaki meselemiz, bakın herkes yanlış anlıyor, Kemal Bey’in genel başkanlığa gelmesi ya da bizim partide bir mevki, makam sahibi olmamız değil.
Ben sekiz-dokuz dönem PM üyeliği, MYK üyeliği, il başkanlığı, milletvekilliği, Türkiye-Macaristan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Eş Başkanlığı yaptım. Kemal Bey on üç yıl genel başkanlık yaptı.
Burada bizim meselemiz partinin kurumsal kimliğinin örselenmesi. Cumhuriyet Halk Partisi bu ülkenin taşıyıcı kolonudur.
Ayrıca bu yüzleşmeyi, bana inanın, Türkiye’de yapabilecek başka bir siyasi parti lideri yok.
Bakın somut bir örnek vereyim. Sayın Erdoğan, AK Parti Genel Başkanı, beş-altı tane belediye başkanını görevden aldı. Dördü ev hapsinde.
Bütün bunlar… Lütfen Sayın Cumhuriyet Halk Partisi örgütü, seçmeni ve ülke halkı, bunun altını bir daha çiziyorum: Böyle bir yapıyla kurultaya gidilmez.
Bu kurultay delegeleri, 38. Kurultay’daki delegelerin iradelerinin sakatlanmasından dolayı, tedbir kararının veya mutlak butlan kararının verilme gerekçesi budur.
Şimdi diyorlar ki, ‘Kurultaya gidelim.’ Sakatlanmış kurultay delegesiyle gidemezsin efendim. Yargı kararını vermemiş. Vermediği için gidemezsin efendim.
Ama bugün Sayın Genel Başkan dile getirdi. Çok hızlı ve uygun bir takvim içerisinde mahalle, ilçe ve il kongrelerini yapıp, bir an önce tertemiz, lekesiz, pavyonsuz, rüşvetsiz bir süreci tamamlayacağız.
Yani bu işin bir takvimi vardır. Mahalle seçimi yapılır, sonra ilçe seçimi yapılır, sonra il kongresi yapılır, ardından kurultay yapılır. Bu bir takvime bağlanır. Ama biz bunu en hızlandırılmış şekilde yapacağız, merak etmesinler.
Mesele Cumhuriyet Halk Partisi’ni bölmek değil.
Ben orada miting yapıyorum, siz de burada bayramlaşın. Efendim, ben otobüsün üstündeyim. Sesimiz yok, soluğumuz yok, paramız yok.
Bana inanın, bugün buraya gelen, ayaklarına sağlık, 10 bin arkadaşımız imece usulüyle geldiler.
Ama diğer taraftan kendilerine yakın belediyelerin otobüsleriyle geldiler. Belediyenin otobüsleriyle geldiler ve getirdikleri insanların bir kısmını da belediye çalışanlarını zorlayarak getirdiler.
Bu arkadaşlar…”












English (US) ·