ABD'li Bloomberg yazdı: Türkiye’nin 'uçan' yatırım fonları nasıl çöktü?

1 saat önce 43

Türkiye’de son dönemde finans profesyonellerini dahi hayrete düşüren olağanüstü getiriler sunan bazı popüler yatırım fonları, tasarruf sahiplerinin akınına uğramıştı. Yüzde yüzlerle ifade edilen, hatta üç haneli rakamları aşan bu kazançlar, fiyatların yapay şekilde şişirildiği şüphelerini beraberinde getirdi. 2025’in sonlarında denetleyici kurumların mercek altına aldığı bu fonlar, eylül ayı ortasına gelindiğinde yatırımcıların paralarını çekme yarışına girmesiyle tam anlamıyla bir paniğin merkezine oturdu.

Fon birim fiyatlarının hızla düşmesi, şirketleri nakit elde etmek amacıyla daha fazla varlık satmaya zorlarken; bu durum yeni kayıplar ve çıkışlardan oluşan bir kısır döngüyü tetikledi. Tasfiyesine karar verilen fonlarda 350 binden fazla vatandaşın birikimi risk altına girerken, düzenleyici otorite olan Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) hasarın pazarın geneline yayılmasını engellemeye çalışıyor.

KRİZ NASIL PATLAK VERDİ?

ABD merkezli dünyaca ünlü finans ve medya kuruluşu Bloomberg, Türkiye Borsası'nda yaşanan spekülatif meseleleri ele aldı.

Türkiye'deki finans yöneticileri, bazı fonların sunduğu şüpheli derecede yüksek getiriler konusunda uzun süredir uyarılarda bulunuyordu. Örneğin, Tera Portföy Yönetimi A.Ş.'nin amiral gemisi konumundaki fonu, 16 Eylül'e kadarki üç yıllık süreçte yüzde 66.000’in üzerinde getiri sağladı.

Bloomberg'in haberine göre; Kasım 2025'te Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, isim vermeden bazı fonlardaki manipülasyon iddialarını doğrulayarak gerekli adımların atılacağını taahhüt etti. Süreç, MSCI ve FTSE gibi küresel endeks sağlayıcılarının da dikkatini çekti; bu kurumlar, hisse senetlerindeki yapay fiyat hareketlerinin Türkiye’nin "gelişmekte olan piyasa" statüsü için tehdit oluşturabileceği uyarısında bulundu.

Kaynak olarak ekle

Ağustos ayında harekete geçen Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), sıra dışı hisse hareketlerine ilişkin yatırımcı endişelerini gidermek amacıyla yeni bir rehber yayımladı. Bu adım, bazı fonlardan sert sermaye çıkışlarına yol açtı. Bu şirketlerden biri olan Pusula Portföy Yönetimi A.Ş., elindeki hisse senetlerinin değerinin çakılması üzerine katılım payı iade taleplerini karşılayamadığını bildirerek temerrüde düştü.

Tera Portföy hızla bu yatırım şirketini satın alacağını duyursa da, yatırımcıların çıkış taleplerini nasıl karşılayacağına dair soru işaretleri dağılmadı. Tera fonlarındaki yatırımcıların da paniğe kapılmasıyla birlikte şirket, 16 Eylül'de ayrılmak isteyen müşterilerine ödeme yapamayacağını açıkladı.

213 MİLYAR LİRALIK KAÇIŞ VE DALGA DALGA YAYILAN ETKİ

Fon analiz platformu Fintables verilerine dayanarak aktarılan bilgilere göre, 31 Ağustos ile 16 Eylül tarihleri arasında yatırımcılar ülke genelindeki yatırım fonlarından yaklaşık 213 milyar lira (4,7 milyar dolar) çekti. Borsa İstanbul’da hisse senetleri 15 Eylül’de son bir yılı aşkın sürenin en sert düşüşünü kaydetti.

Tera Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, X hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, şirketin piyasalara yayılma riski taşıyan "olağanüstü ve eşi benzeri görülmemiş" spekülatif bir saldırıyla karşı karşıya olduğunu savundu. Güveni yeniden tesis etmek ve kırılganlığın yalnızca birkaç firmayla sınırlı olduğunu göstermek isteyen SPK, yedi portföy yönetim şirketi tarafından yönetilen 131 fonun tasfiye edilmesine karar verdi.

17 Eylül’de ekonomi yönetimi yetkilileri, likidite sıkışıklığını önlemek amacıyla adımlar atılacağını taahhüt etti ve geniş finansal sistem için bir risk bulunmadığını belirtti. Gösterge BIST 100 endeksi kayıplarını bir miktar geri alsa da, endeksteki hisselerin büyük çoğunluğu gerilemeye devam etti ve 100’den fazla hisse günlük yüzde 10’luk taban limitine yaklaştı.

SORUNLU FONLARIN ÇARKI NASIL İŞLİYORDU?

Bloomberg'in trading süreçlerini inceleyen finans uzmanlarına dayandırdığı analizine göre söz konusu fonlar, yatırımlarını fiili dolaşım oranı düşük ve likiditesi zayıf hisse senetlerinde yoğunlaştırıyordu. İşlem gören hisse sayısının azlığı, bu payların fiyatlarını yukarı çekmeyi oldukça kolaylaştırıyordu. Bu durum, nispeten küçük ölçekli alımlarla hisse fiyatlarının keskin şekilde yükseltilmesine ve şirket değerlemelerinin manipüle edilmesine imkan tanıdı. Fonlar daha sonra bu şişirilmiş hisseleri teminat göstererek kısa vadeli krediler çekti ve bu kaynakları yine aynı hisselere yatırdı.

Fonların fahiş getirilerine dair haberler yayıldıkça, daha fazla tasarruf sahibi sisteme girdi ve fonların toplam değeri daha da yükseldi. Ancak düzenleyici kurumun yeni esasları yatırımcıları eldeki hisseleri satmaya yöneltince, hisse fiyatları çakıldı ve dalga dalga yayılan fon çıkış taleplerini tetikledi.

Kriz, geleneksel para piyasası fonlarını da olumsuz etkiledi. Zira krizin merkezindeki bazı şirketler, bu fonlara ters repo işlemleri aracılığıyla borç veriyor ve karşılığında aşırı şişirilmiş hisseleri teminat olarak sunuyordu. Bu hisselerin değeri çöktüğünde, para piyasası fonlarındaki yatırımcılara geri ödeme yapacak yeterli varlık kalmadı. Aynı zamanda fonlar, eldeki likidite ihtiyacını karşılamak için BIST 30 gibi büyük hisseleri (blue-chip) satmak zorunda kaldı ve bu da genel piyasada düşüşü derinleştirdi.

İstanbul merkezli OMG Capital Advisors CEO’su Murat Gülkan Bloomberg’e yaptığı açıklamada, krizin merkezindeki küçük şirketlerde kayıpların devam edebileceğini belirterek, "Bu varlıklar, üçüncü bir tarafa serbest piyasa koşullarında satılmaya kalkışılsa gerçek değerinin çok altında bir karşılık bulacaktır" değerlendirmesinde bulundu.

KAMU KURUMLARI VE DÜZENLEYİCİLERİN MÜDAHALESİ

SPK, hisse fiyatı manipülasyonu iddialarını incelerken bazı piyasa aktörlerine işlem yasağı getirdi. Piyasa denetleyicisi ardından Pusula ve Tera’nın da aralarında bulunduğu fonlar için tasfiye kararı aldı. Kurul ayrıca suç duyurusunda bulunarak iki şirketteki bazı fon müdürlerine iki yıl süreyle işlem yasağı getirdi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında toplanan Finansal İstikrar Komitesi, şu anki odak noktalarının olası bir likidite sıkışıklığını önlemek olduğunu belirterek, yaşanan sorunların "geçici ve yönetilebilir" olduğunu vurguladı.

Merkez Bankası da haftalık repo ihaleleriyle sağladığı fonlamayı artırarak ve bankaların interbank para piyasasındaki borçlanma limitlerini yükselterek devreye girdi. Piyasadaki dalgalanma nedeniyle tahvil faizlerinde yaşanabilecek sıçramaları önlemek amacıyla doğrudan Türk lirası tahvil alımlarına başladı.

YATIRIMCILARI NE BEKLİYOR?

Tasfiyesine karar verilen fonların toplam varlık büyüklüğü 18 milyar doları aşarken, etkilenen yatırımcı sayısı yaklaşık 350 bin olarak ifade ediliyor.

SPK, 18 Eylül’de yaptığı açıklamada, tasfiye sürecinin özel sermayeli Türkiye İş Bankası A.Ş. ve kamu bankası Ziraat Bankası A.Ş. gözetiminde yürütüleceğini ve sürecin üç ay içinde tamamlanacağını duyurdu. Düzenleyici kuruma göre bankalar, fonların elindeki varlıkları kademeli olarak satacak ve elde edilen nakdi, sahip oldukları pay oranında yatırımcılara aktaracak.

Bloomberg’e konuşan analistler, krizin yayılma etkisinin şimdilik büyük ölçüde küçük ölçekli hisseler ve bu hisseleri şişiren yedi portföy yönetim şirketiyle sınırlı kaldığını belirtiyor. Fon analiz platformu Fon Turkey'nin kurucusu Onur Duygu ise sürecin en zorlu kısmına dikkat çekerek, "Fonlara olan güven ciddi şekilde zedelendi. Yatırımcıları yeniden fon ekosistemine çekmek uzun zaman alabilir" değerlendirmesini yapıyor.

www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

Habere git