2016'da çiftliğinde esrarengiz şekilde ölü bulunan eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun soruşturmasında sır perdesini kayıp cep telefonu aralayacak. Soruşturmayı yürüten savcılık, Arif Ahmet Denizolgun'a ait kayıp cep telefonunun izini sürüyor. Soruşturmaya dair özel bilgileri CNN TÜRK Muhabiri Merve Tokaz anlattı.
Faili Meçhul Suçluları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından, 2016 yılında hayatını kaybeden eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümündeki sır perdesi aralanmaya çalışılıyor. Şüpheler, Arif Ahmet Denizolgun'un cemaat içerisindeki birtakım hırsların kurbanı olmuş olabileceği yönünde odaklanıyor. Denizolgun'un; Alihan Kuriş ve beraberindeki isimler tarafından planlı ve kurgulu bir şekilde öldürülmüş olabileceği ihtimali değerlendiriliyor. Buna ilişkin soruşturmayı yürüten Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı çok ciddi tespitlerde bulundu.

Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünde bir FETÖ parmağı ya da izi olup olmadığı sorusu üzerine yürütülen incelemelerde kritik detaylara ulaşıldı.
TANIK İFADELERİNDE FETÖ İZİ VE MEKTUP DETAYI
Soruşturma kapsamında ifade veren beş tanığın tamamı, FETÖ izine dair önemli bilgiler paylaştı. Tanıklardan birinin ifadesi son derece kritik. Tanık beyanında şu ifadeleri kullanıyor:
Aralık 2013'te, yani Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünden 3 yıl önce Sakarya'da bir araya geldik. Yapılan sohbette Ahmet Denizolgun, 'Fetullah Gülen'den mektup geldi; ilerleyen süreçte birlikte hareket edelim diyor. Ancak ben hayır dedim, biz devletimizin yanında dururuz' şeklinde yanıt verdiğini söyledi.
Yani FETÖ elebaşı, 17-25 Aralık sürecini kastederek Arif Ahmet Denizolgun'a ölümünden kısa bir süre önce mektup gönderip "Birlikte hareket edelim" teklifinde bulunuyor. Ancak bu teklif Denizolgun tarafından "Biz devletimizin yanındayız" denilerek reddediliyor. Bu olaydan 3 sene sonra, 2016'da Denizolgun esrarengiz bir şekilde çiftliğinde hayatını kaybediyor. Dolayısıyla bu beyan son derece kritik bir nitelik taşıyor.
"BENİ ZEHİRLEYEBİLİRLER"
Bir diğer tanık ise Alihan Kuriş'in ciddi hırsları olduğunu ifade ediyor. Cemaat içerisinde bu konunun konuşulduğunu; hatta Denizolgun'un ölümünden kısa süre önce Alihan Kuriş'in cemaatin başına geçme hırsını fark ederek onu birtakım süreçlerin dışında tutacak adımlar attığını belirtiyor.
AHMET DENİZOLGUN NASIL ÖLDÜ?
Başka bir tanık ise doğrudan şu çarpıcı ifadeleri kullanıyor:
Açık bir şekilde Arif Bey'in öldürülmesinin planlandığını düşünüyorum. Arif Ahmet'in ölümünden önceki 5 yıl boyunca teşkilatla ilgili her şeyi araştırdım. Öldükten sonra neden 36 saat sonra haber verildiğinin yanıtı, bu ölümün planlı bir şekilde gerçekleşmesinden kaynaklıdır.
Soruşturmada öne çıkan en önemli detaylardan biri de bu kayıp zaman dilimi. Arif Ahmet Denizolgun, 06.09.2016 saat 15.00'te çiftliğe geliyor. Saat 17.00'de atına binip konutuna geçiyor ve seyisi Rıfat Kadirov tarafından son kez görülüyor. Ancak ölümü bir gün sonra, 07.09.2016 tarihi saat 19.30 ile 20.00 aralığında fark ediliyor. 06.09 saat 15.00'ten 07.09 saat 19.30'a kadar geçen sürede Denizolgun ortada yok ve kimse kendisine neden ulaşılamadığını sorgulamıyor. Başsavcılık, bu durumun da bilinçli olarak yapılmış olabileceği ihtimali üzerinde duruyor.
Ayrıca bir başka tanık ifadesinde, Alihan Kuriş ve annesi Ayşe Gülderen Kuriş'in kendisini öldüreceğine dair duyumlar alan Denizolgun'un "Beni belki de zehirlerler" şeklinde konuştuğunu ve bu yüzden tedbir aldığını aktarıyor.
KAYIP CEP TELEFONU BİLMECESİ
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığındaki dosya kapsamında Alihan Kuriş hâlihazırda tutuklu bulunuyor. Dosyaya yansıyan boyutlarda; Denizolgun'un, Alihan Kuriş ve kardeşi Hilmi Tuna Kuriş tarafından cemaatin başına geçmek amacıyla bilinçli olarak ortadan kaldırılıp kaldırılmadığı araştırılıyor. Tanıklar, Alihan Kuriş'in doğrudan FETÖ tarafından yönetildiğini ve FETÖ ile yoğun bağlantısı olduğunu beyan ediyor.

Soruşturmaya yön veren özel bir bilgi ise kayıp cep telefonuyla ilgili. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcısı Barış Duman'ın titizlikle yürüttüğü soruşturmada, olay döneminde Denizolgun'a ait telefonun akıbeti inceleniyor. 8 Eylül 2016'da hayatını kaybeden Denizolgun'un cep telefonunun, tereke mahkemesi yoluyla belirlenen bir kişiye teslim edildiği tespit edildi. Ancak o tarihteki mahkeme kayıtlarında telefonun kime verildiği net olarak görünmüyor.
Şu anda telefondan sinyal alınamıyor ancak cihazın Kuriş ailesi üyelerinden birinde olabileceği değerlendiriliyor. Telefonun bulunması ve içerisindeki verilerin incelenmesi ölümün arkasındaki sır perdesini aralayabilir.
HTS KAYITLARI MERCEK ALTINDA
Soruşturma derinleştirilerek sürdürülüyor. Sadece Denizolgun'un değil; Alihan Kuriş, Gülderen Kuriş ve Hilmi Tuna Kuriş'in de ölümden önceki bir ay, ölüm günü ve sonrasına ait telefon trafiği HTS kayıtları marifetiyle geriye dönük inceleniyor.
Hazırlanacak raporla, bu isimlerin FETÖ iltisaklı kişilerle ortak görüşmeler yapıp yapmadığı ortaya çıkarılacak.
Elde edilen tanık beyanları ve deliller, olayın şüpheli bir ölümden ziyade planlı bir cinayet olabileceği ihtimalini güçlendiriyor.











English (US) ·