A Haber, Türkiye'nin yakın tarihine damga vuran Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) medya yapılanmasını ve algı operasyonlarını hazırladığı "İşgal Medyasına Karşı Direniş" belgeseliyle mercek altına alıyor. Belgesel, 15 Temmuz hain darbe girişimine uzanan süreçte örgütün medya üzerinden yürüttüğü propaganda faaliyetlerini ve bu süreçte kamuoyunda tartışma konusu olan siyasi söylem ve gelişmeleri arşiv görüntüleri, belgeler ve tanıklıklar eşliğinde ekrana taşıyor.
Tarih, kriz anlarında kimin nerede durduğunu ve hangi safta yer tuttuğunu asla unutmayan dev bir hafızadır.
Türkiye'nin demokrasi tarihinde milli iradeyi hedef alan her alçak müdahalenin öncesinde, hep aynı sinsi senaryo sahnelendi. Henüz tanklar sokaklara çıkmadan, hainlerin silahları ateşlenmeden çok önce, kamuoyunu zehirlemeye yönelik yoğun bir propaganda süreci başlatıldı.
Gazete manşetleri, televizyon yayınları ve çeşitli medya organları üzerinden pompalanan söylemlerle toplumun algısı adım adım şekillendirilmek istendi.
KİRLİ PROPAGANDA VE ALGI OPERASYONLARI
Hain terör örgütü FETÖ, yıllar boyu sinsice kurduğu devasa medya ağıyla sadece haber üretmedi; doğrudan Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni ve kurumlarını hedef alan bir psikolojik harp yürüttü.
Belgeselde yer alan tespitlere göre, örgüte bağlı yayın organlarında devlet kurumları fütursuzca hedef alındı, henüz başlamamış soruşturmalar hakkında peşin hükümler verildi ve kamuoyu her fırsatta manipüle edilmeye çalışıldı.
Daha sonra açılan davalarda ve verilen mahkeme kararlarında, bu medya yapılanmasının basit bir gazetecilik faaliyeti değil, "Örgütsel faaliyetlerin ayrılmaz bir parçası olduğu" tespit edildi.
HEDEF: SİYASİ İSTİKRAR VE MİLLİ GÜVEN
Örgütün medya yapılanması; köşe yazılarından yapım içeriklerine, gazete manşetlerinden televizyon programlarına kadar her alanı adeta birer virüs gibi sardı.
Bu geniş yayın ağının tek bir amacı vardı: Devlet kurumlarına duyulan güveni temelinden sarsmak, siyasi istikrarı tartışmaya açmak ve örgütün karanlık emelleri doğrultusunda psikolojik bir üstünlük kurmak. Kamuoyunda oluşturulmaya çalışılan bu yapay algı, vatanın birliğine kastedenlerin en büyük cephanesi haline getirildi.
SAHADA VATAN MÜCADELESİ EKRANDA PENGUEN SİYASETİ
15 Temmuz gecesi ve öncesindeki kritik süreçte, sadece sokaktaki çatışmalar değil, ekranlardaki duruşlar da tarihe not düşüldü.
Türkiye'nin geleceğinin tayin edildiği o tarihi anlarda, halkın gerçekleri öğrenmesi gerekirken bazı yayın organlarının tercihleri "İbretlik bir tablo" olarak kayıtlara geçti. Millet sokakta mermilere göğüs gererken, bazı ekranlarda gerçeklerden kopuk içeriklerin yer alması, ihanetin medyadaki boyutunu bir kez daha kanıtladı. Oysa sahada, canı pahasına vatanını savunan bambaşka bir Türkiye vardı.
A HABER: MİLLİ İRADENİN YILMAZ KALESİ
İşgal medyasının tüm karartma çabalarına rağmen A Haber, o karanlık geceyi aydınlatan ve milli iradenin sesi olan yegane kale oldu. Gelişmeleri sahadan kesintisiz bir şekilde aktaran A Haber; canlı yayınları, kritik muhabir bağlantıları ve özel dosyalarıyla hainlerin tüm planlarını deşifre etti.
Yayınlarında sadece anlık gelişmelere değil, olayların perde arkasındaki kirli ittifaklara ve uzman analizlerine de geniş yer vererek, izleyicilerine "Tartışmaların tüm boyutlarını ve gerçekleri aktarmayı amaçlayan bir yayın akışı" sundu.

1 saat önce
37










English (US) ·