Suudi Arabistan, 14 Ekim tarihinde Mekke'de Suety Akhter ve 22 yaşındaki Nazrul Islam Abdul Basir isimli iki Bangladeş vatandaşının ölüm cezasını infaz etti.
Medyada yayılan iddialarda çiftin, Mescid-i Haram'da cinsel ilişkiye giren sevgililer olduğu iddia edildi. Daha sonra çiftin evli olduğu öne sürüldü.
Kesin olan şey ise bu idam kararının, Suudi Arabistan ve Bangladeş arasında bir siyasi krize dönüşmesi oldu.
Bangladeş makamların idamı öğrenmesi, bedenlerin ülkeye teslimiyle oldu. Haber verilmeden alınan infaz kararı diplomatik hatta gerilim oluşturdu.
Çelişen iddialar sosyal medyada yankılanırken yaşananların perde arkası ise sonunda belli oldu. İşte o olayın perde arkası.
OLAYIN PERDE ARKASI
Bangladeş merkezli Daily Star gazetesine sızdırılan gizli diplomatik muhtıra, Al-Majal isimli şirkette temizlik görevlisi olarak çalışan iki işçinin ayrı tarihlerde ve farklı suçlamalarla tutuklandığını ortaya koydu.
Cidde'deki konsolosluğa 30 Eylül'de ulaşan tutuklu listesinde, Abdul Basir'in 1 Ağustos 2023'te siber suçlar yasası kapsamında, Akhter'in ise bir gün sonra zina suçlamasıyla gözaltına alındığı bilgisi yer aldı. Listede idam cezası hükmü yer almadı.
İdamın ardından Suudi Arabistan’daki Bangladeş Büyükelçiliği’nin Çalışma ve Sosyal Yardım Birimi tarafından Dışişleri Bakanlığı’na gönderilen bir bildirime göre, iki Bangladeşli, Mekke’deki bir camide zina yapmakla suçlandı.
Belgeler çiftin evli olmadığını açıkça ortaya koydu. Suçlamalar hakkında ise şantaj iddiaları gündeme geldi.
ŞANTAJ MI YAPILDI?
Akhter'in babası Fazal Mia, kızının çalışma arkadaşlarıyla yaşadığı bir tartışmanın ardından kendisine tuzak kurulduğunu söylediğini öne sürdü.
Prothom Alo gazetesine göre, Nazrul'un ailesi evli oldukları bilgisini yalanladı. Ancak, ismini açıklamak istemeyen bir akrabası BBC Bangla'ya Nazrul'un Siti ile romantik bir ilişkisi olduğunu itiraf ettiğini söyledi.
Nazrul'un babası, Siti'nin oğlunun karısı olmadığını ve ailenin bu kadını tanımadığını belirtti.
Buna göre olay sırasında gözcü olması için anlaştıkları Hintli bir diğer çalışan durumu gizlice cep telefonuyla kayda aldı. İddiaya göre ikili bu esnada camide öpüştü.
Bu kişi daha sonra bu görüntülerle şantaj yapmayı denedi. Şantaj denemesi başarısız olunca görüntüleri yaydı.
Daha sonra çift tutuklandı ve günler sonra idam edildi. Görüntülerin resmi mecralarca doğrulanmazken, Suudi Arabistan iddianamede "kutsal yerde uygunsuz hareketler" suçlamasını ekledi.
Aile, Nazrul ile en son 11 Ekim'de iletişime geçtiklerini söyledi. Üç gün sonra ise idam edildiği haberini aldıkları bir telefon aldılar.
Aile Akhter ile yaklaşık bir yıl boyunca iletişim kuramadı. İnfaz öncesinde üç yıl boyunca cezaevinde kalan iki işçinin bulunduğu konsolosluk listesinde idam cezasına dair bir kayıt yer almadı.
NEDEN İDAM CEZASI VERİLDİ?
Soruşturmanın ardından, iki kişi hakkında dava açıldı ve yetkili mahkemeye sevk edildi; mahkeme, sanıkları suçlu buldu ve İslam hukuku kapsamında takdirî bir ceza olan “ta’zir” usulü uyarınca ölüm cezasına çarptırdı.
İçişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, Suudi hükümetinin güvenliği sağlama, adaleti koruma ve camilerin kutsallığını ihlal edenlere karşı İslam hukukunu uygulama konusundaki kararlılığını vurguladı.
Bakanlık, mahkemenin cezaları, suçun ciddiyeti, caminin kutsallığının ihlali ve suçun işlendiği koşullar nedeniyle verdiğini belirtti.
Ayrıca, benzer suçları işleyen herkesin krallığın kanunları uyarınca cezalandırılacağı konusunda uyarı niteliğinde olduğunu açıkladı. İdam cezasının caydırıcılık amacı olduğunun altını çizdi.
www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

1 saat önce
12










English (US) ·