Algoritma tünellerinde ‘Kaybeden Türkiye’...

1 saat önce 30

Memleket meselesi olarak gördüğüm "algoritma dünyasını", "içerik tünellerinde bocalayan hayatları" ve "ürettiği maliyeti" anlatmaya devam ediyorum. Küresel sosyal ağların tekelindeki bu oyunda kaybeden Türk insanı, Türkiye ekonomisi ve Türk medyası...
Öyle karmaşık denklemlere girmeye bile gerek yok. Yakın örnek, yakın tarihte Avustralya'dan. Sosyal medya şirketlerinin kurduğu tezgâha karşı çıkan ülkelerin başında Avustralya geliyor. Ve bakınız, son olarak nasıl bir düzenleme hazırlığı içindeler:
Avustralya Hükümeti, "Dijital Özen/ Yükümlülük Sorumluluğu" (Digital Duty of Care) adı verilen yeni bir çalışmayı tamamlamak üzere. Ana fikirleri şöyle:
"Facebook, Instagram, Tik Tok, YouTube gibi platformlar kullanıcının tercihini esas alan 'algoritmik içerik akışını' kapatma seçeneği sunmalı!"
Bu tedbir yürürlüğe girerse...
Malûm platformların, bireyleri sürekli yeni içeriklere yönlendiren özel tavsiye sistemi, kişinin isteğine bağlı olarak devre dışı bırakılabilecek. Kullanıcılar, takip ettikleri hesaplardan gelen içerikleri görüp görmeme noktasında daha fazla kontrol sahibi olacak!
Avustralyalılar diyor ki...
"Sosyal medya algoritmaları yalnızca 'ilginizi çekebilecek içeriklerle' yetinmiyor. Kullanıcıları, platformda daha uzun süre tutacak içerikleri de seçiyor. Örneğin, bir kullanıcının izlediği videoyu analiz eden sosyal medya yazılımları, bireye benzeri içerikleri de gösterip, manipüle edebiliyor. Kişi, farkında olmadan 'algoritmik içerik tünelinde' kayboluyor!"
Sonrası...
Bedel ödemeden kullanılan yerel içerikler. Oluşturulan suni reklam dalgasında sörf yapan sosyal ağlar. İçerik üreticisi milli medya aleyhine sağlanan haksız kazançlar. Ve bu gelirlerin bilâbedel kaynak ülkeye transfer edilmesi!

***

Bir başka dikkat çekici gelişme ise ABD'den...
The Seattle Times ve Newsday, haber ve makalelerinin izinsiz olarak yapay zekâ modellerini eğitmek amacıyla kullanıldığı gerekçesiyle OpenAI ve Microsoft'a "telif hakkı ihlâli" davası açtı.
Şu an federal mahkemeye taşınan iddialara göre...
Teknoloji devleri, abonelik duvarlarını ve erişim kısıtlamalarını aşarak yüzlerce haber sitesini tarıyor.
OpenAI ve Microsoft, makaleleri kendi sunucularına aktarırken "yazar isimleri, yayın adı, telif hakkı bildirimleri" gibi sahiplik belirten kritik bilgileri siliyor.
Yapay zekâ robotlarının (ChatGPT ve Copilot), doğrudan gazetelerin içeriklerini kopyalayarak, kendi kullanıcılarına yanıt ve özet üretmesi ise orijinal haber sitelerinin trafiğini kesiyor, reklam gelirlerine büyük darbe vuruyor.
Tabii kritik bir ayrıntı daha verelim!
Trump yönetimi, bu emsal davanın yapay zekâ sektöründeki küresel Amerikan liderliğini zedelememesi gerekçesiyle mahkemeye, " OpenAI lehine görüş iletti!"

***

Bir de "Mobil Reklam Kimliği" (MAID: Mobile Advertising ID) konusu var.
Akıllı telefonunuz, tabletiniz veya akıllı saatinize işletim sistemini kuran şirket tarafından "özel bir dijital numara" tanımlanıyor. İnternette reklam piyasasını şekillendiren aktörler bu altyapıdan istifade ederek kişisel, bölgesel vb. profiller oluşturabiliyor. Telefonunuza indirdiğiniz alışveriş uygulamaları veya haritalar arka planda reklâm kimliğini okuyor. Bu sayede; hangi saatte, hangi uygulamayı açtığınız, ne tür ürünlere baktığınız dijital koda kaydediliyor. Sizi, sizden iyi tanıyan algoritmalar, reklâm kartelini ele geçiren sosyal medya şirketleri aracılığıyla size hitap edeceğini öngördüğü ürün seçeneklerini sunuyor. Saatlerce içerik tünelinde dolaştırıyor. Paraya para demiyor.
Özetle...
Sosyal medya ağlarının perde arkası gerçeklerinin bilinmesi ve buna göre idari ve yasal reçete yazılması gerekiyor!

Habere git