Oluşturulma Tarihi: Ağustos 19, 2026 07:00
Türkiye’nin Kuzey Ege ve Akdeniz’de deniz parkları ilan etmesi Atina’da yeni bir gerilim dalgası endişesine yol açtı. Yunanistan, konuyu BM, AB ve diğer uluslararası kuruluşlara taşımaya hazırlanırken, Ankara’nın deniz parkı ilan ettiği bölgelerin stratejik önemine dikkat çekiliyor.


Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Türkiye’nin Kuzey Ege ve Akdeniz’de iki deniz parkı ilan etmesinin deprem etkisi yarattığı Atina, tüm uluslararası kuruluşlar ve Avrupa Birliği (AB) nezdinde girişimde bulunmaya ve Ankara’ya diplomatik nota vermeye hazırlanıyor. Ta Nea gazetesi, “Fırtına geliyor”, Kathimerini gazetesi ise “Deniz parklarının ardından iki senaryo” başlıklarıyla dünkü manşetlerinde, Ankara’nın “sakin sulardan” vazgeçtiği iddiasında bulundu. İki gazete de Türk-Yunan ilişkilerinde yeni bir fırtınanın yaklaştığını savundu.
ÜÇ AYAKLI PLAN
Ta Nea’ya göre Atina, Ankara’nın hamlelerine karşı üç ayaklı bir strateji hazırlıyor. İlk aşamada Yunan makamları, Türk kararnamelerindeki koordinatları inceleyerek Ankara’nın tezlerini hukuki ve teknik açıdan çürütmeye çalışacak. Atina’nın temel hukuki dayanağını, Türkiye’nin taraf olmadığı Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS) oluşturacak.
HER YERE BAŞVURACAKLAR
İkinci aşamada Türkiye’ye diplomatik nota verilecek. Konu BM, AB, Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) ve UNESCO gibi uluslararası kuruluşlara taşınacak. Yunanistan’ın BM Genel Sekreteri’ne resmi bir mektup göndererek Türk kararnamelerini “yasa dışı” olarak nitelemesi ve konuyu AB Dışişleri Konseyi’ne taşıması bekleniyor. Atina ayrıca Türk deniz parklarının Avrupa’nın deniz sınırlarını ve Natura 2000 kapsamındaki çevre programlarını etkilediğini savunacak.
TANSİYON YÜKSELEBİLİR
Üçüncü ayakta ise Yunan Deniz Kuvvetleri ve Sahil Güvenlik’in bölgedeki faaliyetlerini sürdürmesi planlanıyor. Türk gemilerinin Yunan veya yabancı gemilere, Yunan kıta sahanlığının içinde olduğu iddia edilen bölgelerde kısıtlama getirmeye çalışması halinde, buna “uygun operasyonel karşılık” verileceği kaydedildi. Önümüzdeki dönemde, Yunan balıkçı tekneleri ile Türk Sahil Güvenliği arasında gerginlik yaşanabileceği uyarısında da bulunuldu.
SEÇİLEN ALANLAR STRATEJİK
YUNAN basınında Türkiye’nin ilan ettiği deniz parklarının stratejik önemine de dikkat çekildi.
* Kuzey Ege’deki deniz parkı, Semadirek ile Limni arasına bir kama gibi giriyor. Yunanistan’ın kıta sahanlığı ve potansiyel münhasır ekonomik bölgesi (MEB) üzerinde uzandığı ve Yunan karasularının sınırlarına kadar geldiği iddia ediliyor. Kuzey Ege ise deniz üstü rüzgâr enerjisi açısından yüksek potansiyele sahip.
* Akdeniz’deki deniz parkı ise Meis Adası’nı çevreliyor, Rodos ile Mısır arasındaki alanın büyük bölümünü kapsıyor. Yunan kıta sahanlığını neredeyse tamamen kapsadığı, Türkiye’nin bu hamlelerle, Yunan adalarını Türk yetki alanlarıyla çevrili bir denizin içine hapsetmeye çalıştığı iddia ediliyor. Doğu Akdeniz’deki bölge, Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ı Avrupa enerji şebekesine ve İsrail’e bağlayacak elektrik bağlantısı projesi üzerinde yer alıyor.
İKİ SENARYO İHTİMALİ
Kathimerini gazetesi Atina’nın Ankara’nın bundan sonraki hamlelerine ilişkin iki senaryo üzerinde durduğunu yazdı. İlk senaryoya göre Türkiye, ilan ettiği deniz parklarında balıkçılık ve deniz ulaşımı gibi faaliyetlere fiili kısıtlamalar getirebilir. İkinci senaryo ise Yunanistan açısından daha kapsamlı bir meydan okuma olarak değerlendiriliyor. Buna göre Ankara, “Mavi Vatan” doktrinini yasalaştırarak MEB ve kıta sahanlığı sınırlarını belirleyebilir ve Ege’de bazı bölgeleri “özel statülü” alanlar olarak tanımlayabilir.
Haber Bültenleri ve E-Posta Tercihleri
Türkiye ve dünyadaki en güncel gelişmelerden haberdar olmak için, bültenlerin gönderileceği e-posta adresini girin.

2 hafta önce
40










English (US) ·