AK Parti Grup toplantısı | Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar

4 hafta önce 49

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şunlar oldu:

Aziz milletim, değerli vekil arkadaşlarım, basınımızın güzide mensupları, çok kıymetli misafirler, sizleri hürmetle muhabbetle selamlıyorum. Toplantımızın hayırlara vesile olmasını rabbimden niyaz ediyorum. Sevgili genç kardeşlerimize hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum.

Kavganın, itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesi ile iftihar ediyorum. Partimizi yeni katılımlar ile büyütmeye devam ediyoruz. Sevgili genç kardeşlerimize hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Bel altı vuruşların, karşılıklı itibar suikastlerinin Türk siyasetini zehirlediği bugünlerde; kardeşliği yücelten, tevazuyu büyüten, nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesiyle iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz.

Sevgili kardeşlerim, değerli yol arkadaşlarım; AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak Türkiye siyasetine kazandırdığımız seviye, bilhassa böyle zamanlarda kendini daha fazla hissettiriyor. İç politikadan dış politikaya, her alanda partimiz ve ittifakımızla diğerleri arasındaki ufuk ve anlayış farkı giderek daha fazla berraklaşıyor. Muhalefet cephesinde kaos ve kargaşa hakimken, biz uyum içinde, ittifak olarak dayanışma içinde 86 milyonun birlik ve dirliği için çalışıyoruz.

Dikkat ederseniz, gereksiz polemiklerin içine girmiyoruz. Tahriklere rağmen muhalefetin içinde debelendiği çamur güreşine bizi de çekmesine müsaade etmiyoruz. Vakarlık içinde, nezaket içinde, demokratik bir olgunluk içinde millete hizmet yolculuğumuzu kararlılıkla sürdürüyoruz. Hangi siyasi görüşten, kökenden olursa olsun, 86 milyonun mesuliyetini yüreğinde hisseden, bu ülkenin bütün vatandaşlarını samimiyetle bağrına basan bir tasavvurla yolumuza devam ediyoruz. Bunu da dostlar alışverişte görsün anlayışıyla değil, tüm kalbimizle, buna yüreğimizi koyduğumuz için yapıyoruz.

Engellere takılmadan, zorluklar karşısında pes etmeden, çirkin oyunlara, kirli senaryolara boyun eğmeden, cesur ve kararlı adımlarla belirlediğimiz hedeflerimize doğru inşallah hep birlikte ilerleyeceğiz.

Evet, ilhamını mazimizden, enerjisini istikbalimizden alan bu kutlu hareket, Allah'ın izniyle yılmadan, yıkılmadan, sarsılmadan yoluna devam edecektir. Cumhur İttifakı, büyük ve güçlü Türkiye'yi; çocuklarımızın kıvanç duyduğu geleceğine umutla, heyecanla baktığı müreffeh Türkiye'yi, aziz milletimizin de desteğiyle inşallah kısa zamanda inşa edecektir.

Rabbim dayanışmamızı daim eylesin. Son nefesimize kadar bizi bu aziz millete hizmetkarlık yapmaktan alıkoymasın diyorum.

TBMM'NİN MİSYONU VE YASAMA ÇALIŞMALARI

Değerli milletvekili arkadaşlarım, bugün bir hususun altını önemle çizmek durumundayım. İstiklal Harbimizi sevk ve idare eden Türkiye Büyük Millet Meclisi, millete hizmet mücadelesinin kurmay aklıdır, merkez üssüdür, lokomotifidir. Meclis'imiz bu misyonu ne kadar etkin yerine getirirse, bunun kazananı sorunlarına çözüm bekleyen 86 milyon olur. Halkın umut kapısı olan siyaset kurumu olur.

Bu mesuliyet bilinciyle, parlamento çatısı altındaki yasama görevimizi en iyi şekilde ifa etmenin çabasındayız. Yakın dönemde halkımızda şikayetlere konu olan fahiş site aidatlarından Türkiye'nin yatırım cazibesini artıracak çeşitli teşviklere, tarım arazilerinin korunmasından iklim kriziyle mücadeleye kadar farklı başlıklarda pek çok düzenlemeyi hayata geçirdik. Her birinizi fedakarane gayretlerinizden ötürü yürekten tebrik ediyorum.

Yargı Paketimizin yasalaşması sürecinde de sizlerden aynı kararlı tutumu sürdürmenizi bekliyorum. Hatırlatmak isterim ki Meclis tatile girmeden önce yapacak çok işimiz var. Her bir milletvekilimizin enerjisine, çalışkanlığına, üretkenliğine ihtiyacımız var. Hep birlikte çok sıkı çalışacak, milletimizin umutla beklediği düzenlemeleri hayata geçirmenin gayretinde olacağız.

Tabii burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum. Biz millete karşı görevimizi yerine getirmek için samimiyetle çalışırken maalesef muhalefet Meclis'i tıkama çalışkanlığından bir türlü vazgeçmiyor. İş yapmak, milletin derdine derman olmak varken ellerinde telefonlarla şov peşinde koşanları artık hepimiz tanıyoruz.

Üzülerek görüyoruz ki şimdi bunlara bir de şahsi kavgalarını gazi Meclis'e taşıyanlar eklenmiştir. Yüce Meclis, siyaseti kariyer ve kazanç kapısı olarak görenlerin sorumsuz eylemleri sebebiyle son günlerde hiç hak etmediği görüntülerle gündeme gelmeye başlamıştır. Ne yarım asırlık siyasi hayatımızda ne de 23 yıllık iktidarımız boyunca tanık olmadığımız hadiselerle karşılaşıyoruz.

CHP'DE NE ARARSAN VAR

Sabahın 9'unda gelip salon işgal edenimi ararsın; birbirlerine çelme takmak için türlü oyunlar çevirenlerimi ararsın; dün avuçları çatlayıncaya kadar alkışladıklarına bugün duvar olanları mı ararsın; dün halkın kahramanı ilan edip adına şarkı bestelediklerini bugün halk düşmanı diyerek linç etmeye çalışanları mı ararsın... Tekmili birden mevcut. Çerçi dükkanı gibi yok yok. Entrika, skandal, ayak oyunu, ihanet... Ne ararsan hepsi var.

Muhalefet partilerinin kendi iç meselelerinin, meclis ve demokrasi sorunu haline getirilmeye çalışılmasından duyulan rahatsızlık belirtilmiştir. Siyaset kurumunun yıpratıldığı ve Cumhuriyet ile Atatürk'ün partisi olmakla övünen bir yapının bu noktaya savrulmasının kaygı verici olduğu ifade edilmiştir.

Güçlü bir demokrasinin ayrılmaz bir parçasının, denetleme görevini layıkıyla yerine getiren güçlü bir muhalefet olduğu; vesayet altındaki veya tamamen kendi iç gündemine sıkışmış bir muhalefetin ise risk taşıdığı aktarılmıştır. 

YAPICI SİYASET ÇAĞRISI

Muhalefetin de iktidar kadar dinamik, üretken ve yapıcı olması gerektiği; ülkenin hayrına olan işlere "takoz koymak" yerine yasama süreçlerine olumlu katkı sunması beklendiği ifade edilmiştir. Özellikle meclis gündemine gelen konularda çözümsüzlüğü savunmak yerine Türk milletinin menfaatlerinin öncelenmesi gerektiği belirtilmiştir.

İster iktidar ister muhalefet olsun, tüm milletvekillerinin millete karşı sorumluluk taşıdığı ve birinci görevin ülkeye hizmet etmek olduğu hatırlatılmıştır.

Önümüzdeki dönemde meclis mesaisinin artacağı belirtilerek, milletvekillerinden bu yüce çatı altında milletin dertlerine, ihtiyaçlarına ve umutlarına çözüm üretme noktasında daha fazla gayret gösterilmesi istenmiştir.

25. YIL KUTLAMALARINA HAZIRLANIYORUZ

Partimizin 25. kuruluş yıl dönümünü, 103 yıllık cumhuriyet tarihimizde ve 76 yıllık demokrasi mücadelemizde taşıdığı öneme en uygun şekilde kutlamak amacıyla çalışmalarımızı yoğun bir şekilde sürdürüyoruz.

İnşallah 25. yılımızı hem kendi tarihimize hem de Türk siyasi tarihine geçecek zengin bir içerikle idrak edeceğiz.

Öncesinde bir başka önemli programımızı gerçekleştiriyoruz. AK Parti ile özdeşleşmiş olan istişare ve değerlendirme kamplarımızdan 33'üncüsünü inşallah bu hafta sonu Sapanca'da düzenleyeceğiz. Kampımızda bir taraftan son bir yılın muhasebesini yaparken, diğer taraftan da gelecek seneye ilişkin yol haritamıza şekil vereceğiz.

Ardından 15 Temmuz ihanetinin 10. yıl dönümünde hem şehitlerimizi şükranla yad edecek hem de milli irade destanımızı hatırlayacağız.

MEHTER MARŞI'NDAN RAHATSIZ OLAN YOBAZ ANLAYIŞLA MÜCADELE ETTİK

Burada bir hususu ifade etmek isterim; AK Parti'yi tanımlayan en iyi kavramlardan biri mücadeledir. Kuruluşumuzdan itibaren hep bir mücadele içinde olduk. Anti-demokratik güç odaklarıyla mücadele ettik. Bize siyasi ömür biçen manşetlerle mücadele ettik. DEAŞ'ından FETÖ'süne, eli kanlı terör örgütleriyle mücadele ettik. Kendini devletin sahibi zanneden bürokratik oligarşiyle mücadele ettik. Kızlarımızın başörtüsünden, çocuklarımızın hafızlığından, dinlediğimiz Mehter Marşı'ndan rahatsız olan yobaz anlayışla mücadele ettik. 

Habere git