Asıl mücadele ABD ile İngiltere arasında mı?

1 saat önce 30
Anasayfa Yazarlar Melih Altınok

Melih Altınok

Giriş Tarihi: 02 Mayıs 2026

Dünya siyasetindeki temel gerilimi "ABD-Çin rekabeti" klişesine indirgemek kolay ancak eksik kalıyor.
Asıl çatlağın Atlantik'in iki yakası arasında, özellikle İngiltere-ABD ilişkisinde derinleştiğini gösteren pek çok işaret var.
Trump'ın 2025 Londra ziyaretinde iki ülke arasındaki bağı "özel" diye nitelemesi dikkat çekiciydi. Kral Charles III ise Washington'daki konuşmasında bu ilişkinin tek yönlü bir sadakat olmadığını hatırlatmak istedi. Kongre kürsüsünden "Burning of Washington" göndermesi, basit bir tarihî anekdot değildi. Kimilerinin söylediği gibi nazikçe hiç değildi. Açıkça sahnede bir dirsekti.
Trump ise aynı sahnede daha güncel ve sert bir dil kullandı: Tarifeler, savunma harcamalarında "adil paylaşım", İskoç viskisine getirilen kolaylıklar... Bunların hepsi "anahtar bende" hatırlatması gibiydi.
Charles'ın Kanada'daki ortak spor organizasyonlarına işaret etmesi ise meselenin coğrafi boyutunu ele verdi.
Kanada sadece bir örnek. Asıl konu, iki ülkenin nüfuz alanlarının üst üste binmesi.
Atlantik dünyasında enerji koridorları, deniz geçitleri ve kritik altyapılar Washington ve Londra tarafından farklı dillerle okunuyor.
Haritaya baktığınızda her "kanal"ın ayrı bir hikâyesi var: Süveyş'ten Panama'ya, İstanbul Boğazı'ndan Hürmüz'e, Ümit Burnu'ndan Falkland Adaları'na...
Ve İngiltere her birinde varlığını sürdürüyor.
Washington bu hatları ağırlıklı olarak güvenlik ve askerî erişim üzerinden değerlendirirken, Londra sigorta, finans, diplomasi ve hukuk üzerinden aynı hatlara tutunuyor.
Aynı suya bakıp farklı derinlikler ölçüyorlar.
Bu fark, üçüncü ülkelerle kurulan ilişkilerde de belirgin şekilde ortaya çıkıyor. ABD daha katı güvenlik çerçeveleri ve blok siyaseti önerirken, İngiltere esnek ticaret ve diplomasi paketleriyle alternatif sunuyor. Biri "hizalan" derken diğeri "bağ kur" vurgusu yapıyor.
Brexit sonrası Londra'nın yeni ticaret hatları arayışı, AUKUS gibi yapıların içinde "köprü" rolünü büyütmesi ve Washington'ın NATO ile Avrupa yükümlülüklerini daha sert muhasebeye çekmesi...
Müttefiklik devam ediyor ama ilişki yeniden kalibrasyon sürecinde.
Washington ziyareti, iki farklı üslubun aynı masada nasıl çarpıştığını net gösterdi. Cümleler nazik, alt metinler ise oldukça keskin. Atlantik'in ortasında eski bir ortaklığın sınırları yeniden çiziliyor ve o çizgi, sandığımızdan daha kalın.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın

Habere git