Ablukanın amacı ne

2 gün önce 29

İran zaten Hürmüz’ü büyük ölçüde kapalı tutarken Trump’ın kararı kritik boğaza ikinci bir kement atılması anlamına geliyor.

KRİTİK BAŞLIK HÜRMÜZ

İSLAMABAD görüşmeleri öncesinde ABD ve İran tarafının beklentileri arasında büyük bir uçurumun bulunduğu aşikârdi. Nükleer ve balistik füze programlarının akibetinin ne olacağı gibi başlıca anlaşmazlık konularına şimdi Hürmüz ablukası da eklendi. Çünkü ABD ve İsrail saldırıları karşısında İran en büyük kozu haline gelen Hürmüz Boğazı’nı kapatarak bölgeden gemi çıkışını neredeyse yüzde 90 oranında azaltmayı başardı. Hatta Tahran’ın tanker başına 2 milyon dolar geçiş ücreti almaya başladığı iddia edildi. Bu gelişme, uluslararası bir su yolu kabul edilen Hürmüz’de bir statüko değişikliği, İran için de yeni bir gelir kapısı anlamına geliyordu.

SAVAŞ TAZMİNATI OLARAK

İRAN, İslamabad’da Hürmüz’de kontrolünün tanınması ve savaş tazminatı ödenmesinde ısrarcı oldu. Savaş öncesinde dünyanın Hürmüz gibi bir problemi yoktu. Savaşı bitirme uğruna İran’a Hürmüz’de taviz vermek ABD Başkanı Trump’ın iç kamuoyuna, Körfez’de mahsur kalmış Arap ortaklarına kolayca izah edebileceği bir durum değildi. Uluslararası taşımacılık şirketleri de böyle bir girişime kesinlikle karşıydı.

TRUMP’IN ABLUKA TEHDİDİ

İRAN ile Umman ve BAE arasından geçen Hürmüz bilindiği gibi Basra Körfezi’ni açık denizlere bağlayan kritik bir petrol ve doğalgaz geçiş rotası. Kriz öncesinde küresel petrol trafiğinin yüzde 20’si buradan karşılanıyordu. 28 Şubat’ta başlayan savaşla birlikte trafik neredeyse durma noktasına geldi. ABD’nin dün TSİ 17.00 itibarıyla uygulamaya başlayacağını açıkladığı ablukanın Hürmüz’de baskıyı daha da arttırması bekleniyor. ABD, özellikle İran limanlarına giriş-çıkış yapan gemi ve tankerlerin hedef alınacağını açıklarken bölgedeki uçak gemilerindeki hava unsurları, İHA’lar ve savaş gemileriyle önleme yapabileceği öngörülüyor.

ASYA’YA BASKI ARTIYOR

ABD’nin bu adımı Hürmüz Boğazı’na ikinci bir ilmik daha anlamına geliyor. İran çok az sayıda geminin Hürmüz’den geçmesine izin verirken şimdi bu gemilerin bir de Amerikan ablukasıyla karşı karşıya kalacağı, dolayısıyla Körfez’den petrol çıkışının daha da zorlaşacağı görülüyor. Bu da İran’ın en büyük petrol müşterisi olan Çin, Hindistan ve diğer Asya ülkelerine yönelik ekonomik baskının artacağına işaret ediyor. Abluka açıklaması petrol fiyatlarını da yukarı çekerken krizin küresel ekonomide büyüme hedeflerini aşağıya çekmesi ve enflasyonist baskıyı arttırması bekleniyor.

ABD BUNU NİYE YAPIYOR

İSLAMABAD’da aslında şu oldu. Taraflar savaşarak elde edemedikleri talepleri, masada dayatarak azami kazancı elde etmeyi denedi. İran nükleer zenginleştirme programında ısrar ederken Hürmüz kartını öne sürerek pazarlık marjı kazanmaya çalıştı. Trump ise Hürmüz’e blokaj hamlesiyle İranlıların elindeki bu kartı kapmayı denedi. ABD ile İran arasındaki 14 günlük geçici ateşkesin süresi bir uzlaşma olmazsa 22 Nisan’da doluyor. Pakistan’daki müzakerelere katılan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ve İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ülkelerine dönse de görüşmelerin teknik düzeyde devam ettiği anlaşılıyor.

ŞİMDİ NE OLACAK

İRAN’ın ablukası gibi ABD’nin Hürmüz’ü kuşatması da uluslararası hukuka aykırı bulunuyor. Ayrıca ABD yaptırımının etkili olup olmayacağı konusunda da şüpheler var. Çünkü İran zaten az sayıda geminin Hürmüz’den geçişine izin veriyor. Marine Traffic isimli deniz trafiği uygulamasına göre 7-10 Nisan’da Hürmüz’den sadece 19 gemi geçmiş. Oysa normal bir günde 130 kadar gemi geçişi oluyordu. Dolayısıyla ABD’nin bu az sayıda gemiye müdahale ederek ne elde edebileceği soru işareti. Öte yandan gemilere önleme yapılması, el konması, şiddet uygulanması olası İran misillemeleriyle savaşa geri dönülmesi riskini de arttırıyor. Fakat ABD, Hürmüz kartını müzakere masasında taktik anlamda kullanmayı planlıyorsa gerilimin kontrollü tutulacağı öngörülebilir.

Bu arada Trump mart ayında İran krizi yüzünden ertelediği Pekin ziyaretini 14-15 Mayıs tarihlerinde yapmayı planlıyor. ABD, ticari ve askeri rakip saydığı Çin’i Hürmüz üzerinden baskı altına alırken aynı zamanda İran’ı uzlaşmaya ikna edebilecek ülkelerden biri olarak kabul ediyor. Önümüzde kritik günler ve pazarlıklar var, Hürmüz de bu müzakerelerin bir parçası gibi duruyor.

Habere git