Başkan Erdoğan BM Genel Kurulu'nda dünyaya sesleniyor! Ana gündem Gazze ve Filistin

1 saat önce 10

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Gazze’de yaşanan katliamlara dikkat çekerek dünyaya Filistin mesajı verdi. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın Genel Kurul’da yer almamasının vicdanları yaraladığını belirten Erdoğan, son 30 yılın en kanlı döneminin yaşandığını vurguladı. “Karşımızda öldürmeye doyamayan bir soykırımcı var” diyen Erdoğan, Türkiye’nin özgür Filistin’in sesi olmaya ve Filistin halkının mücadelesini dünyaya duyurmaya devam edeceğini söyledi.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan BM Genel Kurulu'nda önemli açıklamalarda bulunuyor.

Başkan Erdoğan'ın açıklamalarında öne çıkanlar:

Mahmud Abbas'ın burada yer almaması vicdanları yaralıyor.

Özgür Filistin'in sesi olmaya devam edeceğiz.

Filistin'in mücadelesini dünyaya duyuracağız.

Son 30 yılın en kanlı dönemi yaşanıyor.

250 bin insan 60'ı aşkın çatışmada hayatını kaybetti.

Karşımızda öldürmeye doyamayan bir soykırımcı var.

Umudu Birleşmiş Milletler olanlar hayal kırıklığı içinde.

BM görevini icra edemez halde.

Ayrıntılar geliyor...

Başkan Erdoğan'ın açıklamalarının tamamı:

Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu'nun başta mazlumlar olmak üzere tüm insanlara hayırlı olmasını Rabb'iimden niyaz ediyorum.

On yıla yakın süredir Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği görevini tarafsızlıkla, hepsinden önemlisi cesaretle yürüten kıymetli dostum Sayın Guterres'e çabalarından dolayı tebriklerimizi, teşekkürlerimizi iletiyorum.

Öncelikle bir üzüntümü ifade etmek isterim. Üye ülkelerin kahir ekseriyetinin resmen tanıdığı Filistin Devleti'nin değerli Başkanı Sayın Mahmud Abbas, üst üste iki yıldır bu salonda yer alamıyor. Filistinli kardeşlerimize yönelik bu haksızlık vicdanları yaralamaktadır. Bilinmesini isterim ki Sayın Abbas bizzat burada bulunamasa da bizler, tıpkı geçen yıl olduğu gibi, özgür ve egemen Filistin Devleti'nin sesi olacak BM kürsüsünden dünyaya duyurmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle bugün bir kez daha Filistin Devleti'ni henüz tanımamış tüm ülkeleri bu kararlarını gözden geçirmeye davet ediyorum.

"İNSANLIK GÜÇLÜ İRADENİN HAYAT BULACAĞI GÜNLERİ HASRETLE BEKLİYOR"

Sayın Başkan, değerli üyeler. 26 Haziran 1945 tarihinde Birleşmiş Milletler Anlaşması imzalanırken üye ülkeler büyük bir umutla şunları deklare etmişlerdi: "Biz Birleşmiş Milletler halkları, bir insan ömrü içinde iki kez insanlığa tarif olunmaz acılar getiren savaş felaketinden gelecek kuşakları korumaya, temel insan haklarına, insan kişiliğinin onur ve değerine, adaletin korunması ve anlaşmadan doğan yükümlülüklere saygı gösterilmesi için gerekli koşulları oluşturmaya, iyi komşuluk anlayışı içinde birbirimizle barışık yaşamaya, uluslararası barış ve güvenliği korumak için güçlerimizi birleştirmeye karar verdik." demişlerdi.

Anlaşmanın üzerinden 81 yılı aşkın bir süre geçti. Ama insanlık hâlen o günkü güçlü iradenin hayat bulacağı günleri hasretle bekliyor.

İSRAİL'İN DEVLET TERÖRÜ

Öyle çok uzağa gitmeye gerek yok. Sadece son bir yıldaki tabloya göz atmak kâfidir. Bakınız, geride bıraktığımız 12 ay, 60'ı aşkın çatışma ve savaşla son 30 yılın en kanlı dönemlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Gazze'den Ukrayna ve Rusya'ya, Myanmar'dan Darfur'a, İran'dan Lübnan'a 250 bin insan hayatını kaybetti. Çok daha fazlası tarifsiz acılar yaşadı. Yüz binlercesi doğduğu, büyüdüğü toprakları terk etmek zorunda kaldı.Yalnızca Gazze'de son üç yılda, çoğu çocuk ve kadın, 74 bin kardeşimiz İsrail'in devlet terörünün kurbanı oldu. Gazze halkı hâlen yıkıntıların altında sevdiklerini arıyor, eşlerinin, çocuklarının, anne babalarının naaşlarını çıkarıyor. İsrail'in saldırılarında ellerini, ayaklarını kaybetmiş masum yavrular, tahtadan yapılan protezlerle okullarına gitmeye, hayata tutunmaya çalışıyor.

Gazze'deki hastanelerde yakıt sıkıntısı nedeniyle jeneratörlerin yüzde 70'inden fazlası şu anda hizmet veremiyor. Evlatlarının ve torunlarının üzerine titreyen bir baba, bir dede olarak bu kürsüden bizim için, vicdanımız parçalanarak şunu ifade etmek zorundayım: Gazze bugün sadece dünyanın en büyük çocuk kabristanı değildir. Aynı zamanda dünyada en yüksek çocuk ampute oranına sahip bölgedir.

"BU TAYYİP ERDOĞAN'IN ŞAHSİ MESELESİ DEĞİLDİR"

Gazze, çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici temerküz kampıdır. Başkan Trump'ın gayretleri ve bizim de dâhil olduğumuz ülkelerin katkılarıyla varılan ateşkes sonrasında bile katledilen Gazzelilerin sayısı 1.500'ü aşmıştır. İsrail Hükümeti işgali durdurmaya yanaşmıyor. Batı Şeria'da ise yerleşimci terörünün en ağır dönemini yaşıyoruz. Kudüs'te Müslüman ve Hristiyanların kutsal mekânlara erişimi engelleniyor. Hepimizin ortak girişimi olan UNRWA yok edilmek isteniyor. Şimdi, değerli dostlarım, bugün kalbimle, kelamım mağarasına yine perde koymadan bazı gerçekleri burada açık açık ifade edeceğim. Kimse kusura bakmasın. Kimse gücenmesin, alınmasın.

Bu, Tayyip Erdoğan'ın şahsi meselesi değildir. Bu, insani bir meseledir. Hepimiz için vicdani bir meseledir. Karşımızda öldürmeye doyamayan soykırımcı bir zihniyet var. Karşımızda son derece vahim bir tablo var. Yüreğinde insanlık olan, yüreğinde merhamet, şefkat olan, insan ve vicdan sahibi hiç kimse bu tabloya gözlerini kapatamaz.

Habere git