Lucone di Polpenazze adlı Tunç Çağı yerleşiminde bulunan tabletin en dikkat çekici özelliği tek parça halinde günümüze ulaşması oldu. Benzer eserlerin çoğu kırık parçalar halinde bulunduğu için arkeologlar, yeni keşfin üzerindeki işaretlerin incelenmesi açısından önemli olduğunu belirtiyor.
ÜZERİNDEKİ İŞARETLERİN ANLAMI BİLİNMİYOR
Tablet, kömür kalıntılarının yoğun olduğu arkeolojik bir tabakanın içinde bulundu. Böylece Lucone bölgesinde bugüne kadar ortaya çıkarılan bu tür tabletlerin sayısı 21'e yükseldi. Kazı ekibine göre bu sayı, Lucone'yi benzer eserlerin en fazla bulunduğu arkeolojik alan haline getiriyor.
Arkeologların 'gizemli tabletler' olarak adlandırdığı bu küçük nesnelerin üzerinde çizgiler, noktalar, daireler, üçgenler, kareler ve dikdörtgenlere benzeyen işaretler bulunabiliyor. Ancak bunların Mezopotamya'daki kil tabletler gibi yazılı belgeler olmadığı özellikle belirtiliyor. İşaretlerin bilinen herhangi bir yazı sistemine ait olduğu da henüz gösterilemedi.
Lucone'de daha önce bulunan örnekler de bu çeşitliliği gösteriyor. Resmi kültür varlıkları kayıtlarında bölgeden çıkarılan bazı tabletlerin üzerinde sıralanmış küçük çukurlar, yatay çizgiler ve üçgen biçimli işaretlerin bulunduğu görülüyor. Bu eserler genel olarak MÖ 2200 ile 1600 arasına tarihlendiriliyor.
Benzer işaretlere sahip nesnelerin yalnızca bu bölgede değil, Kuzey İtalya'dan Orta ve Güneydoğu Avrupa'ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada bulunması gizemi daha da artırıyor. Birbirinden yüzlerce kilometre uzaktaki toplulukların benzer sembolleri kullanması, bunların ortak bir iletişim veya kayıt sisteminin parçası olabileceği ihtimalini gündeme getiriyor.

TAKVİM Mİ TİCARET KAYDI MI?
Tabletlerin ne işe yaradığı konusunda bugüne kadar kesin bir sonuca ulaşılamadı. Araştırmacılar bunların takvim, sayım aracı, kimlik belirteci, törensel nesne veya ticarette kullanılan bir kayıt sistemi olabileceği üzerinde duruyor. Özellikle Tunç Çağı'ndaki metal ve diğer ürünlerin ticaretinde bilgi aktarmak amacıyla kullanılmış olabilecekleri düşünülüyor. Ancak bu görüşlerin hiçbiri henüz kanıtlanmış değil.
Lucone yerleşiminin kendisi de yaklaşık 4 bin yıl öncesindeki yaşam hakkında önemli bilgiler sağlıyor. Ağaç halkaları üzerinde yapılan incelemeler, köyün yapımında kullanılan ağaçların ilk olarak MÖ 2034 civarında kesildiğini ve yerleşimde MÖ 20. yüzyılın sonlarına kadar yapı faaliyetlerinin sürdüğünü gösteriyor.
Yerleşimin bir bölümü geçmişte büyük bir yangında yok oldu. Yanan ahşap yapıların sulak zemine çökmesi sayesinde normal şartlarda çürümesi beklenen çok sayıda malzeme korunabildi. Bölgede yapılan kazılarda daha önce ahşap aletler, keten kumaş parçaları, tahıllar, bitki kalıntıları ve evlere ait ahşap parçalar da gün yüzüne çıkarıldı.
Son bulunan tablet ise Lucone'deki gizemli eser koleksiyonuna yeni bir parça ekledi. Araştırmacılar şimdi üzerindeki işaretleri daha önce bulunan örneklerle karşılaştırarak 4 bin yıl önce bu sembollerin ne anlatmak için kullanıldığını çözmeye çalışacak.
www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

55 dakika önce
20










English (US) ·