Beyin neden 40 yaşından sonra hızlı yaşlanır?

2 saat önce 35

Uzmanlara göre, beyin yaşlanması bir anda ortaya çıkan bir süreç değildir. Genellikle küçük ama zamanla biriken değişimlerin sonucudur. 20’li yaşlardan itibaren her 10 yılda yavaşça küçülür ve bu ufak hacim kaybı 40’lı yaşlardan itibaren hafıza ile planlama alanlarında daha belirgin hâle gelebilir.

İşte bu değişimlere dikkat çeken Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Derya Uludüz, beyin sağlığını koruma yollarını ise şöyle anlattı…

Stres hormonu da etkiler

Uzun süreli stres kortizol düzeyini yükseltir. Kortizol özellikle hipokampus bölgesinde yani hafıza merkezinde hassasiyet yaratabilir. Kronik stres yaşayan kişilerde bu nedenle hafıza performansı daha hızlı etkilenebilir. Bu durum kalıcı değildir ancak stres yönetimi yapılmadığında beyin yaşlanma sürecini hızlandırabilir.

Hormon dengesi değişir

40 yaş civarı hormonların da değişmeye başladığı bir dönemdir. Kadınlarda östrojen düzeyindeki değişimler hafıza merkezlerini etkileyebilir. Erkeklerde testosteron azalması zihinsel enerji ve motivasyonu etkileyebilir.
Hormonlar yalnızca üreme sistemi ile ilgili değildir. Aynı zamanda beyin hücrelerinin iletişimini ve gücünü de düzenler.

Fiziksel hareket azalır

Fiziksel aktivite yalnızca kaslar için değil beyin için de kritik öneme sahiptir. Egzersiz sırasında BDNF adı verilen bir büyüme faktörü salgılanır. Bu molekül yeni sinir bağlantılarının oluşmasını destekler. Sedanter yaşam tarzı ise bu koruyucu mekanizmanın zayıflamasına neden olabilir.

Kaynak olarak ekle

Süreç nasıl işler?

Beyin yaşlanması, sinir hücrelerinin enerji üretimi, iletişim hızı ve gücünün zaman içinde azalmasıdır. Bu süreç tamamen normal bir biyolojik olaydır. Bazı insanlar 60 yaşında bile zihinsel olarak çok güçlü kalırken bazı kişiler 
40 yaşlarında zihinsel yorgunluk hissetmeye başlayabilir. Farkı yaratan çoğu zaman genetikten çok yaşam tarzıdır.

Değişim nasıl fark edilir?

Birçok insan 40 yaş civarında benzer bir değişimi fark eder. Eskiden çok hızlı düşündüğüm konularda artık biraz daha fazla zamana ihtiyacım var. Bazen kelimeler aklıma geç geliyor. Aynı anda birkaç işi yapmak eskisi kadar kolay olmuyor. Bu durum çoğu kişide endişe yaratır. Acaba beynim erken mi yaşlanıyor?

Gerçekte bu değişimin arkasında oldukça ilginç biyolojik mekanizmalar vardır. Beyin bir anda yaşlanmaz. Ancak 40 yaş civarında bazı sistemler yavaş yavaş değişmeye başlar. Bu değişimler doğru yönetilmezse zihinsel performans gerçekten azalabilir. İyi haber şu: Modern nörobilim artık bu süreci oldukça iyi anlamaya başladı ve birçok faktörün geri döndürülebilir olduğunu biliyoruz.

Ne gibi değişiklikler olur?

40 yaşından itibaren beyindeki değişiklikler şöyle sıralanabilir:

Beynin enerji üretimi yavaşlar

Beyin vücuttaki enerjinin yaklaşık yüzde 20’sini kullanır. Bu enerjinin büyük bölümü mitokondri adı verilen hücresel enerji santrallerinde üretilir.Araştırmalar 40 yaş sonrasında mitokondri fonksiyonunun yavaş yavaş azaldığını gösteriyor.

Bu durum zihinsel yorgunluk, odaklanma zorluğu ve beyin sisi olarak hissedilebilir. Başka bir deyişle beyin hâlâ güçlüdür, ancak yakıt sistemi biraz daha hassas hale gelir.

Beyin temizleme sistemi yavaşlar

Beynin gece çalışan bir temizlik sistemi vardır. Buna glifatik sistem denir. Uyku sırasında bu sistem beta amiloid gibi metabolik atıkları temizler. Ancak yaş ilerledikçe özellikle uyku kalitesi bozulduğunda bu temizlik mekanizması daha yavaş çalışmaya başlayabilir. Bu nedenle uyku kalitesi beyin yaşlanmasında kritik bir faktördür.

Kronik inflamasyon artar

Yaş ilerledikçe vücutta düşük düzeyli kronik inflamasyon (iltihaplanma) artma eğilimindedir. Buna bilimsel literatürde inflammaging adı verilir. Bu durum sinir hücrelerinin çalışmasını etkileyebilir ve bilişsel performansı yavaşlatabilir. Beslenme, bağırsak sağlığı ve metabolik hastalıklar bu süreci büyük ölçüde etkiler.

Aşırı dijital yük kapasiteyi zorlar

Modern yaşamda beyin yalnızca biyolojik yaşlanma ile değil dijital yük ile de mücadele eder. Sürekli bildirimler, sosyal medya akışı ve çoklu görev alışkanlığı prefrontal korteks üzerinde ciddi bir dikkat yükü oluşturur. Araştırmalar yoğun dijital uyaranların dikkat süresini kısalttığını ve zihinsel yorgunluğu artırabildiğini gösteriyor.

Ne yapmak gerekir?

Bilimsel çalışmalar bazı yaşam tarzı alışkanlıklarının beyin yaşlanmasını yavaşlatabileceğini gösteriyor. (Beyin sağlığına erken yaşta yatırım yapmak gelecekteki zihinsel kapasitenin en güçlü sigortasıdır.)
-Düzenli egzersiz (Her gün en azından yürüyün ya da yüzün)
-Akdeniz tipi beslenme (Softanızda daha çok sebze-meyve, soğuk sıkım zeytinyağı gibi iyi yağlar, baklagil 
ve tam tahıllar olsun)
-Kaliteli ve yeterli uyku (Her gün erken ve aynı saatte, en az 7-8 saat uyuyun)
-Kalp-damar sağlığını korumak. (Yüksek tansiyon, kolesterol ve diyabet gibi damar sağlığını bozan unsurlar beyin dokusuna doğrudan zarar verir. Bu tür hastalıklar kontrol altına alınmalı.)
-Stres yönetimi (Stresli anlarda derin nefes alıp verin, bulunulan ortamdan uzaklaşın, yürüyüşe çıkın)
-Zihinsel aktiviteler (Yabancı dil öğrenin, bulmaca çözün, kitap okuyun, bir müzik aleti çalın)
-Sosyalleşmek (Yalnız başınıza kalmayın, her fırsatta sevdiklerinizle bir arada olun)
-Dijital yükü azaltmak (Mümkün olduğu kadar akıllı telefon ve tabletleri sınırlı kullanın)
Bu faktörler birlikte ele alındığında bilişsel yaşlanma önemli ölçüde yavaşlayabilir.

İlginç bir tespit

Son yıllarda yapılan araştırmalar beynin düşündüğümüzden çok daha esnek olduğunu gösteriyor. Buna nöroplastisite denir. Yeni beceriler öğrenmek, egzersiz yapmak, kaliteli uyumak ve doğru beslenmek beynin yeniden yapılanmasını destekleyebilir. Yani beyin yaşlanması tamamen kaçınılmaz bir kader değildir.

www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

Habere git