Acaba neyin arifesindeyiz?

1 saat önce 14

Melih Altınok

Giriş Tarihi: 03 Ekim 2026 Son Güncelleme: 03 Ekim 2026 - 07:29

Bill Gates de koroya katıldı. The New York Times'a verdiği mülakatta yapay zekânın risklerinin küçümsendiğini ve kontrolün kaybedilmesi durumunda insanlığın bir evcil hayvana dönüşeceğini söylüyor.
Yapay zekânın patronu bir avuç zengin.
Sayıları bir elin parmağını geçmeyen bu adamların yapay zekâyı "gökten düşmüş" mistik bir canavar gibi pazarlamalarının sebebi ise sorumluluğu üzerlerinden atmak ve daha fazla kamu desteği almak.
Tekel pozisyonlarını güçlendirmek için yazdıkları korku senaryosunu küresel medya eliyle dünyaya yayıyorlar.
Hayırsever işadamımızın bahsettiği "dönüşüm" öngörüsü de geleceğe dair bir tehdit değil.
İnsancıklar evcil bir hayvana döneli çok oldu.
İki asır önce dünyanın en üst % 10'u küresel gelirin % 50'sini, en alt % 50'si ise % 14'ünü alıyordu.
Kölelik filmlerde kalmadı.
Bugün de dünyanın en zengin % 10'u küresel gelirin % 53'ünü alıyor. En yoksul % 50 ise yalnızca % 8'ini...
Servet dağılımında da durum felaket.
En zengin % 10, küresel servetin yaklaşık % 75'ine sahip. En alt % 50 de % 2'sine...
En üst % 1 servetin kabaca % 37'sini elinde tutuyor.
Düşünün, dünyanın en zengin 12 milyarderi, en yoksul yüzde 50'nin toplamından daha fazla servete sahip. En zengin % 1, insanlığın % 95'inden daha fazla servet biriktirmiş durumda.
Tüketim eşitsizliği ise bu verilerden biraz daha yumuşak. En altta kalıp canı çıkmayan % 50'nin küresel tüketim harcamalarındaki payı 2000'de % 7 civarındayken 2025'te % 12'ye çıktı.
Aman ne yumuşak mı diyorsunuz?
Bu mütevazı değişimin sebebi de büyük ölçüde Çin'deki ve Hindistan'daki büyümeden kaynaklanıyor.
İşte bu yüzden, yeni çağın yatırım alanı olan yapay zekâya ABD'de 800 milyar dolar ayıran çağımızın tiranları, durmamalarına gerekçe olarak 30 milyar dolarlık yapay zekâ pazarına sahip olan Çin tehdidini gösteriyorlar. "Solukları ensemizde" diyorlar.
Evet, kimseye kırıntı bile kaptırmaya niyetleri yok.
Felaket sevmelerinin, felaket tellallığı yapmalarının, felaketler senaryolarını hayata geçirmek için çırpınmalarının ve sonunda insanlığı kurtaracak derviş pozları kesmelerinin sebebi "tamamen duygusal".
Kimi Afrikalı çocuklara aşı götürüyor, kimi pandemide yelkeninin rüzgârını dolduruyor...
Bakın korona günlerinde markaları cilalanan, sadece "Bu aşıların içinde ne var?" diye sorduğumuz için yerden yere vurulduğumuz BioNTech'in mucitlerine...
Özlem Türeci ve Uğur Şahin çifti, 3 milyar 800 milyon euroluk servetleriyle Almanya'nın en zenginleri arasına giriverdiler.
Ancak kariyer mazileriyle pek övünmüyor olacaklar ki, şirketlerinin adını "Arife" olarak değiştirmişler.
Rollerini layıkıyla oynadıkları pandemi, bugün içinde bulunduğumuz küresel servet transferinin startının verildiği, toplumsal ve ahlaki yozlaşmanın körüklendiği, değerlerin erimeye başladığı, dengemizin bozulduğu sürecin başlangıcıydı.
Şimdi aldıkları görev "neyin arifesine" denk geliyor dersiniz?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın

Habere git