Giriş Tarihi: 11 Şubat 2026 00:15 Son Güncelleme: 11 Şubat 2026 00:29
ahaber.com.tr - Özel Haber | ahaber.com.tr Haber Merkezi
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’a yönelik küfür ve tehdit mesajları ana muhalefeti derin bir krize sürükledi. Özarslan’ın istifası ve yargıya başvurmasıyla büyüyen skandal, parti içindeki tartışmaları alevlendirdi. A Haber’e konuşan gazeteciler Mete Sohtaoğlu ve Bülent Erandaç, Özgür Özel yönetimini “patolojik vaka” ve “yetersizlik kompleksi” olarak nitelendirirken, CHP’de siyasi ahlakın çöktüğünü savundu.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan'a yönelik ağır küfür ve tehdit içerikli mesajlarının ortaya çıkmasının ardından parti içindeki kriz derinleşti. Özarslan'ın CHP'den istifa ederek Özgür Özel hakkında suç duyurusunda bulunması, tartışmaları daha da alevlendirdi.
Gelişmelerin ardından katıldığı bir televizyon programında konuşan CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, kamuoyunda itiraf niteliğinde olarak değerlendirilen açıklamalarda bulundu. Günaydın, aday belirleme süreçlerine dikkat çekerek, "Bütün bu aday belirleme yöntemleri dahil olmak üzere bir özeleştiri yapma zamanımızdır" dedi.
A Haber'de Cansın Helvacı'nın sunduğu Memleket Meselesi programına konuk olan Gazeteci Mete Sohtaoğlu CHP içerisindeki liyakat krizine değinerek, "Cumhuriyet Halk Partisi içerisinde doktor ya da bilim insanı olan birkaç kişi hariç kimse karakter tahlili ya da kişilik testi yapacak bilgi donanımı veya liyakata sahip değil" ifadelerini kullandı.
"SİSTEMATİK BAŞARISIZLIĞIN FATURASI HEP BAŞKASINA"
Parti içindeki sorumluluktan kaçma kültürünü eleştiren Gazeteci Sohtaoğlu, "Herhangi bir milletvekili başka partiye geçtiğinde Kemal Kılıçdaroğlu suçlanıyor ancak belediye başkanları boyutunda sistematik bir başarısızlık olduğunda hep bir 'dış mihrak' işaret ediliyor" değerlendirmesinde bulundu.
Aday belirleme sürecine de değinen gazeteci, "Belediye başkanlarının listesini bizzat Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu yapmıştır. Peki bu insanlarla yeni mi tanışıyorlar?" sorusunu yönelterek, yaşanan krizin doğrudan yönetimle ilgili olduğunu dile getirdi.
Fotoğraf (ahaber.com.tr)
"KÜFÜR, YETERSİZLİK VE KORKUNUN ÖRTBASIDIR"
Özgür Özel'in küfürlü ifadelerini nöropsikolojik açıdan yorumlayan Mete Sohtaoğlu, "Öfke anında küfretmek, sosyal kısıtlamaları gevşeterek kişinin kendini güçlü hissetmesini sağlasa da aslında bu patolojik bir vakaya giden bir profili gösterir" tespitinde bulundu.
Bilimsel makalelere atıfta bulunan Sohtaoğlu, "Bu savunma mekanizması bir güç gösterisi gibi sunulsa da aslında yetersizlik, utanç, korku ve eksiklikleri örtbas etmek için kullanılıyor. Bu durum narsistik eğilim ve düşük öz saygı ile ilişkilendiriliyor" ifadelerini kullandı.
Fotoğraf (ahaber.com.tr)
"UMUT VEREMEYEN BİR ANA MUHALEFETLE KARŞI KARŞIYAYIZ"
CHP'nin siyaset yapış biçimini de sert bir dille eleştiren Sohtaoğlu, "Türkiye'nin en önemli sorunu Ekrem İmamoğlu değildir; halk ekmek ve gıda konuşulmasını beklerken siz yoldaş deyip insanları polise coplatıp eve gönderirseniz kimse yanınızda durmaz" şeklinde konuştu.
CHP'nin başarısız bir muhalefet sergilediğini belirten Sohtaoğlu, "Umut veremeyen, ideolojisi ve siyasi güzergahı olmayan bir ana muhalefet partisi, ülkedeki yaşama sevincinin tükenmesindeki en büyük sebeplerden biridir" sözleriyle CHP yönetimini eleştiri yağmuruna tuttu.
Fotoğraf (ahaber.com.tr)
"BU YAPILAN TERBİYESİZLİKTİR, AFFEDİLEMEZ"
Siyasetteki üslup kaybına ve etik çöküşe dikkat çeken Mete Sohtaoğlu, "Bir insana küfretmek başlı başına insanın kendisine saygısını kaybetmesi anlamına gelir; bunun 'ama öyle demeseydi' diye savunulacak bir tarafı yoktur, bu düpedüz terbiyesizliktir" ifadelerini kullandı.
Eğer bu dile müsamaha gösterilirse toplumsal düzenin bozulacağını hatırlatan Sohtaoğlu, "O zaman futbol tribünlerinde de televizyonlarda da küfür serbest olsun, böyle bir özgürlük anlayışı olamaz" diyerek tepkisini noktaladı.
"İMAMOĞLU VE ÖZEL ARASINDAKİ MAKAS AÇILIYOR"
CHP'de Ekrem İmamoğlu ile Özgür Özel arasında yaşandığı öne sürülen gizli güç mücadelesi, aday belirleme sürecindeki usulsüzlük iddialarıyla birlikte gün yüzüne çıktı. Gazeteci Bülent Erendaç, Gökhan Günaydın'ın Ekrem İmamoğlu'nun en yakın isimlerinden biri olduğunu belirterek, parti içindeki vesayet mekanizmasına dikkat çekti. Erendaç, adayların ilçeden ilçeye kaydırılmasıyla yürütülen pazarlıkların CHP'deki iç hesaplaşmayı derinleştirdiğini ifade etti.
Fotoğraf (ahaber.com.tr)
Öte yandan, skandalların ardından Özgür Özel'in yaptığı "özeleştiri" açıklaması tartışmaları daha da alevlendirdi. Erendaç, Özel'in sağdan gelen isimlere yönelik sert söylemlerini hatırlatarak, "namus" üzerinden yürütülen polemiğin parti içinde ciddi rahatsızlık yarattığını dile getirdi. CHP'nin eski ve yeni yönetimi arasındaki bu gerilim, parti tabanında huzursuzluğa yol açarken, Özel'in geçmişte Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik tutumu da siyasi vefasızlık eleştirilerine neden oldu.

1 saat önce
25










English (US) ·