Balıkesir’de peş peşe depremler: ‘Olağan dışı seyir izliyor’ | Prof. Dr. Pampal’dan magma uyarısı

3 saat önce 28

Oluşturulma Tarihi: Ocak 24, 2026 12:01

Balıkesir’de art arda yaşanan depremler, merkez üssüne yakın bölgelerde yaşayanları en ufak sarsıntıda bile tedirgin ediyor. 5.1 büyüklüğündeki depremin ardından gelen sarsıntılar, “deprem fırtınası” tartışmalarını yeniden gündeme taşırken, hareketliliğin neden sönümlenmediği merak konusu. Prof. Dr. Süleyman Pampal’a göre süreç, klasik fay kırılmalarından farklı ilerliyor. Peki, Sındırgı’daki bu hareketliliğin nedeni ne? Ne kadar daha sürecek? Prof. Dr. Pampal, özellikle kritik bir faya dikkat çekerek, Hürriyet.com.tr’ye çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde dün saat 00.24’te 5.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem; Marmara ve Ege Bölgesi’ndeki; İstanbul, Uşak, Kütahya, İzmir, Bursa, Yalova gibi birçok şehirden de hissedildi.

Yaşanan deprem sonrası büyüklüğü 2-3 arasında değişen sarsıntılar olsa da bugün 10.34’te 10 saniye arayla merkez üssü Sındırgı ilçesi olan 4.1 ve 4.2 büyüklüğünde iki deprem daha meydana geldi.

Şehirdeki artçı sarsıntılar sürüyor ve uzmanlara göre bu durumun bir süre daha devam etmesi bekleniyor. Böyle bir “deprem fırtınasının” içinde yaşamak bölge halkı için oldukça zor.

Özellikle depremin merkez üssüne yakın bölgelerde yaşayanlar, en ufak sarsıntıda bile büyük endişe yaşıyor. Peki, birkaç ay öncesine kadar sönümlendiği düşünülen fay, neden yeniden 5 büyüklüğüne kadar deprem üretmeye başladı?

 ‘Olağan dışı seyir izliyor’ | Prof. Dr. Pampal’dan magma uyarısı

Konuyu Prof. Dr. Süleyman Pampal’a danıştığımda bölgede devam eden sismik hareketliliği olağan dışı olarak tanımladı ve çok önemli bilgiler paylaştı.

‘SİSMİK HAREKETLİLİK BAŞINDAN BERİ OLAĞAN DIŞI BİR SEYİR İZLİYOR’

Prof. Dr. Süleyman Pampal, “Bölgedeki sismik hareketlik, başından itibaren olağan dışı bir seyir izliyor. Bu da zaten bilim çevrelerince kabul edilmiş durumda” dedi.

Pampal, yaşanan sürecin bir ‘deprem fırtınası’ niteliğinde olduğunu vurgulayarak, şu ana kadar bir yıla yakın süre içerisinde 25 binin üzerinde depremin kaydedildiğini, son iki gündeki sarsıntılarla bu sayının daha da arttığını söyledi.

 ‘Olağan dışı seyir izliyor’ | Prof. Dr. Pampal’dan magma uyarısı

Bu tür sismik dizilere nadiren rastlandığını ifade eden Pampal, yakın zamanda meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki deprem öncesinde de küçük ölçekli depremlerin yaşandığını, ardından kısa süreli bir durulma görüldüğünü ancak sonrasında yeniden artış yaşandığını aktardı.

Uzman isim, son dönemde depremlerin 6 büyüklüğüne ulaşmadığını ancak 5 büyüklüğünün görüldüğünü, sönümlenme eğilimi gözlenirken yeniden 4 büyüklüğüne varan sarsıntıların kaydedildiğini dile getirdi.

BU OLAĞAN DIŞI SİSMİK SÜRECİN NEDENİ NEDİR?

Prof. Dr. Süleyman Pampal, bölgede yaşanan depremlerin klasik bir fay kırılmasından farklı bir süreç izlediğini belirterek, “Normalde bir depremde belirgin bir fay kırılır, öncü şoklarla başlayan süreç ana şokla devam eder ve ardından artçılar görülür; depremin etkisi fayın özelliğine bağlı olarak haftalar ya da aylar içinde sönümlenir, ancak burada durum farklıdır; burada ana şok diyebileceğimiz iki ayrı 6,2 büyüklüğünde deprem yaşandı ve bu depremler artçılar şeklinde devam ediyor” dedi.

Pampal, bu farklılığın temel nedeninin magmatik aktivite olduğuna dikkat çekerek, “Burası baştan beri üzerinde durduğum gibi alttaki magmatik aktivitenin etkisi altındadır; Ege Denizi’nde Santorini çevresinde yaşanan sürecin benzerini karada yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

‘VOLKANOLOJİK ÇALIŞMALARDA MAGMANIN YÜZEYE YAKLAŞTIĞI GÖRÜLÜYOR’

Bölgenin jeolojik özelliklerine de değinen Pampal, “Bu alanın hemen güneyinde Kula volkanikleri bulunuyor; yaklaşık 5 bin yıl önce patlamış ve çevreye ciddi hasar vermiştir; Türkiye’nin en genç volkanik alanı Kula’dır” dedi.

Yapılan bilimsel çalışmalara işaret eden Pampal, “Volkanolojik çalışmalarda magmanın yüzeye yaklaştığı, yaklaşık 5 kilometre derinlikte olduğu görülüyor; bu nedenle magmatik faaliyete bağlı sıcak su ve gaz çıkışları mevcut” şeklinde konuştu. 

Sındırgı çevresindeki gözlemlerini de aktaran Pampal, “Depremlerin üst merkezlerinin bulunduğu Sındırgı’nın güneyindeki kesimde çalışan meslektaşlarımdan sıcak su ve gaz çıkışları olduğu bilgisini aldım; bunun anlamı, yüzey sularının faylardan aşağı inerken ısınması ve altta lavların yüzeye yakın olduğunun anlaşılmasıdır” değerlendirmesinde bulundu.

 ‘Olağan dışı seyir izliyor’ | Prof. Dr. Pampal’dan magma uyarısı

‘SINDIRGI VE SİMAV FAYLARI OLDUKÇA AKTİF’

Prof. Dr. Süleyman Pampal, bölgenin deprem kuşaklarıyla ilgili de çarpıcı açıklamalarda bulunarak, “Sındırgı Fay Zonu, Sındırgı’nın yakın batısından başlıyor. Güneybatıdaki Akhisar’dan kuzeye doğru Bigadiç’e uzanan ve kuzeye yakın kuzeydoğu, güneye doğru da güneybatı doğrultuda ilerleyen Gelenbe Fayı ile Simav Fay Zonu'nun kesiştiği bölge, Sındırgı’nın yakın batısı olarak tanımlanıyor” dedi.

Bu bölgenin tarihsel olarak aktif olduğunu vurgulayan uzman isim, “2011’de 6 büyüklüğüne yakın bir deprem, 1970’te Gediz’de 7,2 büyüklüğünde bir sarsıntı, 1995’te Dinar’da 6,1 büyüklüğünde bir deprem ve 2002’de Çay-Sultandağı’nda 6,5 büyüklüğünde bir deprem yaşandı. Bu zon, son derece aktif ve sürekli deprem üretmeye devam ediyor. Afyon’dan batıya doğru uzanan bu fay hattı, Akşehir, Konya ve Karaman’a kadar da devam ediyor” ifadelerini kullandı.

‘GELENBE FAYI BUGÜNE KADAR KIRILMADI, BU İYİ BİR ŞEY AMA…’

Prof. Dr. Pampal, fayların kırılmasının stres transferi yarattığını da açıkladı:

“Sındırgı fayları kırıldıkça hem doğuya hem batıya stres transferi gerçekleşiyor. Bu stresin en yoğun olduğu noktalar, kırığın iki ucu oluyor. Batıdaki Gelenbe Fayı da bu stres yükünü taşıyor ancak bugüne kadar kırılmadı. Bu iyi bir şey. Kırılma ihtimali var, fakat mekanizmaları farklı olduğu için çok yüksek değil. Ancak risk tamamen yok sayılmamalı.”

GELENBE FAYI KIRILIRSA KAÇ BÜYÜKLÜĞÜNE KADAR DEPREM OLABİLİR?

Prof. Dr. Süleyman Pampal, Gelenbe Fayı ile ilgili 7 büyüklüğünde bir deprem beklemediğini, ancak 6 ila 6,5 büyüklüğünde bir depremin mümkün olduğunu belirterek, “Bu ihtimal maalesef var ve bilmemiz gerekiyor” dedi.

Uzman isim şu an aktif hareketliliğin olduğu bölge başta olmak üzere, Batı Anadolu’daki deprem mekanizmasını ise şu sözlerle açıkladı:

“Kabuğun Batı Anadolu’da incelmesinin nedeni, alttaki magma yükselmesi. Türkiye’nin en ince kabuk yapısı Batı Anadolu’da bulunuyor, kalınlığı yaklaşık 15 kilometre. Doğuya doğru gidildikçe kabuk kalınlığı 30-40 kilometreye ulaşıyor. Bu nedenle doğuda kırılma zor, enerji daha uzun süre birikiyor ve çok daha büyük depremler meydana gelebiliyor.”

Habere git