
Bu yıl ilki gerçekleştirilen Antalya Natürel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması kapsamında düzenlenen çalıştayda, kaliteli üretim, izlenebilirlik, markalaşma ve turizm entegrasyonu konuları masaya yatırıldı.
PAMFİLYA’DAN GÜNÜMÜZE UZANAN POTANSİYEL
Raporda, Antalya’nın Pamfilya döneminden bu yana zeytinyağı üretim geleneğine sahip olduğu vurgulandı. Bölgenin güçlü bir üretim altyapısı ve iklim avantajına sahip olduğu belirtilirken, kalite standardizasyonu ve marka kimliği konularında atılacak adımların sektörü daha rekabetçi hale getireceği ifade edildi.
Akademisyenler, üreticiler, turizm temsilcileri ve kamu kurumlarının katkılarıyla hazırlanan raporda, özellikle:
Kalite odaklı üretim modeline geçiş
Ürün izlenebilirliğinin artırılması
Coğrafi kimlik ve markalaşma çalışmaları
Zeytinyağının turizmle entegre edilmesi
başlıkları ön plana çıktı.
ZEYTİNYAĞI KOORDİNASYON KURULU ÖNERİSİ
Raporda ayrıca üretimden ihracata kadar süreci yönetecek bir Zeytinyağı Koordinasyon Kurulu kurulması önerildi. Bu yapının, sektörün planlı büyümesini ve ihracat potansiyelinin artırılmasını sağlayacağı kaydedildi.
“2026-2035 DÖNEMİNDE GÜÇLÜ MARKA HEDEFİ”
ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Antalya’nın zeytinyağındaki potansiyelini kalite, kimlik ve katma değer çerçevesinde ele aldıklarını belirtti.
Çandır, 2026-2035 döneminde Antalya zeytinyağını sürdürülebilir, izlenebilir ve güçlü bir marka kimliğiyle daha üst konuma taşımayı hedeflediklerini vurguladı.
Şakir Fırat Erkal ise kalite odaklı üretim ve teknik uygulamaların yaygınlaştırılmasının büyük önem taşıdığını belirterek, kamu-üniversite-sektör iş birliğinin güçlendirilmesiyle potansiyelin sahaya daha hızlı yansıyacağını ifade etti.











English (US) ·