
Çevre örgütü Deutsche Umwelthilfe (DUH), 2030 yılından itibaren şirketlerin yeni içten yanmalı motorlu araç satışlarının yasaklanmasını talep etmişti. Ancak mahkeme, bu talebin hukuki dayanağının bulunmadığına hükmetti.
ÜST MAHKEME ALT MAHKEMELERİ ONADI
Daha önce Münih ve Stuttgart’taki yerel mahkemeler de davayı reddetmişti. Karlsruhe’de bulunan Federal Adalet Mahkemesi, bu kararları onaylayarak davanın nihai olarak reddedilmesini sağladı.
DAVANIN DAYANAĞI 2021 KARARINA DAYANIYORDU
Dava, Almanya Federal Anayasa Mahkemesi’nin 2021 yılında verdiği ve iklim koruma önlemlerinin yetersiz olduğuna hükmettiği emsal karara dayanıyordu. Söz konusu kararda, gelecekteki kuşakların özgürlüklerinin korunması için daha güçlü iklim politikaları gerektiği vurgulanmıştı.
Ancak mevcut davada yüksek mahkeme, bu yükümlülüklerin özel şirketlere doğrudan uygulanamayacağı görüşünü benimsedi.
“İKLİM DÜZENLEMESİ YASAMANIN GÖREVİ”
Şirketler, dava sürecinde iklim hedeflerine yönelik düzenlemelerin yargı organlarının değil, yasama organının sorumluluğunda olduğunu savundu. Mahkeme de benzer bir değerlendirme yaparak, bireylerin özel şirketlere karşı bu tür talepleri hukuken zorlayamayacağına karar verdi.
Mahkeme Başkanı Stephan Seiters, şirket faaliyetlerinin bireylerin temel haklarını ihlal ettiğine dair yeterli hukuki temel bulunmadığını ifade etti.
İKLİM DAVALARI İÇİN EMSAL NİTELİĞİNDE
Bu karar, Avrupa’da şirketlere karşı açılan iklim davaları açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Kararın, benzer davalarda mahkemelerin yaklaşımını etkileyebileceği belirtiliyor.











English (US) ·