260 yıllık suskunluk! İstanbul depreminde “eksik halka” tartışması: Çarpıcı 2 senaryo

1 saat önce 36
 Çarpıcı 2 senaryo

Kaynak:Cnnturk.com

İstanbul ve Marmara Bölgesi’nde beklenen depremle ilgili tartışmalar sürerken, Prof. Dr. Osman Bektaş’tan dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Bektaş, Marmara’daki deprem tehlikesinin devam ettiğini ancak bu tehlikenin yalnızca “250 yıllık deprem periyodu doldu” söylemiyle açıklanamayacağını belirtti.

Marmara Denizi çevresindeki fay hatlarına dikkat çeken Bektaş, 1766 yılından bu yana yaklaşık 260 yıl geçtiğini hatırlattı. Ancak batıda 1912 depremi ile 2011-2025 yılları arasındaki deprem dizisi, doğuda ise 1963 ve 1999 depremleri arasında kalan bazı fay segmentlerinin henüz büyük bir deprem üretmediğini ifade etti.

Bu durumun bilimsel açıdan farklı olasılıkları gündeme getirdiğini belirten Bektaş’a göre, Marmara’daki levha hareketi yalnızca Ana Marmara Fayı üzerinde gerçekleşmiyor olabilir. Hareketin, Çınarcık, Orta Marmara ve Tekirdağ çukurları çevresindeki tali faylar arasında da paylaşılıyor olması mümkün.

Bektaş’ın değerlendirmesine göre bir diğer olasılık ise söz konusu segmentlerin tamamen kilitli olmaması. Yani fay hattı, büyük bir deprem için tüm enerjiyi biriktirmek yerine, “fay sürünmesi” olarak bilinen yavaş hareketlerle ya da orta büyüklükteki depremlerle gerilimin bir bölümünü boşaltıyor olabilir.

 Çarpıcı 2 senaryo

Bu nedenle Marmara’daki deprem riskini sadece 1766’dan bu yana geçen süreye bakarak yorumlamanın yanıltıcı olabileceğini vurgulayan Bektaş, “İstanbul için saat doldu, büyük deprem kapıda” şeklindeki kesin ifadelerin çağdaş deprem bilimiyle örtüşmediğini belirtti.

Prof. Dr. Osman Bektaş’a göre İstanbul ve Marmara için deprem tehlikesi devam ediyor. Ancak bu tehlikeyi anlamak için tek bir senaryo ya da tek bir modele bağlı kalmak doğru değil. Bölgedeki jeolojik yapı, fayların davranışı, sismik hareketlilik ve jeofizik veriler birlikte değerlendirilmek zorunda.

Bektaş’ın öne çıkardığı temel mesaj ise şu: Depremler için kesin tarih vermek bilimsel olarak mümkün değil. Bilim, “şu gün olacak” demez; olasılıkları, riskleri ve senaryoları ortaya koyar.

 Çarpıcı 2 senaryo

İKİ SENARYO 

Bektaş, dikkatleri bu noktaya çektikten sonra da ihtimalleri tek tek sıraladı:

● Levha hareketi yalnızca Ana Marmara Fayı boyunca değil, Çınarcık, Orta Marmara ve Tekirdağ çukurları çevresindeki tali faylar arasında da paylaşılıyor olabilir.

● Aradaki segment, tamamen kilitli olmak yerine fay sürünmesi (creep) ve orta büyüklükte depremlerle kısmen gerilim boşaltıyor olabilir.

"TOPLUMUN İHTİYACI KORKU DEĞİL, DOĞRU BİLGİDİR"

Prof. Dr. Osman Bektaş'ın açıklaması şu şekilde;

Marmara Denizi'nde önemli bir deprem riski bulunduğu konusunda bilim dünyasında geniş bir görüş birliği vardır. Ancak depremin kesin zamanı, kesin yeri ve kesin büyüklüğü bugün için bilimsel olarak belirlenemez.

Bu nedenle, "250 yıllık deprem periyodu doldu, aynı yerde mutlaka M7,2–7,4 büyüklüğünde deprem olacak" şeklindeki ifadeler kesin bir bilimsel gerçek olarak sunulmamalıdır. Bunlar, belirli bilimsel modellerin yorumlarıdır; Marmara için farklı fay davranışı ve kırılma senaryoları da bilimsel olarak tartışılmaktadır.
Toplumun ihtiyacı korku değil, doğru bilgidir.

En doğru yaklaşım; belirsizlikleri kabul ederek deprem riskini ciddiye almak, yapı güvenliğini artırmak ve afet hazırlıklarını güçlendirmektir.
Bilim, kesinlik iddia etmekten çok, verileri sorgulamak ve yeni bulgular ışığında modelleri geliştirmektir.

Habere git