Güncelleme Tarihi: Nisan 13, 2026 09:23
Derleyen: İSMAİL SARI / isari@hurriyet.com.tr | Fotoğraflar: iStock
Oluşturulma Tarihi: Nisan 13, 2026 09:23
Ailevi ve sağlık sorunlarının gölgesinde kilo alan 53 yaşındaki Gillian Thomas, 50 kiloluk kaybıyla hem sağlığına hem de yaşam sevincine yeniden kavuştu. Üstelik bu değişim, popüler zayıflama iğneleri olmadan gerçekleşti. İşte Gillian Thomas’ın uyguladığı diyet ve yaşadıklarına dair detaylar…
1/16
Üç çocuk annesi Gillian Thomas, yıllar boyunca hem kendi sağlık sorunları hem de ailesinin yaşadığı ciddi hastalıklarla mücadele etti. Artan stres, fiziksel kısıtlılıklar ve bakım sorumluluğu, onun yalnızca ruhsal değil fiziksel sağlığını da derinden etkiledi. Zamanla 114 kiloya kadar çıkan Thomas, aynaya bakmakta zorlandığını ve aile fotoğraflarından özellikle kaçındığını dile getirdi.
2/16
“Kendimi tanıyamıyordum. Adeta şekilsiz bir kütleye dönüşmüştüm” sözleriyle o dönemi anlatan Thomas, içinde bulunduğu kısır döngünün farkına varmasının uzun sürdüğünü söyledi.
3/16
HAREKET KABİLİYETİ AZALDI, KİLO ARTIŞI HIZLANDI
Thomas’ın yaşadığı en büyük sorunlardan biri, ağrılı bir eklem rahatsızlığıydı. Bu durum zamanla hareket kabiliyetini ciddi ölçüde kısıtladı. Daha az hareket etmek zorunda kalması ise kilo alımını hızlandırdı.
4/16
Kilo arttıkça hareket etmek zorlaşıyor, hareket azaldıkça kilo artıyordu. Bu döngü, Thomas’ı giderek daha bağımlı bir yaşama sürükledi. Günlük yaşamını sürdürebilmek için koltuk değnekleri kullanmak zorunda kalan kadın, dışarı çıktığında ise tekerlekli sandalye veya elektrikli scooter kullanıyordu. Yorgunluk ve fiziksel ağrılar, mutfakta zaman geçirmesini de zorlaştırdı. Sağlıklı yemekler hazırlamak yerine daha pratik çözümler tercih edilmeye başlandı.
5/16
HASTALIKLAR VE YOĞUN BAKIM SÜRECİ BESLENMEYİ DAHA DA ZORLAŞTIRDI
Durum, eşine beyin tümörü teşhisi konulmasıyla daha da ağırlaştı. Hastane randevuları, bakım sorumluluğu ve stres, Thomas’ın günlük rutinini tamamen değiştirdi. Bu süreçte sağlıklı beslenme neredeyse imkânsız hale geldi. Evde çoğunlukla hazır yemekler tüketilmeye başlandı. Dondurulmuş gıdalar, sosisler, hamburgerler ve fırında hazırlanan pratik yiyecekler günlük beslenmenin temelini oluşturdu.
6/16
Thomas bu dönemi şöyle anlattı: “Yemek yapacak ne zamanım ne de enerjim vardı. Dondurucuda ne varsa onu yiyorduk. Bu da kilo almamı hızlandırdı.”
7/16
HAYATINI DEĞİŞTİREN KARAR
Bugün 53 yaşında olan Gillian Thomas, dört yıl önce aldığı bir kararla hayatını kökten değiştirdi. Uyguladığı program sayesinde yaklaşık 50 kilo vererek 60 kilo seviyelerine kadar düştü. Bu dönüşüm yalnızca fiziksel görünümle sınırlı kalmadı. Artık tekerlekli sandalyeye ihtiyaç duymuyor, koltuk değnekleri olmadan ev içinde rahatça hareket edebiliyor.
8/16
Özgüveninde büyük bir artış yaşayan Thomas, uzun bir aranın ardından yeniden iş hayatına da döndü. Üstelik 20 yıl sonra ilk kez istediği kıyafetleri giyebildiğini belirtti.
9/16
POPÜLER ZAYIFLAMA İĞNELERİ DEĞİL, KALORİ KONTROLLÜ DİYET
Son yıllarda obezite tedavisinde sıkça gündeme gelen zayıflama iğneleri birçok kişi için çözüm olarak görülse de Thomas’ın başarısının arkasında farklı bir yöntem bulunuyor. Bu dikkat çekici değişim, kalori kısıtlamasına dayalı yapılandırılmış bir beslenme programı sayesinde gerçekleşti. Program kapsamında, kadınlar için günlük yaklaşık 1200 kalori, erkekler için ise 1400 kalori alımı hedefleniyor.
10/16
HAZIR AMA KONTROLLÜ ÖĞÜNLER… SİSTEM NASIL İŞLİYOR?
Sistemin temelinde, ayda bir kez kapıya teslim edilen hazır ancak kalori açısından dengelenmiş yemekler yer alıyor. Örnek bir günlük menü şu şekilde:
Kahvaltı: Cevizli ve akçaağaç şuruplu granola (179 kalori)
Öğle yemeği: Baharatlı erişte (204 kalori)
Akşam yemeği: Dana etli lazanya (401 kalori)
Atıştırmalık: Çikolata kaplı kurabiye (81 kalori)
11/16
Kullanıcıların bu öğünleri taze sebze ve meyvelerle desteklemesi de öneriliyor. Programın amacı, haftalık düzenli kilo kaybı sağlamak ve porsiyon kontrolünü öğretmek.
12/16
UZMANLAR NE DİYOR?
Beslenme terapistlerine göre bu tür yapılandırılmış programlar, özellikle kısa vadede kilo vermek isteyen kişiler için etkili sonuçlar doğurabiliyor. Uzmanlar, bu sistemlerin en önemli avantajlarını şöyle sıralıyor:
Ne yiyeceğine karar verme yükünü azaltması
Kalori kontrolünü kolaylaştırması
Porsiyon yönetimini öğretmesi
13/16
Ancak uzmanlar aynı zamanda önemli bir uyarıda da bulunuyor: Bu tür programlar bırakıldığında, eğer birey sağlıklı beslenme alışkanlıklarını kalıcı hale getirmezse, verilen kiloların geri alınma riski oldukça yüksek.
14/16
‘PORSİYONLAR KÜÇÜK GÖRÜNDÜ AMA AÇ KALMADIM’
Thomas, programa başladığında en çok porsiyonların küçüklüğüne şaşırdığını ifade etti. “İlk başta yemekler çok küçük görünüyordu. Ama şaşırtıcı şekilde hiç aç kalmadım. Gizlice tatlı yeme isteği bile duymadım.” Bu deneyimin, yıllar içinde büyüyen porsiyon algısını fark etmesini sağladığını belirtti.
15/16
YALNIZCA KİLO DEĞİL, HAYAT TARZI DEĞİŞTİ
Thomas hâlâ aynı sistemi kullanmaya devam ediyor. Maliyetinin yüksek olduğunu kabul etse de bunun uzun vadede kendisine kazanç sağladığını düşünüyor. “Market alışverişinden tasarruf ediyorsunuz. Dışarıdan yemek söylemiyorsunuz. Aslında sadece bir diyet değil, kilo verme sonucunu satın alıyorsunuz.”
16/16
‘HAYATIMIN TAMAMEN DEĞİŞTİĞİNİ SÖYLEYEBİLİRİM’
Bugün geldiği noktayı “kelimelerle anlatmanın zor” olduğunu söyleyen Thomas, yaşam kalitesindeki artışa dikkat çekiyor: “Artık daha rahat hareket edebiliyorum. Daha fazla şey yapabiliyorum. Kendimi çok daha iyi hissediyorum. Hayatımın tamamen değiştiğini söyleyebilirim.”Daily Mail’in “I once tipped the scales at 18 stone and was so fat I needed to use a wheelchair. Then I tried this unfashionable retro diet, and am wearing a size 10 for the first time in 20 years” başlıklı haberinden derlenmiştir.

3 gün önce
31









English (US) ·