
Giriş Tarihi:06 Mart 2026
İsrail 25 yıldır tüm Amerikan Başkanları'na İran'ı vurdurtmak istiyor. Peki Siyonizmin dayattığı bu İran'da eleman olma ve kullanılma modeline sadece Trump neden teslim oldu? İşte bu sorunun cevabını anlatan en güzel ifadeler önceki gün ABD'de Demokratların Meclis Grubu Başkan Yardımcısı Ted Lieu'dan geldi. Milletvekili Ted Lieu "Jeffrey Epsteindosyalarında ABDBaşkanı Trump'ınçocuklara tecavüzettiği ve onlarıöldürmekle tehditettiği bilgileri yeralıyor" dedi.
Epstein MOSSAD ajanıydı ve hem ABD hem de dünya liderlerine, siyasilere, krallara, önemli isimlere kumpas kuruyor, Karayiplerdeki fuhuş adasında reşit olmayan kız çocuklarını sunuyordu. Görüntüleri çekilip İsrail adına şantaj listesi oluşturuluyordu. O belgelerin 3.5 milyonu yayınlandı. Diğer yarısı ulusal güvenlik gerekçesiyle yayınlanmayıp, sadece milletvekili ve senatörlerin takibine açıldı. Demokrat milletvekili Ted Lieu'nun Başkan Trump'ın tecavüzlerini anlatan belgeleri yayınlanmayan bölümden gördüğü kesin. Bir de Amerikan adalet bakanlığının elinde olmayıp, MOSSAD ajanı Epstein'in İsrail'e gönderdiği belgeler ve görüntüler var. Netenyahu'nun o görüntüleri Trump'ın önüne koyup nasıl takla attırdığını bilemiyoruz.
Ancak ortada kesinlikle boynuna tasma takılmış ve takla atmaya zorlanan bir Trump'ın olduğu kesin.
ABD'de bir milletvekili laf olsun diye çıkıp "Trump çocuklara tecavüz edip ölümle tehdit etmiş" diyemez. Demek ki öyle belgeler var ki, bunları gördüler ve kesin konuşuyor. ABD Başkanı'nın nasıl İsrail tarafından köşeye sıkıştırıldığını bu belgeli "Tecavüz" iddiası ile daha iyi anlıyoruz. Amerikan derin devleti ve Pentagon Trump'ın arkasındaki güçtü. Onu desteklediler ve iktidara getirdiler. Onlar da kesinlikle o "Tecavüzve ölüm tehdidi" belgelerine ulaşmışlardır.
İsrail'in "Gel İran'ı vur" ısrarına Trump'ın teslim olmasına onlar da göz yumuyor. Görünen o zira. Bu savaşlar sayesinde Amerikan Ordusu yeni silahlarını deniyor. Bunları bir tatbikat olarak görüyorlar. Helikopterlerle Venezuela'ya ellerini kollarını sallayarak gittiler. Tüm radarları kör etmeyi denediler ve başardılar. İlk kez kullandıkları elektro manyetik dalgalar yayan silahlarla Maduro'yu koruyan çok sayıda Küba askerini kıpırdayamaz hale getirdiler. Şimdi de İran'da yeni silahlarını, füzelerini deniyorlar.
ABD'nin saldırılarda en çok kullandığı düşünülen uçaklar: F‑35 Lightning II ve F‑22 Raptor. Bu uçaklar: radara zor yakalanır İran'ın hava savunma sistemlerini aşmak için kullanılır, hassas güdümlü bombalar atabilir. ABD genelde yeni hedefleme sistemlerini ve elektronik harp teknolojilerini bu uçaklarla test eder.
Çatışmalar sırasında İran da yeni füze sistemlerini gösterdi. Örneğin Qassem Bassir, yaklaşık 1200 km menzile sahip. Hedefi optik kamera ile tanıyıp vurabiliyor. ABD üslerine karşı tasarlanmış. İran ayrıca 2000 km menzilli Kheibar gibi füzeler de geliştirdi. Bunları hangi aşamada test edecek bilinmiyor. ABD İran'ı vurarak ve oradaki rejimi değiştirmeye çalışarak aslında Çin'e darbe vurmaya da çalışıyor. İran petrolünün yüzde 80- 90'ı Çin'e gidiyor. Yani İran aslında Çin için önemli bir enerji havuzu. İran petrolü yaptırımlar nedeniyle indirimli satılıyor (varil başına birkaç dolar daha ucuz). Çin'deki bağımsız rafineriler bu ucuz petrolü tercih ediyor. ABD ileride muhtemel bir Çin savaşının tatbikatını da İran'da yapıyor. Buna karşılık Çin'de boş durmuyor. İran'ın elinde olmayan füze başlık sensörlerini ve katı yakıtı Pekin gönderiyor. Çin'in üst düzey askeri personeli şu anda İran'da en yeni silah sistemlerini test etmek için görev başında. Yani danışmanlık yapmıyorlar. Aktif görevdeler. Hipersonik füzeleri ve bombaları test ediyorlar. Pekin'den füze tedariki de var ama sayısı bilinmiyor. Çin, İran'ı canlı test arenası olarak görüyor.
Rusya da Ukrayna'yı yeni silahları ve füzelerinin test alanı olarak görüyordu. İngiltere ilk kez ABD'nin yanında yer alıp, uçaklarını peşlerine yancı olarak takmadı. Çünkü Çin ve İran'da aslında üzeri örtülü muazzam bir hegemonyaları var. Her iki ülke de İngiltere ile sıkı çalışıyor. İngiltere'nin Kıbrıs'taki üssü dronlarla vuruluyor, Londra hemen ortaya çıkıp "Vallahibu dronlar İran'dangelmedi. Biz kaynağınıbelirledik" diye açıklama yapıyor. Trump da Epstein dosyasındaki "Tecavüz ve ölümle tehdit" belgelerinin üzerini kapatabilme adına, ABD'de her yere sızan, medyayı elinde bulunduran İsrail'in kuyruğuna takılıyor. İran'da tepinerek, Epstein füzelerinin kendisini imha etmesini engellemeye çalışıyor. İsrail ise her dakika kendisini yok oluşa doğru sürüklüyor. Bu kadar batağa batmış olanların, çırpındıkça kurtulma şansları yok. Daha da batacaklar.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın

3 saat önce
28










English (US) ·