Bahar KURŞUN
İktidar, müfredattan Atatürk devrimlerini ve ilkelerini seyreltti. “Türküm, doğruyum, çalışkanım” sözleriyle başlayan Andımızı kaldırdı. Atatürk ilkelerine bağlı laik eğitime son darbeyi önceki gün Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin açıkladı. AKP’lilerin katıldığı toplantıda konuşan Tekin, yeni müfredata ilişkin “Bazı kavramları değiştirdik. Mesela ‘Kurtuluş Savaşı’ yerine artık ‘Milli Mücadele’ diyoruz. Neyden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı. ‘Milli Mücadele’ demek daha doğru” dedi. Tarihçiler Tekin’in bu sözlerine belgelerle yanıt verdi.

10. YIL NUTKU’NDA VAR
Emekli Tuğgeneral, tarihçi Naim Babüroğlu, 12 Ocak 1926’da, Başbakanlık tarafından gönderilen bir yazıda “Anadolu İstiklal mücadelelerine, ‘İstiklal Harbi’ adının verilmesi uygun görülmüştür” ifadesinin yer aldığını hatırlattı. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün, 29 Ekim 1933’te okuduğu 10. Yıl Nutku’nda “Kurtuluş Savaşı” ifadesini kullandığını vurguladı. “İstiklal Savaşı ya da Kurtuluş Savaşı’na Milli Mücadele derseniz, savaş tarihini inkar etmiş olursunuz. İstiklal Savaşı/Kurtuluş Savaşı başta İngiltere, Yunanistan olmak üzere işgalci ülkelere karşı verilmiştir” diyen Babüroğlu şunları söyledi:
‘SADIK KALINMALIDIR’
“Kurtuluş Savaşı, dünyadaki en meşru, en haklı, en kutsal savaşlardan biridir. Emperyalizmin ve işbirlikçilerinin hayallerini yerle bir eden Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın ve vatandan başka sevgili bilmeyen o kahramanların eseridir. Kahramanlar, dünyanın en meşru, en haklı ve en kutsal savaşlarından biri olan bu mücadeleye, İstiklal Savaşı adını verirler. Tarihi anlatanlar ve yazanlar, tarihi yapanlara sadık kalmak zorundadır. Milli Mücadele değil, İstiklal Savaşı’dır. Kahramanların ve vatanı kanlarıyla yeşertenlerin ruhu incitilemez. Mazlum ulusların kurtuluş mücadelesinin meşalesi olan İstiklal Savaşı’na saygı duyulmalıdır.”

BAŞBAKANLIK YAZI GÖNDERDİ
Dönemin Başbakanı İsmet İnönü, Genelkurmay Başkanlığı’na bir yazı gönderdi. Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkmasıyla fiilen başlayan ve düşman askerlerinin yurttan tamamen temizlendiği 9 Eylül 1922’ye kadar 3 yıl, 3 ay ve 21 gün süren savaşa “İstiklal Harbi” denilmesini istedi. Resmi yazı, Meclis arşivine de girdi.

İŞTE İŞGALİN HARİTASI
Naim Babüroğlu, 1. Dünya Savaşı sonrası Anadolu’nun İngiliz, Yunan, Fransız ve İtalyan askerleri tarafından işgal edildiğini belirtti. Büyük Taarruz sonrası Anadolu’nun düşmandan kurtulup bağımsızlığına kavuştuğunu anlatan Babüroğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’yi işgal eden devletler, pikniğe geldikleri için 4 yıl kaldılar. Mesela Yunanlar çelik çomak oynarken 130 bin kayıp verdiler. İşgalciler 4 yıl sonra, sıkıldıkları için Anadolu’dan ve İstanbul’dan ayrıldılar. Tarihte hiç bir ülke, kahramanlarına bu denli sırt çevirmemiştir.”

‘Neyden kurtulduk’ diye soran Yusuf Tekin’e her kesimden yanıt var: İstanbul’da halifeye de ceza kesen işgalciden kurtulduk
Uzmanlar, Kurtuluş Savaşı’yla vatanın emperyalistlerden kurtulduğunu belirtti. Bakan’a, “Bu toprakların ve milletin yaşadığı işgalci zulmünden habersiz misiniz?” diye soruldu.
- Burak Dalgın (İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı): Osman Gazi türbesinde poz verip “Kalk da Bursa’yı kurtar” diyen Yunan Sofoklis Venizelos’tan kurtulduk. Galata Köprüsü’nden geçen Halife Abdülmecid Efendi’ye trafik cezası kesen Fransız ve İtalyan polisten kurtulduk.
- Sinan Meydan (Tarihçi): Osmanlı dağılmıştı. Öyle ki 1919’da İstanbul’dan bir yere gitmek için İngiliz vizesine ihtiyaç vardı. Bursa, Edirne ve İstanbul işgal altındaydı. Milli Eğitim Bakanı, bu topraklarda bu milletin 1918-1922 arasında yaşadığı işgalci zulmünden habersiz olmalı. İnönü Zaferlerini, Sakarya Zaferi’ni ve Büyük Zaferi “Kurtuluş Savaşı” olarak görmüyor olmalı.
- Ümit Doğan (Tarihçi): Atatürk’ün ismini verdiği savaşta; Osmanlı’nın başına bela olan emperyalistlerden ve onların maşalarından kurtulduk.
- Hüsnü Bozkurt (Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı): Sözcüklerle oynayıp tarihe takla attırma nafile çabasını bırak da çocuklarımızı dünya çocukları ile yarışabilecekleri bilimsel bilgi ile donatma görevini yap bay Bakan!
- Fatih Altaylı (Gazeteci): Kurtuluş Savaşı, Bakan Tekin’in anladığı gibi Osmanlı’ya karşı değil, ülkeyi işgal eden İngiliz, Fransız, İtalyan, Yunan ordularına karşı yapıldı. Bu savaşla bunlardan “kurtulduk”. Osmanlı’yı yıkan Kurtuluş Savaşı değil, Birinci Dünya Savaşı’dır. Kurtuluş Savaşı’na “Milli Mücadele” derseniz o zaman biz de haklı olarak “Ne yani Osmanlı’yı milli görmüyor musunuz Sayın Bakan!” diye sorarız.
- Sabahat Akkiraz (Sanatçı): Sonsuza kadar Kurtuluş Savaşı diyeceğiz ve çocuklarımıza öyle öğreteceğiz. Emperyalizm ile savaşı “Kurtuluş Savaşı” kabul etmeyenler hiçbir zaman bizden değildir!
- Eğitim-İş: Amaç ‘kurtuluş’ kavramının ortadan kaldırılarak, ‘kurtarıcıyı’ da görünmez hale getirmek istenmesi midir? Amaç, tarihin gerçek aktörlerini görünmez hale getirerek, yeni bir tarih anlatısı inşa etmek midir?
- Kemal Okuyan (TKP Genel Sekreteri): Müfredat değişir, tarih değişmez.

İzmir Çeşme’de 100. Yıl coşkusu
Atatürk’ün büyük mirasını yaşatacağız
Çeşme Belediyesi, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Çeşme’ye gelişinin 100’üncü yılı dolayısıyla iki gün süren anma etkinlikleri düzenledi. Bu kapsamda Atatürkçü Düşünce Derneği, “Atatürk Resimleri Sergisi” açtı. Cumhuriyet’e giden yol çocuklara söyleşilerle anlatıldı. Çeşmeliler, etkinlik alanındaki panoya Atatürk’e duydukları sevgi, özlem ve minneti anlatan notlar yazdı.
Belediye Başkanı Lâl Denizli, “Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün fikirlerini, mirasını ve bizlere bıraktığı değerleri komşularımızla birlikte yeniden hatırlamanın gururunu yaşadık. Bu büyük mirası yaşatmaya, Cumhuriyet değerlerini gelecek kuşaklara aktarmaya ve Atatürk’ün izinde yürümeye kararlılıkla devam edeceğiz” dedi.
www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

3 saat önce
40










English (US) ·