270 milyar dolarlık kriz: İran ve ABD arasında yeni gerilim | Müzakerelerde bu düğüm çözülür mü?

1 gün önce 32

ABD Başkanı Donald Trump, “savaşları bitireceğim” vaadiyle seçilmesinin ardından 2026’yı Venezuela’ya operasyon ve İran’a savaşla açtı. Gelinen noktada ABD ile İsrail’in İran’a başlattığı müşterek savaşın kapsamı ve etkisi öyle arttı ki savaş neredeyse küresel siyasetin tek konu başlığı haline geldi.

ABD’nin hiçbir müttefikine danışmadan, İsrail’le birlikte 28 Şubat’ta İran’a savaş açmasının ardından 8 Nisan’da geçici ateşkes sağlandı. Böylece Amerikan ve İranlı heyetler 11 Nisan’da İslamabad’da kalıcı ateşkesi görüşmek için bir araya geldi. Fakat 21 saat süren müzakerelerde düğümler çözülemedi.

Hürmüz Boğazı’ndaki deniz ticaretinin gelecekte nasıl yönetileceğinden, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarına ve İran’ın nükleer programı ve uranyum stoklarına kadar çok kapsamlı ve çözülmesi zor meseleler görüşmelerde masaya yatırıldı. Ancak ABD-İran müzakereleri en çok, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in görüşme sırasında 12 kez Donald Trump’ı, bir kez de Binyamin Netanyahu’yu aramasıyla gündeme geldi.

İRAN SAVAŞ TAZMİNATI İSTİYOR

Tahran yönetimi, ateşkesin ilan edildiği 8 Nisan’da, müzakerelerde görüşülecek 10 madde arasında "İran'a verilen zararların hesaplanıp tamamen tazmin edilmesi" şartının da yer aldığını duyurmuştu. Şimdi İran Hükümet Sözcüsü Fatma Muhacerani ise, ABD-İsrail saldırılarından kaynaklanan savaş tazminatının ilk tahminlere göre 270 milyar dolar civarında olduğunu açıkladı.

 İran ve ABD arasında yeni gerilim | Müzakerelerde bu düğüm çözülür mü

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf (solda) ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, İslamabad'da. Fotoğraf: AP

Sözcü, savaş tazminatının ilk belirlemelere göre yalın haliyle 270 milyar dolar civarında olduğunu, kesin rakamın ilgili makamlar tarafından açıklanmasıyla netleşeceğini ifade etti.

Öte yandan, İran'ın BM Daimi Temsilcisi Said İravani de ABD ve İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaşta yer aldıkları gerekçesiyle Suudi Arabistan, Katar, BAE, Bahreyn ve Ürdün'den tazminat talep ettiklerini belirtti.

ABD SAVAŞ TAZMİNATI ÖDER Mİ?

270 milyar dolarlık bir meblağı kafasında canlandırmakta zorlananlar için ufak bir kıyas yapalım:

İran savaşı başlamadan önce ABD Başkanı Trump’ın sık sık topraklarına katmaktan bahsettiği Grönland’ı ABD’nin satın alması durumunda ödenmesi gerekecek miktar 700 milyar dolarak olarak ifade ediliyordu.

Zaten İran Hükümet Sözcüsü Fatma Muhacerani de söz konusu tazminatın, zarar gören sivil binalar, iş yerleri ve fabrikalar gibi alanların yanı sıra Minab'daki okula düzenlenen saldırıda hayatını kaybeden kız öğrencilerin haklarını kapsayacağını kaydetti.

O zaman akıllara gelen ilk soruları hemen soralım: ABD bu tazminatı öder mi? Savaş tazminatı ödenmesi çatışmaları bitirir mi?

Emekli Büyükelçi Uluç Özülker, değerlendirmesine Trump’ın tazminat konusundaki tutumunun fevkalade net olduğunu belirterek başladı. “Trump, ‘Bu parayı ben ödemem. İran şu veya bu şekilde karşı çıkmasaydı bunların hiçbiri yaşanmazdı. Bütün bu olan bitenin müsebbibi doğrudan doğruya İran’ın kendisidir’ görüşüne sahip” diyen Özülker, Trump’ın daha evvel yaptığı konuşmalarda bölgedeki ülkelere de dönük sözler sarf ettiğini hatırlattı ve açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Eğer burada herhangi bir tazminat olacaksa bu esas itibariyle Gazze için olur’ şeklinde konuşmuştu. Zamanında bunu çok ön plana çıkarmıştı. Hatırlarsanız, ‘Ben 10 yılda çiçek bahçesine çeviririm, her şey bana ait olacak; 17 milyar dolarlık da bir ilk finansmanı sağlamayı kabul ediyorum. Bunun ötesinde yapılacak harcamaların da bölgedeki Arap ülkeleri tarafından üstlenilmesi gerekecektir’ şeklinde açıklaması var. O sözlerinden de çok farklı şeyler söylemedi.”

Özülker, ABD’nin yaşananların doğrudan doğruya İran’ın hatasının sonucu olduğunu belirttiğine ve ‘İcap ederse bir şey yapılmaz’ diye düşündüğüne işaret etti. ABD’nin bu tutumunun değiştirilemeyeceği kanaatinde olduğunu aktaran Özülker, bu düşüncesini de şu ifadelerle açıkladı:

“Çünkü burada eşitler arasında olmayan bir mücadeleden söz ediyoruz. Trump kendi yönünden silahlı kuvvetleriyle, parasıyla ve desteğiyle buraya hakimiyetini tamamen ortaya koymuş, diğerleri de füzelerle vurmaya çalışıyor.

 İran ve ABD arasında yeni gerilim | Müzakerelerde bu düğüm çözülür mü

JD Vance, İslamabad'da Jared Kushner ve Steve Witkoff ile konuşma yaparken. Fotoğraf: AP 

Bizzat ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, ileri sürülen maddelerin kabul edilebilir olmadığını dile getirdi. ABD, gelip de İran’ı istila ederse, sadece İran’ın petrol gelirlerinden bu paralar kolaylıkla ödenir ama bunun olmaması hususunda hepimizin ortak bir fikri var.”

Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kamer Kasım ise, tazminat konusun bir paket içinde yer aldığını, yani İran-ABD ile görüşmelerinde birtakım şartlar ileri sürüldüğünü anımsattı.

‘GÖRÜŞMELERDEKİ EN ZOR MESELE NÜKLEER PROGRAM’

ABD’nin İran’a “Nükleer programından vazgeç, zenginleştirilmiş uranyumu bana ya da Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’na ver” dediğine vurgu yapan Prof. Dr. Kasım, İran’ın da “Hem Hürmüz’ün statüsü değişsin hem de ABD bende bir yıkıma neden oldu bu savaşta, tazminat ödesin” dediğini kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“O nedenle bunlar bir paket olarak görüşülecek şeyler. ABD’nin tazminatı kabul edeceğini ve ödeyeceğini zannetmiyorum. Ancak İran’ın dondurulmuş varlıkları var; bir hesaba göre bunlar da 27 milyar dolar. ABD halihazırda bunun 6 milyar dolarının serbest bırakılabileceğini söyledi, İran ise tamamının serbest bırakılmasını istiyor. Ama ABD savaş tazminatı gibi bir şey ödemez. Zaten bu ‘Ben haksız bir şekilde yıkım yaptım’ tezini kabul etmek olur, ABD zaten böyle bir bakış açısına sahip değil. Ama İran biraz pazarlığı üst perdeden açmak için bu talepte bulunuyor diye düşünüyorum.”

İran’ın nükleer programının kesinlikle sonlandırılması ve zenginleştirilmiş uranyumun da İran’da kalmaması meselesinin ABD’nin kırmızı çizgisi olduğunun altını çizen Kasım, ABD’nin bir de bu nükleer programa belli bir süre koymak istediğini kaydetti:

“ABD, İran’ın 20 yıl boyunca hiçbir nükleer program yürütmemesini istiyor, İran da bunun 10 yıl ve altında bir süre olmasını istiyor. Şu anda bunu görüşüyorlar.”

NÜKLEER MÜZAKERELER YILLARCA SÜRMÜŞTÜ

Öte yandan bir noktayı da hatırlatmakta fayda var; Viyana’da düzenlenen İran nükleer müzakereleri yıllarca sürmüştü. P5+1 ülkeleri (ABD, Rusya, Çin, İngiltere, Fransa+Almanya) ve İran arasındaki nükleer müzakereler 2006-2015 arasında gerçekleşmiş, Temmuz 2015'te Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) imzalanmıştı. Görüşmeler, özellikle 2013-2015 yılları arasında hız kazanmıştı.

Şimdi savaş gibi daha karmaşık ve önemli bir meselenin 21 saatte çözüme bağlanmasını beklemek pek de gerçekçi olmaz. Uluç Özülker bu konuya ilişkin değerlendirmesine ise, görüşmede masaya yatırılacak maddelerin ABD tarafından yaklaşık bir ay önce ortaya atıldığını ve İran’dan buna 10 maddelik bir cevap çıktığını hatırlatarak başladı.

 İran ve ABD arasında yeni gerilim | Müzakerelerde bu düğüm çözülür mü

Fotoğraf: AP

“Yani başka bir deyişle, ABD ve İran, herhangi bir masa etrafında buluşamayacakları bir dönemde bu metinleri teati etmek suretiyle, neyin ne şekilde olması gerektiği hususundaki düşüncelerini net ortaya koydular.”

Zaten herhangi bir şekilde bir çözüm bulunamayacak ise, müzakereye gidilmeyeceğini dile getiren Uluç Özülker, tarafların bir masa etrafında buluşmadan önce arabulucularla süreci başlattığını kaydetti:

“Netice itibariyle, hiç anlaşamadığınızı bile bile gidip masanın etrafında oturursanız, oradan çıkacak sonuçları veto etmenin ötesinde yapacak hiçbir şeyiniz yoktur; bu da kavga etmek demektir.

Bu kadar ayrı düşündükleri konular etrafında görüşmeden önce arabulucuyla bu meseleyi götürmek istediler. O nedenle Amerikalılar ‘Çok net şekilde birinci fazı atlattık’ diyor. Yani ABD ile İran’ın müzakerecileri görüşmelere başlayacaktır. Bu da demektir ki iki taraf da kendilerine güveniyor, çözümü bulabilecek konumda olduklarını düşünüyor ve imkansızı kabul etmek ya da reddetmek açısından bir seçim yapmakta değiller.”

Prof. Dr. Kamer Kasım da müzakere süreciyle ilgili olarak, “Tarafların savaş istediğini düşünmüyorum ama talepler çok üst perdeden açıldı ve pazarlıkla halledilebilecek konular bunlar” diye konuştu.

Görüşmelerdeki en zor konunun ABD’nin İran’ın nükleer planı durdurması talebi olduğunu ifade eden Kasım, açıklamasına şöyle devam etti:

“Diğer konular zaten kolay, mesela ABD, ‘İran vekil güçlere destek vermesin’ diyor, bence İran bunu kabul eder. Hürmüz Boğazı konusunda da İran daha önce olmayan bir statü istiyor. Zaten bunun boyutu sadece İran ile ilgili değil; bunu yani geçişlere para vermeyi Hürmüz Boğazı’nı kullanan diğer ülkeler de istemez. En fazla, boğaz, uluslararası bir statüye kavuşur. Hürmüz’den geçişleri bir uluslararası konsorsiyum kontrol eder; bu da anlaşılabilir ama İran’ın nükleer programı konusunda bir anlaşma sağlanamazsa görüşmelerden bir sonuç alınamaz.”

Müzakerelerde nükleer konuda en azından bir takvim oluşturulamazsa görüşmelerin yine kesilebileceğine dikkat çeken Kasım, “Dolayısıyla ‘Taraflar kısa bir sürede yüzde 100 anlaşacak’ demek şu aşamada zor. Ama kesilir, tekrar başlar, bu bir müzakere sürecidir, böyle birkaç ay devam edebilir” dedi.

İRAN ABD’NİN BU PARAYI VERMEYECEĞİNİ BİLİYOR

Böyle bir müzakere ortamında İran heyeti de ABD’nin savaş tazminatını kabul etmeyeceğini öngörmüş olsa gerek. Peki neden bu tazminatı talep etti? Uluç Özülker, “Burada para konusunun Kongre ile Trump’ın arasında ne kadar büyük bir uçurum yarattığını hatırlatmak lazım” diyerek, Trump’ın Kongre’den daha başka paralar da istediğini ve Kongre’nin bu paraların verilmesini reddettiğini söyledi:

“Mesela, dört milyar dolar istendi ve Kongre’den gelen cevap ‘Hayır alamazsın’ oldu. Devam ettirmesi lazım bir yandan ama bu sefer de memurlarının paralarını ödeyemez hale geldi. Neticede Trump’ın bir yeren para bulması lazım.”

Özülker sözlerini ifadelerle sonlandırdı:

“Bu arada herhangi bir çözüm çıkmazsa zannediyorum ki ülkemiz dahil olmak üzere bambaşka şeylerle meşgul olacak yeni bir ortam oluşacak ve bununla ilgili bir sürecin içinde bulabiliriz kendimizi. ABD ile İran’ın birbiriyle böylesi çekiştikleri bir ortamda bunun bedelini ödeyecekler arasına inşallah biz de katılmayız.”

Habere git