
Kaynak:Hürriyet
Ancak işin görünen yüzü ne kadar dikkat çekiciyse, perde arkası çok daha çarpıcıydı. Bu yazıda size, Beyaz Saray’daki o kritik görüşmelerin kapalı kapılar ardında nasıl ilerlediğini, neden format değiştirdiğini, Türkiye’nin masadaki etkisini ve ABD’nin yeni Ortadoğu denkleminin bir bölümünü anlatacağım.
TÖRENİN YERİNE HARİTALAR ÜZERİNDEN ŞEKİLLENEN DİPLOMASİ
Suriye uzun yılların ardından ABD’de ilk kez ağırlanıyordu. Yeni hükümet ABD’ye gelerek, DEAŞ karşıtı koalisyona katılmaya hazırlanıyordu. Hatta Washington başlangıçta imzanın bir seremoniyle atılmasını planlamıştı. Ancak Suriye heyeti yola çıktıktan sonra Beyaz Saray, programı sessizce değiştirdi. Peki ama neden?

* Çünkü bu ziyaret sandığımızdan daha büyük bir jeopolitik yük taşıyordu.
* ABD ve Türkiye arasında temaslar zaten Washington buluşması öncesinde sürüyordu.
* Suriye’nin koalisyona katılması görüşmeleri sırasında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın da törene katılımı gündeme geldi. Amerikalılar bu süreçte Hakan Fidan’ı da Washington’a davet etti. Davetin perde arkasında ise dikkat çekici gerekçeler vardı. Bunlardan biri 2014’te Gazze’de öldürülen İsrailli asker Hadar Goldin’in cenazesinin yıllar sonra Türkiye’nin Hamas ile irtibatı ve çabası sayesinde İsrail’e ulaştırılması. Amerikalılar, bu süreçte Türkiye’nin oynadığı rol için teşekkür ederken Hakan Fidan’ı da törene davet ettiler.
* Sadece bu değil, Suriye başta olmak üzere İsrail, Gazze, Rusya-Ukrayna ve İran başlıklarında Türkiye ve ABD arasında nitelikli görüşmelerin bir an önce yapılmasına karar verilmişti.
* Suriye Devlet Başkanı DEAŞ’a karşı koalisyona katılmak için imzayı attı. Törenin yerini ise Suriye heyeti ile çalışma toplantısı aldı. Bu toplantıyı da bir dizi başka toplantı takip etti.

OVAL OFİSTE ÜÇLÜ GÖRÜŞME
Oval Ofis’te ağırlanan Şam heyeti, ABD Başkanı Trump ve ekibi ile konuşurken bir süre sonra Dışişleri Bakanı Fidan Beyaz Saray’a davet edildi. Fidan’ın da toplantıya katılmasıyla Trump’ın karşısında yer alan koltukta şöyle bir tablo oluştu: Şara–Vance–Fidan.
İLK KRİTİK SORU TRUMP’TAN GELDİ
Suriye’nin toprak bütünlüğü hem Suriye hem Türkiye hem de bölgenin güvenliği için büyük önem taşıyor. Trump, Suriye’nin güneyindeki gelişmeleri kast ederek doğrudan Fidan’a dönerek, “İsrail ile bu işi nasıl çözeceksiniz?” sorusunu yöneltti. Sahaya ilişkin gelişmeleri aktaran Dışişleri Bakanı, Suriye’nin toprak bütünlüğünün önemine dikkati çekerek, “İsrail’in politikaları hem sizin sorunlarınızı hem bizim sorunlarımızı çözmeyi engelliyor” mesajını verdi. Bu cümle, Washington’da masaya ilk kez bu açıklıkla kondu.
GAZZE-HAMAS-ATEŞKES VE “BİBİ”
Görüşmede bir diğer sıcak başlık Gazze–Hamas–ateşkes üçgeniydi. Trump, Hamas’ın silah bırakması konusunu gündeme getirdi. Fidan’ın cevabı Ankara’nın duruşunu doğrudan Oval Ofis’e taşımış oldu: “İşgal sürdüğü sürece bu tartışma havada kalır. Ayrıca İsrail ateşkesi ihlal ediyor.”
Trump’ın yanıtında ise “Bunları Bibi ile konuşacağım” mesajı yer aldı.
Beyaz Saray’da ABD Başkanı, İsrail’in ateşkes ihlallerini kalabalık bir heyet önünde bu kadar açık biçimde not aldı.

SDG DOSYASI
Suriye sahasındaki gelişmeler konuşulurken bu kez devreye Şara girdi ve Fidan’dan SDG’nin Suriye ordusuna entegrasyonu konusunda son gelişmeleri Trump’a aktarmasını istedi. Fidan dosyayı tüm detaylarıyla anlattı. Trump, CENTCOM ve Tom Barrack’ı görevlendirerek SDG üzerinde entegrasyon için gerekli girişimlerin yapılmasını, yani bir anlamda baskı kurulmasını istedi. Bu baskının sınırını ya da nereye kadar uzanabileceğini Trump’ın belirleyeceğini not düşelim. Bu cümle aslında Washington’un SDG/YPG politikasında yeni bir sayfa açtığının işaretiydi.
* Artık sahadaki baskı düzeyini Trump belirleyecek.
* ABD şunu biliyor; SDG’nin hem Şam’a hem Ankara’ya direnmesi sürdürülebilir değil. Kısacası Türkiye bir noktada müdahale etmek zorunda kalırsa Washington sahadaki gerçekleri görmüş olacak.
TRUMP’IN ERDOĞAN ÖVGÜSÜ
Sık sık Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilgili olumlu ve dikkat çeken açıklamalar yapan Trump, Beyaz Saray’daki toplantıda da sözü Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a getirdi. Oval Ofis’te Trump, “Filistin’de de, Ukrayna–Rusya’da da Erdoğan’ın çok yardımı oldu. Hakan Fidan zor, patronu da zor ama ikisini de seviyorum” mesajını iletti. Ardından ekledi: “Siz görüşmelere devam edin, gerekirse ben buradayım.” ABD Başkanı’nın bu cümlesi, ekibine verdiği tam yetki anlamına geliyor.











English (US) ·