Beykoz Belediyesi’ne yönelik "ihaleye fesat karıştırma" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" iddialarıyla yürütülen geniş çaplı soruşturmada tansiyon yükseliyor. Aralarında görevinden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in de bulunduğu 3’ü tutuklu 26 sanığın yargılandığı davanın ikinci duruşmasında mahkeme heyeti kritik kararlarını açıkladı. Köseler hakkında 67 yıla kadar hapis cezası istenirken, mahkeme sanıkların tutukluluk halinin devamına ve duruşmanın 28 Nisan’a ertelenmesine karar verdi.
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameyle Beykoz Belediyesi'ndeki kirli ilişkiler zinciri deşifre edildi. Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, görevinden uzaklaştırılan Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler için "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "ihaleye fesat karıştırma", "nitelikli dolandırıcılık" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından toplamda 17 yıl 6 aydan 67 yıl 3 aya kadar hapis cezası talep edildi. Saat 10.30'da başlayan ve siyasi isimlerin de yakından takip ettiği duruşmaya tutuklu sanıklar Alaattin Köseler, Veli Gümüş ve Havva Dindar ile çok sayıda tutuksuz sanık ve taraf avukatları katıldı.
KÖSELER'DEN "MANEVİ KÜLFET" SAVUNMASI
Mahkeme salonunda savunmasını yapan tutuklu sanık Alaattin Köseler, "188 gün sonra mahkeme görülmeye başlandı. Dosya kapsamında 26 kişi yargılanmakta ve ben 356 gündür tutukluyum. Tahliye kararından yaklaşık 24 saat sonra 17'nci savcının görev yeri değiştirilmiş. Benim kaçacak yerim yok, Kartal Adliyesi'ne kendim getirildim. Neden ikinci kez tutuklandım, bunun nedeni nedir? Dosyası tamamlanmamış hiçbir ödeme yapmadım. Suçsuzluğumu Beykoz halkına açıklamam bana manevi olarak ağır bir külfet yüklemektedir. Dosyada mali menfaat paylaşımına dair bir delil yoktur. Ben Beykoz'un evladı olarak hizmet ettim, devletin kuruşuna göz atmadım" ifadelerini kullandı.
TANIKLARDAN DİKKAT ÇEKEN "TAMPON" VE "DANIŞMANLIK" BEYANLARI
Duruşmaya SEGBİS aracılığıyla bağlanan tanıkların ifadeleri ise belediye içerisindeki yönetim karmaşasını gözler önüne serdi. Tanıklardan Duran Bülbül, "Danışmanlık görevim dışında bir görev yapmadım, bana başka bir görev verilmedi. İfademi aynen tekrar ediyorum. Ben belediyeden ayrıldım, ihalelerle ilgili herhangi bir açıklama yapmadım" sözleriyle aktardı. Bir diğer tanık Eyüp Halit Beyazıt ise belediyede kriz yönetimi yaptığını iddia ederek, "Seçimlerden hemen sonra Alaattin Köseler'e yardımcı olmak adına geldim. Geldiğimde ortam çok karışıktı, ben orada tampon görevi gördüm çünkü özel kalem müdürü ve başkan yardımcıları yoktu. Benim varlık nedenim işletmeleri kâr zarar şeklinde işletip belediyeye kâr ettirmekti" şeklinde konuştu.
TUTUKLU SANIKLAR TAHLİYELERİNİ İSTEDİ
Yolsuzluk dosyasında tutuklu bulunan diğer sanıklar da suçlamaları reddederek özgürlüklerini talep etti. Sanık Havva Dindar, "Asla kaçma gibi bir niyetim yok, ben teslim oldum. Bir yıldır cezaevindeyim, ailem ve ben çok zorda kaldık. Devleti zarara uğratacak bir şey yapmadım" diyerek tahliyesini istedi. Bir diğer tutuklu sanık Veli Gümüş ise tarafına yöneltilen suçlamaların iftira olduğunu savunarak, "90 günlük devlet memuruyum ama bir yıldır cezaevindeyim. Kanunen veremeyeceğim hiçbir hesap yoktur, kanunsuz hiçbir işe bulaşmadım" ifadelerini kullandı.
MAHKEME KARARINI VERDİ: TUTUKLULUĞA DEVAM
Savunmaların ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, dosyadaki eksiklerin giderilmesi için sert tedbirler aldı. Yeniden bilirkişi raporu alınmasına ve dinlenilmeyen tanıkların huzura getirilmesine hükmeden mahkeme; Alaattin Köseler, Veli Gümüş ve Havva Dindar'ın tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Adli kontrol şartı bulunan sanıkların mevcut durumlarının devam etmesini kararlaştıran heyet, duruşmayı 28 Nisan Salı gününe erteledi.

2 saat önce
26









English (US) ·