İlk fitili medyada yer alan ekonomi bürokrasisinin böyle bir düzenleme ile ilgili hazırlık yaptığına dair iddialar ateşledi. Ardından bazı işveren çevrelerinin “Metropollerdeki yaşam maliyeti ile Anadolu’daki bir tutulamaz”, “Yüksek maliyetler Anadolu’daki KOBİ’leri zorluyor” söylemleri geldi.
İddiaların ve taleplerin gündeme oturmasıyla birlikte işçi temsilcileri (TÜRK-İŞ, HAK-İŞ, DİSK) bölgesel asgari ücret aleyhinde peş peşe ve sert açıklamalar yaptı.
AK Parti hükümetleri döneminde, özellikle Kalkınma Bakanlığı ve Ekonomi Bakanlığı çalışmaları çerçevesinde Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya yatırımı çekmek amacıyla hazırlanan teşvik paketleri tartışılırken “bölgesel asgari ücret” veya “bölgesel prim desteği” sıkça masaya geldi. Ayrıca bölgesel istihdamı artırmak adına Anadolu’daki üreticilerin rekabet gücünü yükseltecek esnek ücret modelleri de muhtelif dönemlerde ekonomi bürokrasisinde analiz edildi.
Ancak henüz hükümet kanadından bölgesel asgari ücretle ilgili son tartışmalara yönelik resmi bir açıklama yapılmadı. Buna rağmen kamuoyundaki tartışmaların dozajı her geçen gün artıyor. Tam da bu noktada, Türkiye’de bölgesel asgari ücret tartışmasının yeni bir konu olmadığını, hem tarihsel uygulama boyutuyla hem de iş dünyası ve siyasetin gündemindeki talepler bakımından köklü bir geçmişe sahip olduğunu hatırlamamızda fayda var. Geçmişten bu yana devam eden bu tartışmada temel ayrışma noktası; işveren tarafının “bölgesel yatırım ve istihdam esnekliği” vizyonu ile işçi tarafının “sosyal adalet ve asgari yaşam standardı” önceliği arasındaki dengedir.

1951–1989 ARASINDA UYGULANDI
1951 – 1967 DÖNEMİ: Asgari ücret tek bir merkezden değil, illerde kurulan “Mahalli Komisyonlar” aracılığıyla her bölgenin ve şehrin yaşam maliyetine göre ayrı ayrı belirleniyordu.
1967 – 1989 DÖNEMİ: Mahalli komisyonların yarattığı dengesizlikler ve karmaşa üzerine Asgari Ücret Tespit Komisyonu merkezi yapıya dönüştürüldü. Ancak sanayi/tarım ve bölge ayrımları kademeli olarak devam etti.
NEDEN BİTTİ: Bölgesel farklılıkların göçü hızlandırması, işçi kesiminde hak kayıplarına yol açması ve sosyal adaleti zedelemesi gerekçeleriyle 1989 yılında bölgesel asgari ücret uygulamasına tamamen son verildi ve tüm ülke için tek bir ulusal asgari ücret standart hale getirildi.
İŞVEREN KESİMİ NEDEN İSTİYOR?
MÜSİAD: Bölgesel ve sektörel asgari ücret talebini raporlarında ve açıklamalarında en sık işleyen kurumların başında gelir. MÜSİAD; İstanbul, Kocaeli gibi metropoller ile Anadolu kentlerindeki yaşam maliyetlerinin aynı olmadığını, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da sanayileşmeyi teşvik etmek ve kayıt dışı istihdamı azaltmak için bölgesel/sektörel farklılaştırma yapılması gerektiğini savunmuştur.
TİSK ve TOBB: Zaman zaman bölgesel gelişmişlik farklarına, asgari ücretin Anadolu’daki KOBİ’ler üzerindeki maliyet baskısına ve iller arası yaşam endeksi farklarına dikkat çekerek bölgesel veya esnek ücret modellerinin değerlendirilmesini talep ettiler.
KARŞI ÇIKANLARIN GÖRÜŞÜ NE?
İşçi konfederasyonları (TÜRK-İŞ, HAK-İŞ, DİSK) geçmişten bugüne bölgesel asgari ücret talebine karşı durdu. Temel görüşlerini şöyle özetleyebiliriz:
İÇ GÖÇ RİSKİ: Düşük ücret uygulanan bölgelerden yüksek ücretli metropollere kontrolsüz göçün artacağına dikkat çekildi.
EŞİTLİK İLKESİ: Anayasa’nın “ücrette adalet sağlanması” ilkesine aykırı olduğu ve işçilerin aynı işi yaptıkları halde sırf coğrafi konum nedeniyle daha az ücret almasının ayrımcılık yaratacağı iddia edildi.
KÖTÜYE KULLANIM: Şirketlerin merkezlerini kağıt üzerinde düşük ücretli illere kaydırarak metropollerdeki çalışanlara dahi düşük standartta ücret ödeme riski doğuracağı öne sürüldü.

TÜSİAD: ASIL MESELE ‘VERİMLİLİK’
TÜSİAD yöneticileri daha önce yaptıkları açıklamalarda şirketlerin verimliliği ve ürettiği katma değer artırılmadığı sürece, ücret tartışmalarının kalıcı bir çözüme kavuşamayacağını belirtmişti. Asıl hedefin bölgesel ücret farkı yaratmaktan ziyade, Anadolu’daki şirketleri yüksek teknolojili ve yüksek verimli hale getirerek genel gelir seviyesini yukarı çekmek olduğuna dikkat çekmişlerdi.
DÜNYADA DURUM NASIL
ABD: Federal asgari ücret var. Ancak eyaletler bunun üzerine çıkabiliyor. California ile Texas’ın asgari ücretleri farklı.
Kanada: Eyaletler kendi asgari ücretlerini belirliyor.
Japonya: Her eyalet için farklı asgari ücret uygulanıyor. Tokyo ile kırsal bölgeler arasında önemli fark bulunuyor.
Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika ve İspanya: Tek ulusal asgari ücret uygulanıyor. Ancak bazı Avrupa ülkelerinde güçlü toplu sözleşmeler nedeniyle sektörlere göre ücretler ciddi farklılaşıyor.
Hindistan: Uzun yıllar eyalet, sektör ve meslek bazlı farklı asgari ücret sistemi uyguladı. Günümüzde de birçok eyalet farklı taban ücretler belirlemeye devam ediyor.
Brezilya: Ulusal asgari ücret bulunuyor. Ancak bazı eyaletler, belirli sektörlerde bunun üzerinde “eyalet asgari ücreti” belirleyebiliyor. Özellikle Rio Grande do Sul ve Parana buna örnek gösteriliyor.
Çin: Tek ulusal asgari ücret yok. Her eyalet ve büyük şehir ekonomik gelişmişliğine göre kendi asgari ücretini belirliyor. Şanghay ve Pekin en yüksek ücret uygulayan bölgeler arasında yer alıyor.

6 gün önce
43










English (US) ·