Başkalarının gözünde meğer ben böyleymişim...

3 gün önce 36

Harun Sarıkaya / hsarikaya@hurriyet.com.tr

Oluşturulma Tarihi: Ağustos 02, 2026 07:00

Dedikodu dediğimiz şey bir çeşit eski usül sosyal medya... Geçenlerde bakkaldayken biri orada olduğumdan habersiz hakkımda konuştu da konuştu... Meğer gözlerim görmediği için çaresizlik içindeymişim!

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

Gelişmelerden anında haberdar olun.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Basitçe özetleyeyim; 45 yaşındayım, burada ve bir müzede çalışıyorum. Bazen farklı projelerde, fayda sağlayabileceğim durumlarda bilgim yettiği kadar yardımcı olabiliyorum. Neden kendimi tanıtma ihtiyacı hissettim peki? Sosyal medyada çok profesyonel bir kullanıcı değilim. Genelde Instagram’dayım, kısa videolar izliyorum. Bazen güldürüyorlar beni. Ama son birkaç aydır, hep kavga, dövüş görüntüleri... Otobüste, okulda, işte, tiyatroda, sinemada... Devlet dairelerinde, hatta siyasetin en zirvesinde sürekli bir kavga, gürültü. Herkes bir masa bulmuş, vura vura konuşuyor. Herkes derdini genelde kavgalı, gürültülü bir videoyla sosyal medyadan paylaşıp en sonunda yetkililere sesleniyor. Galiba normal bir sesleniş artık işe yaramıyor. 

Şimdi bir de eski medyaya bakalım... Ekrandan kullanan milyonlar var sosyal medyayı. Ama bir de ekranı gerçekten hayat olanlar var. Aslında en tehlikelisi ve komik olanı bu bence. Bilgiler gözle görülmüş ve günün belli saatlerinde direkt ağızdan kulağa paylaşılmış. Paylaşılırken de eklenerek büyüyor ve ilginç bir hikâye halini alıyor. Toplumda ‘dedikodu’ olarak adlandırılıyor ama bilinen en eski sosyal medya bu bence.

Buraya nasıl geldim... Bakkala gitmiştim. Selamlaşmadan sonra bir-iki isteğimi söyledim ve sodaların olduğu yere ilerledim. Orası biraz kuytu. Bakkala giren beni orada pek görmez. Kasa önünde bir sosyal paylaşım başladı, yukarıda bahsettiğim şekilde eski medya... Benim hakkımda konuşuyor biri! Bakkal kafasını bana çevirdi, konuşmasından anladım tabii bunu. ‘Sus’ işareti yaptım. Konuşan kişiyi tanıyorum. Çocukluğumu bile bilir.

Her sabah bir yere gidiyormuşum. Kimse yardım etmiyormuş. Ailem bile beni istemiyormuş. Gülmeye başladım için için. Nerelere gidermişim, ne yaparmışım kör halimle... Çaresizlik içindeymişim. Bakkal beni savunuyor bu arada. “İşi gücü var adamın. Kimseye bir muhtaçlığı yok” diyor ama yok, inanmış sosyal medya paylaşımcımız...

Beş adım arkasındayım bu arada. Kendi alışverişini de yapıyor. En son “Su alacağım ama nasıl taşıyacağım” deyince işte sahne sıram geldi! “Yardımcı olayım” dedim ve yere koyduğu iki su şişesini aldım. “Aaa, sen ne zaman geldin evladım” dedi. “En baştan beri buradayım. Galiba sen artık iyi göremiyorsun” dedim. Bakkal koptu gülmekten. Neyse, suları aldım. Kendi aldıklarımı bir koluma taktım, öbür elime de bastonumu alıp çıktım. Onun sularını kapısına bıraktım.

Bambaşka bir beni başkasından dinledim. Neyse, beni bilen biliyor diyeceğim. Bilmelerinde bir sorun yok ama genelde yanlış biliniyorum galiba. Siz ne düşünüyorsunuz? En iyisi ‘yorumlar’da buluşalım. Her sese iyi pazarlar...

Habere git