Başkan Erdoğan'dan CHP'ye: Rüşvet almadıysanız bu telaş neden?

2 hafta önce 43

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde Karayolları Genel Müdürlüğü Otuz Bininci Kilometre Bölünmüş Yol Hizmete Alma Töreni'nde önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan belediyelere yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturmalarına tepki gösteren CHP'ye tepki gösterirken "Cazgırlıkla suçu bastıramazsınız. Rüşvet almadıysanız bu telaş neden?" ifadelerini kullandı. CHP için "vizyonsuzlar korosu" tanımını kullanan Erdoğan muhalefetin eser düşmanı olduğunu belirtti.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde Karayolları Genel Müdürlüğü Otuz Bininci Kilometre Bölünmüş Yol Hizmete Alma Töreni'nde önemli açıklamalarda bulundu.

"HEP DAHA İYİSİNİ HEDEFLEDİK"

Sizlerin vasıtasıyla İstanbul'umuzun 39 ilçesindeki Türkiye'nin 81 ilindeki vatandaşlarımın hepsine buradan selamlarımı gönderiyorum. Bugün yapımı tamamlanan bölünmüş yollarımızı 30 bininci kilometresini hizmete almak üzere bir aradayız. Eserlerimize bir yenisini eklemenin 86 milyona aşk ile hizmet etmenin gururunu yaşıyoruz.

Eserlerimize bir yenisini de ekledik. AK Parti olarak 23 yıldır halka hizmet hakka hizmet anlayışıyla hareket eden bir kadroyuz. Milletin emanetini yere düşürmemek mahcup olmamak için 86 milyonun tamamı için geceyi gündüze katıyoruz. Yatırımlarla ülkemizi güçlendiriyoruz. Her alanda başarıdan başarıya koştuk. Her zaman kendimizle yarıştık. Hep daha iyisini hedefledik.

Başkalarıyla değil her zaman kendimizle yarıştık. Hep daha iyisini daha güzelini ilerisini hedefledik. Eski Türkiye'yi bilen herkes bugün şu gerçeği kabul etti. İktidarlarımızın başarı hikayesi yazdığı Türkiye'ye çağ atlattığı Türkiye'nin makus tarihini değiştirdiği alanların en başında ulaştırma vardır.

Değerli kardeşlerim kıymetli misafirler 23 yıldır bu ülkeye hizmet eden bir siyasetçi olarak içimi yakan bir hususu bugün sizlerle paylaşmak arzusundayım. Burayı özellikle genç arkadaşlarımın ekranları başında bizleri takip eden aziz milletimin çok iyi dinlemesini rica ediyorum.

Biz ülkemizdeki muhalefete zaman zaman takoz benzetmesi yapınca hemen birileri alınıyor bundan rahatsız oluyor. Oysa biz takoz sıfatını birilerini kötülemek birilerine hakaret etmek birilerini rencide etmek tahrik etmek amacıyla asla kullanmıyoruz.

MUHAFELETİN TAKOZ SİYASETİ

23 yıldır ülke ve millet hayrına yaptığımız her işin önüne takoz koymaya çalıştıkları için bunları ifade ediyoruz. Arkaik bir zihniyeti, ülkemiz muhalefetini mefruz eden çarpık bir anlayışı tarif etmek için bu benzetmeyi kullanıyoruz. Şimdi bakınız değerli dostlarım, bölünmüş yol projesini ilk açıkladığımızda, takoz diye tanımladığımız bu zihniyetle hem de çok acı bir şekilde yüz yüze geldik.

Her hizmeti karalamayı, her işe bir kulp takmayı maharet zanneden hizmet ve eser düşmanı muhalefet hemen karşımızda dikildi, bize demediğini bırakmadı. Çıktılar koro hâlinde "Bu yollar çabucak bozulur", "Milletin kaynağını israf ediyorsunuz" dediler; "Kendilerine yakın müteahhitleri zengin ediyorlar", "Petrol lobisine hizmet ediyorlar" dediler. "Bölünmüş yola ne lüzum var, mevcut yolları koruyun yeter" diye itiraz ettiler. Hatta muvazeneyi öyle yitirdiler ki, "Bunların bilinçaltında milleti bölmek var, onun için bölünmüş yol adını kullanıyorlar" diye köşe yazıları kaleme aldılar.

O günleri hatırlayanlar bilir. Sırf iş yaptığımız için atmadıkları iftira, vermedikleri soru önergesi kalmadı. Meclis tutanaklarını açıp bakın, muhalefetin bölünmüş yol projesi için daha neler söylediğini, hangi akla ziyan cümleleri kurduklarını, hangi saçma sapan argümanlarla bu projeyi kötülediklerini sizler de göreceksiniz. Şunu bir defa tüm halkımızın bilmesini isterim. Eğer biz bunlara kulak atsaydık bugün burada olamazdık, Türkiye'ye hepimizin göğsünü kabartan şu manzarayı yaşatamazdık. Ama biz tek yaptığı takoz koymak, karalamak, çamur atmak olan bu vizyonsuzlar korosuna aldırmadık, sadece milletimizi dinledik, sadece milletimize hizmet etmeye odaklandık ve bölünmüş yol projemizi başlattık. Israrla devam ettirdiğimiz bu projede hamdolsun 30 bin kilometreyi aştık. Ne dedik? "Yol medeniyettir" diyerek yeni yollar yaptık, emniyetli, rahat ve hızlı ulaşımın önünü açtık. "Yol ver dağlar, yol ver bana; yollar seni gide gide usandım" diye türküler yakan milletimizin yol çilesi çektiği o kötü günleri tarihin tozlu raflarına kaldırdık.

Rüşvetin, talanın, yağmanın yolunu yapmaya çalışanlara rağmen, irtikapla, ihaleyle milletin kaynaklarını peşkeş çekerek yolunu bulmaya çalışıp yolda kalanlara rağmen, "Ne kadar yol yaparsanız trafik o kadar sıkışır" diyen çapsızlara rağmen, milletin parasıyla tropik adalarda sefa süren jet sosyeteye rağmen ülkemizin dört bir yanını bölünmüş yollarla biz donattık. Geçilmez denilen tepeleri geçerek, aşılmaz denilen dağları ve vadileri aşarak milletimizin yolunu açtık.

Milyonlarla sırt sırta vererek kelimenin tam manasıyla bir yol destanı yazdık. Milletimiz bize destek oldu, bizi en zor zamanlarımızda yalnız bırakmadı, biz de milletimize olan şükran borcumuzu işte böyle ödedik ve ödemeye devam ediyoruz. Bize inanan, bize güvenen, istikbalini bizlere teslim eden milletimize bugün bir kez daha teşekkür ediyor, bu aziz millete bizi mahcup etmeyen Cenab-ı Allah'a hamd ediyorum. Rabbim ömür verdikçe durmak yok, yola devam diyorum.

"YOL KUSURUNDAN KAYNAKLANAN KAZA ORANINI NEREDEYSE SIFIRA İNDİRDİK"

Değerli kardeşlerim, aziz vatandaşlarım, şunu da ifade etmekte fayda görüyorum. Bütün bu yolları yaparak sadece ülkemizi kalkındırmakla kalmadık, aynı zamanda ulaşımda vakit ve yakıt israfını önledik, araç yıpranmalarını en aza indirdik, çevre kirliliğini azalttık, turizmden tarıma kadar hayatın her alanında ilave katma değer üretilmesini sağladık. Şehirler arası seyahat artık insanlarımız için eziyet olmaktan çıktı, adeta keyfe dönüştü. "Bölünmüş yollar bizi bölecek" diyen tetikçilere en güzel cevabı, insanımızı buluşturarak, hasret çeken gönülleri kucaklaştırarak verdik. Tüm bunlarla birlikte ülkemizin doğu-batı ve kuzey-güney yönlü ulaşım hatlarındaki merkezi rolünü daha da güçlendirdik, otobanlarla, yüksek hızlı trenlerle, havalimanlarıyla, Marmaray, Avrasya Tüneli, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Körfez Geçişi, 1915 Çanakkale Köprüsü ve daha nice devasa yatırımla Türkiye'yi bölgesinin en avantajlı ülkelerinden biri hâline getirdik. Bunlar elbette mühim kazanımlardı, fakat bizim için asıl önemli olan, vatandaşlarımızın canlarına mal olan, nice ocağın sönmesine sebep olan trafik kazalarının azaltılmasıdır. Yol kusurundan kaynaklanan kaza oranını neredeyse sıfıra indirdik. İşte bunun değeri, maliyeti, kazancı parayla ölçülemez. Önüne geçilen her kaza, kurtarılan her hayat bizim için dünyalara bedeldir. Milletimizin yüreğinden koparak ettiği "Allah razı olsun" duası her türlü makamın ve rütbenin katbekat üstündedir, hamdolsun. Gelecek nesillere yol kusurundan kaynaklı trafik kazalarının asgari düzeye indiği güvenli bir Türkiye inşa etmenin sevinci içindeyiz.

"YOLSUZLUK YAPMADIYSANIZ RÜŞVET ALMADIYSANIZ BU TELAŞ HALİ NİYE?"

Değerli kardeşlerim, hizmet sevdalısı bir kadro olarak elbette bunları yeterli görmüyoruz, daha önümüzde gidecek çok yolumuz, ülkemize kazandıracak çok eserimiz, gerçekleştirmeyi arzu ettiğimiz nice hayallerimiz ve hedeflerimiz var. Sabırla, sevdayla ve samimiyetle çalışarak bu hedeflerimize de vasıl olacağız. Şunu burada altını çizerek ifade etmek durumundayım. Yirmi üç sene önce 6 bin 101 kilometre ile başladığımızda bizi hayal kurmakla itham edenler olmuştu. Sadece sekiz yılda bu rakamı 15 bin kilometreye çıkardık, bugün ise 30 bin kilometreyi aşmanın gururunu yaşıyoruz. İnşallah yarın milletimize yeni müjdeler verebileceğimiz günler de gelecek. Allah'ın izniyle bu tekerlek tümsekte kalmayacak, yolda kalmayacak, Türkiye'yi yeni yollar ve yatırımlarla büyütmeye devam edeceğiz.

"PARA KULELERİ, BAKLAVA KUTULARI, RÜŞVET ÇARKLARI DIŞINDA HİÇBİR İCRAATLARI YOK"

Bizimle ana muhalefet arasındaki en temel fark işte budur. Onlar iş yapmaktan, eser üretmekten acizdir; millete ufuk çizmekten, vizyon kazandırmaktan acizdir; taş üstüne taş koymaktan acizdir. Para kuleleri, baklava kutuları, rüşvet çarkları dışında "işte bizim meselemiz" diyebilecekleri hiçbir icraatları yoktur. Sizler de görüyorsunuz; belediyeler üzerinden bir Deli Dumrul düzeni kurup önlerine geleni haraca bağlamışlar, belediyeye işi düşenin adeta iliğini kurutmuşlardır. Yola, köprüye, kavşağa, metroya, otobüse harcanması gereken kaynakları iç edip orada burada keyif sürmüşlerdir. Ortaya saçılan onca pislikten sonra biraz olsun yüzleri kızaracağına, bir de çıkıp utanmadan onu bunu tehdit ediyor, yargı mensuplarına ve belediye başkanlarımıza hakaret ediyor, kameralar önünde mikrofon tokatlıyorlar. Kimse kusura bakmasın, cazgırlık yaparak suç bastırmaya da çalışmasın. Hukukun işlemesine, mahkemelerin Türk milleti adına hesap sormasına, hakkın er ya da geç yerini bulmasına engel olamazsınız. Konu artık yargıya intikal etmiş, suçluyu masumdan ayıracak mahkeme süreçleri başlamıştır. Bağımsız ve tarafsız Türk yargısı, inanıyoruz ki deliller dışında en isabetli kararı verecektir. Her gün son derece çirkin ifadelerle, sorumsuz ve sorunlu cümlelerle mahkemeler üzerinde baskı kurmaya çalışmak ancak yargı süreçlerinden ürkenlerin, korkanların, çekinenlerin başvuracağı bir yöntemdir. Öyle ya, süt içmediyseniz bu karın ağrısı niye; yolsuzluk yapmadıysanız, rüşvet almadıysanız bu telaş hâli ne? Adaletin tecellisinden niçin tedirgin oluyorsunuz? Kendinize güveniniz tamsa, kendinizden eminseniz "arınmak" sözcüğü sizi neden bu kadar rahatsız ediyor?

Milleti saf yerine koymaktan artık vazgeçin, kimin ne yaptığını, ne yapmaya çalıştığını benim milletim çok ama çok iyi görüyor. Biz de bunların oyunlarını biliyor, giderek daha fazla paniğe kapılmalarının sebebini az çok tahmin edebiliyoruz. Varsın onlar tehditler savurmaya devam etsin, varsın öfke nöbetleri geçirmeyi sürdürsün, biz, işte bugün burada olduğu gibi, eserlerimizle konuşmaya devam edeceğiz. Siyasette nefretin, öfkenin ve gerilimin diline asla teslim olmayacağız, işimize bakacağız, Türkiye Yüzyılı hedefimize ulaşmaya odaklanacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum.

Bu düşüncelerle hizmete aldığımız 30 bininci kilometremizin bir kez daha ülkemiz, milletimiz ve bölgemiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu yolların yapımında, bakım ve onarımında emeği geçen tüm kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı sunuyor, Ulaştırma Bakanlığımıza ve Karayolları Genel Müdürlüğümüze yürekten teşekkür ediyorum. Sizleri bir kez daha saygıyla ve sevgiyle selamlıyor, hepinizi Allah'a emanet ediyorum. Sağ olun, var olun, kalın sağlıcakla.

Habere git