Alevi şakası, Atatürk şakası, din şakası

1 gün önce 31

Bazıları “Aman Tanrım! Ne kadar da hoşgörüsüzler” falan diye tepki göstermeye başladılar.

*

Bu tepkiyi gösterenlerin çoğu...

- Alevilerle ilgili şakalar konusunda... Acayip hassastırlar.

- Atatürk’le ilgili şakalar konusunda... Korkunç hassastırlar.

*

Kendi hassasiyetleri konusunda sonsuz, sınırsız ve ödünsüz biçimde hassas olanlar, başkalarının hassasiyetleri söz konusu olunca alabildiğine vurdumduymazlar.

*

- Bir Alevi şakası söz konusu olduğunda... “Böyle mizah olmaz kardeşim” tavrı.

- Bir din, Kuran, Allah şakası söz konusu olduğunda... “Ne var bunda kardeşim” tavrı. 

*

- Bir Atatürk şakası söz konusu olduğunda... “Savcılar göreve” çığlıkları.

- Bir din, Kuran, Allah şakası söz konusu olduğunda... “Savcı ne karışıyor bu işe” tavrı.

*

Şakada seçici, hassasiyette seçici, savcıları göreve çağırırken seçici.

Allah bu seçiciliğin cezasını versin.

BİR REİSÇİLİK ÖLÇÜSÜ

Bir insanın “Reisçi” olup olmadığını anlamak için çok basit bir ölçü:

*

Eğer kendisini “Reisçi” olarak tanımlayan herhangi biri...

Tartışmanın odağı CHP içindeki iç kargaşayken...

CHP’deki iç kargaşayı bir tarafa bıraktırıp AK Parti’yi ve Erdoğan’ı tartıştırıyorsa...

O kişi isterse günde 48 defa “ben Reisçiyim” diye haykırsın.

Asla gerçek bir Reisçi değildir.

ŞIRNAK REKTÖRÜ PALAVRASI

Şırnak Üniversitesi Rektörü, nasıl bir rektördür? Bilmiyorum. İyi işler mi yapıyor? Bilmiyorum. Kendisini tanımam etmem.

*

Fakat bildiğim bir şey var: Bu rektörle ilgili dönem dönem palavra haber yapıyorlar. Adamın söylemediklerini söylemiş gibi yayınlıyorlar. Üstelik bunu yapanlar, dijitalde adı sanı belli yayın organları.

*

Mesela son palavraya göre Şırnak Üniversitesi Rektörü, “Ben buranın emiriyim. Ben ne dersem o olur. Akrabalarımı üniversiteye tabii ki doldururum” falan demiş.

*

Bir baktım: Adam yalanlamış bunu. “Böyle bir şey söylemedim” demiş. “Bu tamamen palavra” demiş. Dolaşıma sokulan metnin kendisine ait olmadığını söylemiş. Tabii ki tınnn... Yalan yedi kıtayı çoktan dolaşmış durumda.

*

Teyit etmiyorlar. Minnacık bir araştırma yapma zahmetine girmiyorlar. Suçlanan kişiye bir alo demiyorlar. 

Yaptıkları tek şey şu: Palavrayı gerçekmiş gibi sunarak adamın şerefiyle, haysiyetiyle, onuruyla oynuyorlar.

*

Ondan sonra da “dezenformasyon yasası, özgür basın bla bla bla” diye ağlaşmalar falan.

Sanki basın özgürlüğü, insanların şerefleriyle oynama özgürlüğüymüş gibi.

BU SEFER GÜLDÜRMEDİ

Selahattin Demirtaş, mizah duygusu çok gelişmiş biridir.

İnce görür, iyi mizah yapar, taşı gediğine koyar, ironisini çaktırmaz.

*

Deniz Göktaş’la ilgili mizahi bir metin kaleme almış Demirtaş. 

Baştan sona mizah yapma çabasıyla kaleme alınan bu metni, heyecanla okudum. 

Sonuç? Tam bir hayal kırıklığı!

Berbat bir mizah. İncelikten uzak bir ironi. “Bu ne ya” dedirten bir yaklaşım. Utandıran bir güldürme çabası.

*

Mizahın şöyle bir kötü huyu vardır:

İyisi adamı göklere çıkarır / Kötüsü adamı perişan eder.

BATI MEDYASINA TÜRKİYE’Yİ ANLATMAK

Özgür Özel, Batı medyasına Türkiye’yi ve Erdoğan’ı anlatmaya devam ediyor.

Bu kez seçtiği yayın organı: Financial Times.

*

ABD’li herhangi bir muhalif lider, herhangi bir Türk, Rus, Çin ya da Arap gazetesine Trump’ı anlatmaya tenezzül etmezken...

Neden bizim muhalif liderimiz, bir İngiliz gazetesine Erdoğan’ı anlatmaya bu kadar hevesli olabiliyor?

*

Üstelik Batı medyasına Türkiye’yi anlatmanın eski havası ve anlamı kalmamışken bizim muhalif liderimiz neden ısrarla bu küf kokulu eyleme devam ediyor?

*

Gelişmeleri mi okuyamıyor? 90’larda mı kaldı? Yeni stratejiler mi çizemiyor? Ezberine mi devam ediyor? Kendisine fayda getirmeyecek işlerle uğraşmaktan mı hoşlanıyor?

Hangisi?

ANAP GİBİ PARTİYE KASKETLİ YANIT MI

Ekrem İmamoğlu, yeni kurulacak partinin...

ANAP’ın yeni sürümü gibi olmasını istiyormuş.

*

Özgür Özel’in İzmir ve civarında yeni parti sinyalini çok güçlü biçimde verirken başına bir Ecevit kasketi takması...

“Hayır, yeni parti ANAP’ın yeni sürümü olmayacak” yanıtının sembolü mü acaba?

*

Sembollere çok büyük anlamlar yüklemem ama bu sembol nedense bana anlamlı geldi.

Alevi şakası, Atatürk şakası, din şakası

ENTERESAN ZATLAR

- DARON ACEMOĞLU: Koç Üniversitesi’nde “bilimsel özerkliğin sermayeden de bağımsız olması” gerektiğine dair bir nutuk çekmiş. Koç’u sermayeden saymıyor galiba?

- NASUH MAHRUKİ: Kaslı memelerini gösteren bir dövme videosu paylaşmış. “Dikkat çekmezsem ölürüm” hastalığı mı bu?

-BÜLENT ARINÇ: Hep öfkeyle dinliyordum kendisini. Son röportajını dinlerken baktım: Sıfır öfke. Şefkatle, anlayışla yaklaştım kendisine. Yaş aldıkça tolerans seviyemiz de artıyor galiba.  

Habere git