Erdoğan, BM 81. Genel Kurulu için bulunduğu New York'ta düzenlenen “100 Yıllık Dostluk: Türkiye-ABD” etkinliğine katılarak konuşma yaptı. (AA)
Başkan Erdoğan, ekonomiden güvenliğe, teknolojiden diplomasiye kadar yeni güç merkezleri ortaya çıkarken, uluslararası kurumların bu dönüşüme aynı hızla uyum sağlayamadığına işaret etti.
"FİNANSMANA ERİŞİMİ GÜVENCE ALTINA ALINMALI"
Savaşlar, iklim krizi, düzensiz göç ve ekonomik kırılganlıkların, devletlerin güçlü kurumlara, dayanıklı ekonomilere ve caydırıcı savunma yeteneklerine sahip olmalarının önemini bir kez daha ortaya koyduğunun altını çizen Erdoğan, ticaret, lojistik, ulaştırma ve enerji koridorlarının güvenlik ve sürdürülebilirliğinin daha belirleyici hale geldiğini belirtti.
Asya'nın ekonomik ağırlığı artarken, Afrika'nın da potansiyeliyle uyumlu daha güçlü bir temsil talep ettiğini, gelişmekte olan ülkelerin kendi önceliklerini daha yüksek sesle dile getirdiğini aktaran Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bazı bölgesel aktörlerin artan nüfuzu, kendi coğrafyalarında daha fazla sorumluluk üstlenmelerini beraberinde getiriyor. Her bölgenin meselelerini dışarıdan belirlenen yöntemlerle çözmek mümkün değildir. İlgili ülkelerin iradesini, yerel şartları ve müşterek menfaatleri esas alan yaklaşımların daha kalıcı ve istikrarlı sonuçlar üreteceğine inanıyoruz. Diplomatik kapasitesi, ekonomik imkanları ve farklı taraflarla iletişim kurabilme kabiliyeti bulunan ülkelerin barışın ve istikrarın tesisinde daha etkin roller üstlenmesi, kaçınılmaz bir gerekliliktir.
Küreselleşmenin refahı yayacağı yönündeki beklentiler tam anlamıyla karşılanmadı. Gelir dağılımındaki adaletsizlikler derinleşirken teknoloji ve ekonomik bağımlılıklar yeni rekabet alanlarına dönüştü. Bu değişen koşullarda küresel adaletin temini için mesuliyetler hakkaniyetle paylaşılmalı, gelişmekte olan ülkelerin kalkınma hakkı ve ihtiyaç duydukları finansmana erişimi güvence altına alınmalıdır."
Başkan Erdoğan, BM 81. Genel Kurulu ve temasları için bulunduğu New York'taki Türkevi'ne geldi, vatandaşlarla selamlaştı. (AA)
"GENEL KURUL'UN ROLÜNÜN GÜÇLENDİRİLMESİ ÇABASINI DESTEKLİYORUZ"
Böylesi bir değişimin geniş bir uluslararası iradenin ortaya konulmasını zaruri kıldığını belirten Erdoğan, Türkiye'nin güçlü küresel ilişkileri ve çok taraflı diplomasi tecrübesini bu reform arayışının hizmetinde kullanmaya devam edeceğini vurguladı.
Veto imtiyazının kaldırılması, seçilmiş üyelerin karar alma süreçlerinde daha fazla ağırlık kazanması ve Genel Kurul'un rolünün güçlendirilmesi yönündeki çabayı desteklediklerinin altını çizen Erdoğan, şunları kaydetti:
"Farklı bölgelerden ülkelerin bu müşterek zeminde buluşması, uluslararası sistemin meşruiyetini ve temsil kabiliyetini güçlendirecektir. Bugünün dünyasında kalıcı barışın, birbirinden kopuk ve birbiriyle konuşmayan blokların çoğalmasıyla kurulamayacağı açıktır. 'Daha adil bir dünya' için farklı coğrafyaların tecrübesini, kapasitesini ve iradesini ortak bir zeminde buluşturmalıyız. Türkiye, köklü devlet geleneği, diplomatik kapasitesi ve farklı coğrafyalarla kurduğu güçlü ilişkilerle bu reform arayışında üzerine düşen sorumluluğu üstlenmeye devam edecektir."

1 hafta önce
44










English (US) ·