Bir tweet, bir cesur lider ve iki halk

4 saat önce 45

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’in uluslararası siyasetteki bağımsız duruşu, bir Türk taraftarın mizahi paylaşımıyla birleşince Türkiye ile İspanya arasında beklenmedik bir dostluk rüzgarı estirdi.

Siyaset bazen sert açıklamalarla, bazen de sessiz diplomasiyle şekillenir.

Ama nadiren bir liderin politik duruşu, bir futbol taraftarının attığı mizahi bir tweetle birleşir ve iki ülke arasında beklenmedik bir sempati dalgası yaratır.

Son günlerde Türkiye ile İspanya arasında yaşanan tam da böyle bir hikâye.

PEDRO SANCHEZ GÖNÜLLERE TAHT KURDU

Şu sıralar ‘Dünyanın en saygı duyduğu lider kimdir?’ diye anket yapılsa iddia ediyorum İspanya Başbakanı Pedro Sancez ilk sırada yer alır.

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez son yıllarda uluslararası siyasette alışılmış kalıpların dışına çıkan bir lider profili çiziyor.

Sekiz yıllık iktidarı boyunca büyük güç merkezleri karşısında geri adım atmayan Sanchez, bugün birçok kişi tarafından ABD’ye karşı sergilediği bağımsız tavırla hatırlanıyor.

Oysa bu çizgisi yeni değil.

Üç yıl önce Avrupa Birliği Filistin’i tanımakta gecikirse İspanya’nın kendi kararını alabileceğini söylemişti.

Geçen yıl NATO zirvesinde savunma harcamalarının artırılması talebine de aynı netlikle karşı çıktı.

Gerekçesi ise dikkat çekiciydi: Emeklilerin maaşlarından, sağlık ve eğitim harcamalarından vazgeçemem.

Sanchez’in bu tavrı küresel siyasette nadir görülen bir dengeyi temsil ediyor:

Güvenlik ile sosyal devlet arasında tercih yapmak zorunda kalındığında toplumdan yana duran bir siyaset.

Emeklinin ikramiyesine ‘bütçeye yük olur’ diye kuş kadar artışı bile çok güren hükümetimiz ne yaptı peki?

Türkiye’nin NATO’daki savunma bütçesini mevcut 22 milyar dolardan, 70 milyar dolara çıkarmayı taahhüt etti.

MİZAHİ BİR TWEET VE SONRASINDA GELEN DOSTLUK DALGASI

Tam da bu atmosferde sosyal medyada ilginç bir olay yaşandı.

Beşiktaş taraftarı olduğu bilinen İbrahim Dostel adlı bir Türk kullanıcı, İspanyol futbol efsanesi Andres Iniesta’nın yapay zekâ ile saçlı hale getirilmiş bir fotoğrafını paylaştı ve şu notu düştü: Dünyada bir tane bile kel İspanyol kalmayacak.

Türkiye’nin saç ekimi turizmine yapılan bu mizahi gönderme, kısa sürede milyonlarca etkileşim aldı.

Böylece sıradan bir sosyal medya paylaşımı, Türkiye ile İspanya arasında beklenmedik bir sempati dalgasının fitilini ateşledi.

Ardından yıllar önce Eskişehirspor tribünlerinde yapılan “Espana” koreografisi yeniden gündeme geldi.

Tribün kültürünün sınır tanımayan dili, sosyal medyada iki halk arasında sıcak bir iletişim kurdu

İSPANYOLLARDAN ANLAMLI KARŞILIK

Sonra ne mi oldu?

İspanyol ve Türkler arasındaki 'kardeşlik' rüzgarı yeni bir aşamaya geldi. İspanyol kullanıcılar, Türk vatandaşları için vize kolaylığı sağlanması amacıyla imza kampanyası başlattı.

Söz konusu kampanyada, Türk vatandaşları için Avrupa Birliği'ne girişte vize kolaylığı sağlanması ve Schengen başvuru şartlarının daha iyi koşullara çıkarılması için talepte bulunuldu. 

ÇARŞI'DAN DA İSPANYOL RÜZGARI ESER Mİ?

Bugün Beşiktaş’la Galatasaray kozlarını paylaşacak.

Sosyal konulara duyarlılığa öne çıkan Çarşı Grubu, Gezi olaylarından sonra büyük bir baskıya maruz kalsa da tribünde İspanyol rüzgarı estirebilir diye düşünenlerdenim.

Çünkü futbol bazen sadece bir oyun değildir.

Gün gelir Balkanlar’da bir ülkenin parçalanmasına giden sürecin sembolü olur.

Gün gelir ezilenlerin sesini duyurduğu en güçlü platforma dönüşür.

Türkiye ile İspanya arasında esen bu rüzgar bana şunu hatırlattı bir kez daha: Diplomasi bazen devletlerin masasında değil, halkların kalbinde başlar.

Ve bazen bir tweet, iki ülke arasında kurulabilecek en sıcak köprünün ilk tuğlasını koyar.

Habere git