AK Parti’nin CHP’den transferlerinin dört hedefi

1 hafta önce 36

ÇEKİM ODAĞI MESAJI

Galiba AK Parti, kendisini “siyasi cazibe merkezi” olarak göstermek istiyor. Vermek istediği en önemli mesajı şu: “Çekim odağı benim, bakın herkes bana geliyor.” Kısacası AK Parti, bir güç gösterisi yapıyor.

*

HEDEF İKİ

İDDİAYI ÖRSELEMEK

AK Parti’nin bir amacı da CHP’nin meşhur “ilk seçimde iktidarız, birinci partiyiz” iddiasını örselemek. Erdoğan’ın amacı, seçmen kitlelerine “İlk seçimde iktidar olacak partiden bunca belediye başkanı kaçar mı” sorusunu sordurmak.

*

HEDEF ÜÇ

GÜVEN VE YILGINLIK

Atadan dededen CHP’li olan siyasetin en meşhur isimlerini AK Parti saflarına katmanın şöyle bir amacı da var: AK Parti’nin dostlarına güven vermek, karşıtlarına yılgınlık aşılamak. Bu da amaçlarından biri.

*

HEDEF DÖRT

PROPAGANDA

Bu transferlerle büyük bir propaganda yapıyor AK Parti. Şöyle bir propaganda: CHP’nin partiyi yönetemediği, en önemli belediye başkanlarını elinden kaçırdığı, CHP çatısı altında millete hizmet etmenin mümkün olmadığı propagandası.

 AK Parti’nin CHP’den transferlerinin dört hedefi

ÖZGÜR ÖZEL’İN YEDİ YANLIŞI

- BİR: Çok konuşuyor, çok konuşuyor, çok konuşuyor. SONUÇ: Konuşmaları ilginçliğini kaybediyor, sıradanlaşıyor.

- İKİ: Konuşmalarında lüzumsuz detaylara dalmaya bayılıyor. SONUÇ: Genel başkan ağırlığını hafifletmiş oluyor.

- ÜÇ: “Ulan” gibi, “karı” gibi bir siyasi parti liderine yakışmayacak sözler ediyor. SONUÇ: Koskoca konuşmasını bu tür kelimelere kurban ediyor.

- DÖRT: Sürekli sinir krizinin eşiğindeymiş gibi bir hava veriyor. SONUÇ: Öfke ve paniği fark eden seçmen kitlesini tedirgin ediyor.

- BEŞ: Kapasitesine uygun akılcı bir çıkış stratejisine sahip olmadığı izlenimi veriyor. SONUÇ: Kendisinden sonuç alıcı bir hamle bekleyenleri hayal kırıklığına uğratıyor.

- ALTI: Meydan okuyor ama meydan okumalarının altı genelde boş oluyor. SONUÇ: Meydan okumalarının bir kıymeti kalmıyor.

- YEDİ: Özel telefon mesajlarıyla partiyi yönetmeye çalışıyor. SONUÇ: Her mesajı, başına bela oluyor.

 AK Parti’nin CHP’den transferlerinin dört hedefi

YOLDAŞLARLA YOLLAR AYRILINCA

ÖZKAN YALIM

KANKALARIN KANKASI

Daha düne kadar hem Özgür Özel’in hem de Veli Ağbaba’nın “Bizim Yalım” dedikleri bir adam.

Bu adam CHP’de yıllarca milletvekilliği yapmış. En sonunda Uşak’tan aday gösterilmiş.

*

Kankalık o kadar kuvvetli ki...

Adam otel odasında genç bir kadınla basılınca tüm CHP, önce sahip çıkar gibi yaptılar. Sonra da zar zor partiden ihraç ettiler.

*

Özkan Yalım’ın itirafçı olup Özgür Özel ve partinin üst düzey yöneticileri hakkında savcılığa ifade üstüne ifade vermesi... Tehditle, şantajla falan açıklanamaz.

*

Özgür Özel ve CHP yönetiminin kanka seçiminin sonucudur bu.

*

AK Parti’nin CHP’den transferlerinin dört hedefi

MUHİTTİN BÖCEK

‘YAVŞAK’ İLAN EDİLDİ

Daha düne kadar “Muhittin Başkanımız direniyor” diye bin selam yolluyorlardı CHP’liler.

Tehdit altında” diyorlardı. “Adama yapmadıklarını bırakmadılar” diyorlardı.

*

Hem oğlu hem kendisi hem de gelini itirafçı olunca...

Söylem değişti.

Şimdi “Lan Muhittin. Antalya’da senin için söylenenler arşa çıkmıştı be” diyorlar.

*

İyi de madem Antalya’da Muhittin Böcek için söylenenler arşa çıkmıştı.

Niye Böcek’i “büyük direnişçi” diye selamlıyordunuz?

Niye hapishanede ziyaretine gitmek için sıraya giriyordunuz?

*

Böcek ailesiyle ilgili müstehcen görüntülerin gündeme getirilmesine “şerefsizlik” dedi, “namussuzluk” dedi, “ahlaksızlık” dedi CHP sözcüleri.

*

Muhittin Böcek itirafçı olunca...

Ulan oğlum Muhittin Böcek. Sen o görüntülerden utanmıyorsun da CHP’ye mi laf atıyorsun” diyerek...

O görüntülere sarılmaya başladılar.

AK Parti’nin CHP’den transferlerinin dört hedefi

YÜZLERİNE NASIL BAKACAK SORUNSALI

BURCU Köksal, geçmişte AK Parti’ye, Erdoğan’a çok ağır sözler etmiş ya...

Bazıları bunu hatırlatıp soruyorlar:

*

Burcu Köksal ve AK Partililer.... Birbirlerinin yüzüne nasıl bakacaklar?

*

AK Parti’nin CHP’den transferlerinin dört hedefi

Bu çok önemli sorunun yanıtını veriyorum:

*

Cemal Enginyurt, geçmişte CHP’ye, İmamoğlu’na, Özgür Özel’e çok ağır sözler etmişti.

Hakaretler, aşağılamalar, lakap takmalar falan.

*

Cemal Enginyurt, bugünlerde CHP’lilerin yüzlerine nasıl bakıyorsa...

Burcu Köksal da AK Partililerin yüzlerine öyle bakacaktır.

‘THE FAN’ FİLMİ GİBİ

GS’li futbolcu Lucas Torreira’yı takıntı haline getirmiş adam.

Sosyal medyadan takip ediyormuş, ölüm tehditlerinde bulunuyormuş falan.

En sonunda bir kafede Torreira’ya yumruklu saldırıda bulunmuş.

*

Çarpık fanatizmin öyküsünü anlatan bir filmi aklıma getirdi bu olay.

Robert De Niro’nun karanlık bir fanatiği canlandırdığı “The Fan” filmini.

*

Öfkeli, hayatı dağılmış, yalnız bir beyzbol taraftarıdır Robert De Niro.

Takıntı haline getirdiği bir yıldız oyuncuya hayatının dehşetini yaşatır.

Dur, ben bu akşam bu filmi bir daha izleyeyim bari.

KATILIM SAĞLAMAK MI? KATILMAK MI?

HERHANGİ bir toplantı daveti için arandığımızda...

Soru şöyle soruluyor:

Katılım sağlayacak mısınız?

*

Neden doğrudan “Katılabilecek misiniz, katılacak mısınız” falan denilmiyor da “Katılım sağlayacak mısınız” deniyor acaba?

Oraya bir “Sağlayacak mısın” getirildiğinde sorunun daha kibar kaçtığı mı sanılıyor?

Habere git