BM’den küresel ekonomi için kritik uyarı: “Düşük büyüme tuzağı” riski artıyor

1 hafta önce 47
 “Düşük büyüme tuzağı” riski artıyor

AA’ya konuşan Li, BM’nin bu ay yayımladığı Dünya Ekonomik Durumu ve Beklentiler raporuna atıfta bulunarak, küresel ekonomik büyümenin 2026’da yüzde 2,7, 2027’de ise yüzde 2,9 seviyesinde kalmasının öngörüldüğünü belirtti. Bu oranların, 2010-2019 dönemindeki yüzde 3,2’lik ortalamanın belirgin biçimde altında kaldığını vurgulayan Li, zayıf görünümün geçici değil, yapısal sorunlara dayandığını ifade etti.

ZAYIF YATIRIMLAR VE YÜKSEK BORÇLAR BASKI YARATIYOR

Li’ye göre küresel ekonomiyi baskılayan en önemli unsurların başında zayıf yatırım performansı geliyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelere yönelik doğrudan yabancı yatırımlar, artan jeopolitik riskler nedeniyle durgun seyrediyor.

Yüksek kamu borçlarının ise ülkeler üzerinde ciddi faiz yükleri oluşturduğunu dile getiren Li, bu durumun altyapı, beşeri sermaye ve iklim dayanıklılığı yatırımlarını sınırladığını söyledi.

YAPAY ZEKA POTANSİYELİ EŞİT DAĞILMIYOR

Yapay zekadaki hızlı ilerlemenin verimlilik açısından büyük fırsatlar sunduğunu belirten Li, bu kazanımların yalnızca birkaç büyük ekonomide yoğunlaştığına dikkat çekti. Teknolojik faydaların daha geniş kesimlere yayılmamasının, küresel büyüme dengesizliklerini derinleştirdiğini kaydetti.

TİCARET GERİLİMLERİ VE FİNANSAL KIRILGANLIKLAR RİSK OLUŞTURUYOR

Li, küresel görünüm üzerindeki aşağı yönlü risklerin devam ettiğini belirterek, ticaret gerilimlerinin yeniden tırmanma ihtimalinin başlıca endişe kaynaklarından biri olduğunu söyledi. Mali ve finansal kırılganlıkların da pek çok ülke için önemli bir tehdit oluşturduğunu vurgulayan Li, sıkı küresel finansal koşulların sermaye çıkışlarını ve döviz kuru baskılarını artırabileceğini ifade etti.

KÜRESEL PİYASALARDA DÜZELTME ENDİŞESİ

Küresel hisse senedi piyasalarında, yapay zeka kaynaklı iyimserlik ve güçlü kâr beklentileriyle 2025’te rekor seviyelere ulaşıldığını hatırlatan Li, bu beklentilerin gerçekleşmemesi halinde küresel çapta sert bir düzeltme riski oluşabileceğini dile getirdi.

ÇOK TARAFLI İŞ BİRLİĞİ VURGUSU

Li, hem ulusal hem de uluslararası düzeyde çok taraflı işbirliğinin yeniden güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Para, maliye ve sanayi politikaları arasındaki uyumun artırılmasının, fiyat istikrarı ile büyüme hedefleri arasında daha sağlıklı bir denge kurulmasına katkı sağlayacağını söyledi.

KÜRESEL BÜYÜME BÖLGELER ARASINDA AYRIŞIYOR

2026 yılında küresel büyümenin bölgeler arasında dengesiz seyretmesinin beklendiğini belirten Li, Doğu Asya ve Güney Asya’nın görece daha dayanıklı bölgeler olarak öne çıktığını ifade etti. Latin Amerika’da büyümenin ılımlı seyrettiğini, Afrika’da ise yüksek enflasyon ve borç yükünün kırılganlık yarattığını kaydetti.

TÜRKİYE İÇİN DAHA DİRENÇLİ GÖRÜNÜM

Li, Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmesinde, 2026’da yüzde 3,9, 2027’de yüzde 4,1 büyüme beklendiğini açıkladı. Bu görünümün, dirençli iç talep, iyileşen finansal koşullar ve enflasyondaki gerilemeden kaynaklandığını belirtti.

VENEZUELA VE İRAN BELİRSİZLİĞİ KÜRESEL EKONOMİYİ ZORLUYOR

Venezuela ve İran’daki jeopolitik belirsizliklerin küresel piyasalarda oynaklığı artırdığına işaret eden Li, bu durumun büyümeyi desteklerken enflasyonu kontrol etmeyi zorlaştırabileceğini ifade etti. Ancak söz konusu ülkelerin küresel petrol arzındaki paylarının sınırlı olması nedeniyle fiyatlar üzerindeki etkinin kısıtlı kalmasının beklendiğini söyledi.

Habere git