Zafer Partisi (ZP) Genel Başkanı Prof.Dr. Ümit Özdağ’ın gündeminde “PKK’lıların affı” ve planlanan anayasa değişiklikleri var. Özdağ, “Durum düşünüldüğünden çok daha ağır. Türk milleti İstiklal Harbi neticesinde Atatürk tarafından kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin ağır çekim yıkıldığının farkında değil. Farkında olmamasının nedeni yıkımın gizli olması değil. Yıkım çok açık bir şekilde gerçekleşiyor. Ancak Türk milleti bunun ağır çekim bir yıkım olduğunun ve durumun ne kadar vahim olduğunun henüz maalesef farkında değil” diyor.
Farkında olmayanlar kim? Özdağ’a göre, Sadece AK Parti ve MHP’ye oy veren seçmen değil, Yeni Parti ve CHP’ye oy vereceğini söyleyen, Erdoğan’a muhalif olan seçmen de Atatürk Cumhuriyeti’nin ağır çekim yıkıldığını, mensup oldukları partilerin de, bu yıkımı gizlediklerini öne sürdü.
Özdağ, Türkiye Cumhuriyeti’nin nasıl yıkılmak istendiğini şöyle anlattı: “Subay, yargıç ve savcılardan doğan boşluğu FETÖ üniformalıları ile sözde hukukçuları doldurdu.
FETÖ, AK Parti’yi tasfiye edecek güce geldiğine inanmaya başlayınca, önce örtülü, 17 Aralık’tan sonra açık mücadele başladı. 15 Temmuz 2016’da FETÖ’cü darbe girişimi Atatürkçü subaylar ve halkın direnişiyle bastırıldı. FETÖ geri püskürtüldü.
15 Temmuz’dan sonra AK Parti devleti, tarikatlarla paylaşarak yönetme stratejisini sürdürdü. FETÖ’nün yerini, başta Menzil olmak üzere, başka tarikat ve cemaatler aldı. Devlet kurumları bu tarikatlar ve cemaatler arasında paylaştırılırken, Türk milliyetçisi, Atatürkçü subay ve yargıç/savcılar 15 Temmuz sonrasındaki kısa bir dönem hariç tasfiye edilmeye devam edildi. Bugün bürokrasi büyük ölçüde yıpranmış, parçalanmış ve devletin kuruluş ilkelerini koruma konusunda duyarsız bir yapıya dönüştü.
13 MİLYON YABANCI KİŞİ
2011 sonrasında ülkemize yönelik demografik bir işgal başladı. 2023’te ülkemizde 13 milyon değişik statüde yabancı yaşamaktaydı. Bunlardan 2,5 milyonunun vatandaş yapıldığı öne sürüldü. Halen Türkiye’de olan Suriyelilere de vatandaşlık verilecek.
KİM YIKMAK İSTİYOR?
Peki, kim ve neden Türkiye Cumhuriyeti’nin millî-üniter, laik devlet yapısını yıkmak istiyor? Ümit Özdağ, bu soruyu şöyle yanıtladı:
“Türkiye’de milli, üniter ve laik Türkiye Cumhuriyeti’nin yıkılmak istenmesinin nedeni İsrail’in Ortadoğu’da kendisinden başka ulus-devlet istememesidir. İsrail, 1984’ten bu yana Ortadoğu’da ulus-devletleri parçalama stratejisi izlemektedir. Kuzey Irak’ta fiili bir Kürt hükümeti oluşturuldu. Irak çok uluslu federal bir devlete dönüştürüldü.
Suriye’nin kuzeyinde PKK’nın kontrolünde bir özerk bölge oluştuğu gibi PKK-YPG’li teröristler güya Suriye ordusunun parçası olarak resmi bir statüye kavuştular.
SIRA İRAN’A GELDİ
2025 yazında sıra İran’a geldi. Ama İran ağır darbeler almasına rağmen, ABD burada bir Kürdistan kurmayı başaramadı. Anlaşılan Suriye ve İran’daki gelişmeler konusunda bilgilendirilen Erdoğan’dan da Türkiye’nin çok uluslu-özerk bölgeli bir devlete dönüştürülmesi talep edilmiştir.”
AKP-MHP-DEM İTTİFAKI
Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan’ın yeni bir oy bloğuna ihtiyacı olduğunu, bu bloğun ise DEM Parti seçmeniyle doldurulabileceğini kaydeden Özdağ, şöyle devam etti: “Gelinen aşamada Türkiye Cumhuriyeti’nin yeni bir devlete dönüştürülmesi için alınmış olan karar MHP Lideri tarafından açıklandı. Öcalan ve PKK ile müzakere ve anlaşarak ülkeyi dönüştürme kararı Bahçeli’nin DEM’lilerle tokalaşması ve Öcalan için Umut Hakkı istemesi ile gerçekleşti. 12 Temmuz 2025’te Erdoğan PKK affı ve yeni anayasa için AK Parti-MHP-DEM koalisyonunun kurulduğunu ilan etti.
PKK’ya af ve ardından gerçekleştirilmesi hedeflenen yeni Anayasa ile birlikte millî-üniter-laik Türkiye Cumhuriyeti yıkılmaktadır. 100 yıllık sorunun çözüldüğünü söylerken kast edilen millî-üniter devletin çözülmesidir.
“KURUCU ÖNDER”
Bahçeli, Öcalan’dan ‘kurucu önder’ diye söz ediyor. Bu sözler Öcalan’ın kurulmak istenen yeni cumhuriyette sahip olacağı kurucu rol ile ilgilidir. Yıkılması hedeflenen Cumhuriyetimizin yerine ise adı aynı olsa bile çok uluslu (eşit yurttaşlık) ve özerk bölgeli (Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı) ve iki resmî dilli (kamu hizmetlerinin Kürtçe olması ve Kürtçe eğitim) bir devletin kurulması hedefleniyor.”
Özdağ’a göre halkın yüzde 80’i sürece karşı.
Bölünmeyi ancak milli irade engeller
CHP ve YENİ Parti’nin yasayadesteğini de eleştiren Özdağ, bu tavrın Cumhuriyeti dönüştürme projesine payanda olduğunu söyleyerek şöyle devam etti: “YENİ Parti-Özgür Özel, CHP’den ayrı Öcalan Komisyonu masasına oturdu ve imza verdi. Vekillerin çoğu PKK affına ‘Hayır’ dese de, YENİ Parti’nin programı anayasal düzenlemelere ‘Evet’ diyen bir politik duruşu temsil ediyor. Atatürk’ün kurduğu partinin ardılı olanların Cumhuriyeti koruma konusunda gösterdiği tavır üzücü. Bölünme sürecini durduracak tek irade Türk Milletinin iradesidir. Sokaklarda, vapurlarda, statlarda görüyoruz. Bir millet uyanıyor. Ve bu uyanışın öncülüğünü Atatürk’ün Cumhuriyeti emanet ettiği Türk gençliği yapıyor.”
www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

20 saat önce
34










English (US) ·