Ankara’yı üst lige taşıyacak tarihi fırsat

1 gün önce 36

Hürriyet yazarı Fatih Çekirge’nin zirve arifesinde kaleme aldığı köşe yazısında vurguladığı gibi, “Ankara’da NATO’nun savunma konseptine yeni bir misyon önerilecek.” Küresel barışın, bölgesel istikrarın ve savunma sanayiindeki yeni doktrinlerin tartışılacağı bu zirve, Ankara’yı ‘dünyanın merkezi’ podyumuna çıkarırken, bu devasa vitrinin arkasında çok ciddi bir ekonomik hareketlilik potansiyeli var.

KISA VADEDE 10 MİLYAR TL

Büyük diplomatik organizasyonların ev sahibi şehirlere getirdiği doğrudan nakit akışı yadsınamaz. 8 bini aşkın delege, bürokrat ve uluslararası basın mensubunun başkente akın etmesi, yerel hizmet sektöründe tam anlamıyla bir ‘altın çağ’ yaratıyor.

Anadolu Turizm İşletmecileri Derneği (ATİD) Başkanı Birol Akman’ın kamuoyuna yansıyan güncel verileri, bu dopingin boyutunu gözler önüne seriyor. Akman, zirvenin Ankara ekonomisine 8 ila 10 milyar TL arasında doğrudan bir katkı sunacağını öne sürerken, başkentteki 5 yıldızlı otellerin doluluk oranlarının yüzde 100’e ulaştığını ve oda fiyatlarının dörde katlandığını ifade etti. Normal şartlarda yaz aylarında yüzde 50-55 dolulukla çalışan Ankara otelleri ve dolayısıyla yeme-içme, ulaştırma, lojistik sektörlerinin temmuz ayına muazzam bir ciro patlamasıyla başladığına kuşku yok.

Ancak meselenin özü, sadece bu 15 günlük dönemsel doluluklara sıkışıp kalmamakta yatıyor. Asıl başarı, bu anlık ciroları uzun vadeli, sürdürülebilir bir katma değere dönüştürebilmekte.

PRAG VE VILNIUS ÖRNEKLERİ

Geçmiş NATO zirvelerine ev sahipliği yapan şehirlerde kalıcı bir dönüşüm olup olmadığını yapay zekâ yardımıyla araştırdım. İki çarpıcı örneğe ulaştım:

2002 Prag Zirvesi: Çekya, Demir Perde sonrasındaki bu tarihi zirveyi bir ‘vitrin’ olarak kullandı. Zirve vesilesiyle şehrin tüm kongre ve lojistik altyapısı yenilendi. Prag, bu organizasyonla dünyaya sunduğu ‘güvenli ve modern mega-etkinlik merkezi’ imajı sayesinde, takip eden 5 yıl içinde Avrupa’nın en çok tercih edilen ilk 5 kongre ve etkinlik destinasyonundan biri haline geldi. Turizm gelirleri katlanarak büyüdü.

2023 Vilnius Zirvesi: Litvanya diplomatik ilginin zirveye çıktığı bu dönemi doğrudan ‘teknoloji ve siber güvenlik yatırımları’ çekmek için bir fırsata çevirdi. Küresel medya görünürlüğünü arkasına alan Vilnius, sonraki iki yılda fintech (finansal teknolojiler) ve savunma yazılımları alanında milyarlarca dolarlık doğrudan yabancı yatırım (FDI) çekmeyi başardı.

Ankara’yı üst lige taşıyacak tarihi fırsat

KONGRE BAŞKENTİ ANKARA

İşte tam bu noktada, Ankara Sanayi Odası (ASO) Meclis Üyesi ve Ankara Turizm Derneği (ATD) Başkanı Berker Bülbüloğlu’nun tespiti kritik bir stratejik yol haritasına işaret ediyor: “NATO Zirvesi, Ankara’nın uluslararası etkinlik ekonomisine geçişinde önemli bir dönüm noktası olabilir.”

Bülbüloğlu’nun da altını çizdiği üzere Ankara; artık sadece memur ve bürokrasi şehri algısını yıkarak kültür, gastronomi, deneyim ve en önemlisi nitelikli kongre turizminin küresel merkezlerinden biri olduğunu bu zirveyle kanıtlamak zorunda. Normal bir turistin günlük ortalama harcaması 100 dolar seviyelerindeyken, bu tarz üst düzey diplomasi ve ticaret organizasyonları için şehre gelen nitelikli ziyaretçinin harcama çarpanı katbekat daha yüksek. NATO Zirvesi’ni sorunsuz, güvenli ve yüksek bir altyapı kabiliyetiyle tamamlamak, Ankara’ya önümüzdeki 5 yıl boyunca uluslararası dev tıp, teknoloji ve ticaret kongrelerini çekmek için dünyanın en prestijli referans kartını verecektir.

Ankara, 202’daki ‘Türk Dünyası Turizm Başkenti’ unvanını bu küresel NATO zirvesi ile taçlandırıyor. Eğer biz bu zirveyi sadece liderlerin ağırlandığı bir diplomasi trafiği olarak görmeyip; savunma sanayii ihracatı, yeşil dönüşüm tedarik merkezliği ve nitelikli kongre turizmi başlıklarında bir ekonomik kaldıraç olarak kullanabilirsek, Ankara ekonomisini küresel arenada kalıcı olarak bir üst lige taşımış olacağız. Tarihi fırsat kapımızda; şimdi bunu kalıcı bir başarı öyküsüne dönüştürme zamanı.

SAVUNMA SANAYİİ KALDIRAÇ OLUR

YAZIMIN başında Fatih Çekirge’nin işaret ettiği ‘yeni savunma konsepti’ vurgusuna dikkat çekmiştim. Ankara ekonomisinin can damarı olan savunma sanayii kümelenmesi (ASELSAN, TAI, ROKETSAN, HAVELSAN ve yüzlerce yerli KOBİ) için de eşsiz bir pazar yeri anlamına geliyor. Üye ülkelerin savunma bütçelerini artırdığı bu konjonktürde, otonom sistemlerden siber güvenliğe kadar Türk savunma sanayiinin ortaya koyduğu maliyet/performans odaklı başarı hikâyeleri, doğrudan karar vericilerin radarında olacak.

Habere git