26 yıl sonra keşif yapıldı... Katilin izi ‘luminol’ ile bulunacak

1 hafta önce 39

ÜSTÜNDEN 40 YIL GEÇSE DE ORTADA DELİL VARSA SUÇLU BULUNABİLİR

Önce filmi bir geri saralım.

Çağla Tuğaltay, 5 Haziran 2000’de okuldan çıkıp, Şişli Fulya’daki evine geldi. Kapıda zorlama yoktu, evden bir şey çalınmamıştı. Cinsel saldırı belirtisi de yoktu.

Cinayet sonrası hazırlanan kriminal raporda, Çağla’nın tırnak altında DNA tespit edilmedi. Ancak 2013’teki incelemede sol el tırnakları ve şortunda bir erkeğe ait doku örnekleri bulundu. Ayrıca evde, üç yabancıya ait parmak izleri ile bina girişinde kan lekesi de tespit edildi.

26 yıl sonra keşif yapıldı... Katilin izi ‘luminol’ ile bulunacak

YENİ TEKNOLOJİLER UYGULANIYOR

* Peki 2000 yılında rapora girmeyen bu bulgular nasıl oldu da 2013’te tespit edildi?

Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Nevzat Alkan’ın yanıtı şu: “2000’de otopsi esnasında, tırnak altı ya da olay yerinden o örnekler zaten alınmıştır. Ancak o dönem DNA teknolojisi sınırlıydı; çok küçük, bozulmuş veya karışık biyolojik izlerden profil çıkarmak mümkün olmamış olabilir. 2013’te dosya yeniden açılınca, saklanan deliller yeniden incelenmiş ve Çağla’nın sol el tırnağında daha önce fark edilmemiş ya da analiz edilememiş mikroskobik bir erkek doku örneği tespit edilmiş olabilir.”

26 YILDA 9 SAVCI 2 ÖZEL EKİP

2013 sonrası hem DNA hem de bina girişindeki kan lekesinden alınan örnekler 100’e yakın kişi ile karşılaştırıldı. Hatta bulgular Interpol veri tabanına da girildi. Ama bugüne dek bir eşleşme olmadı. 26 yılda dosyaya 9 savcı, yüzlerce polis baktı. 2 kez özel ekip kuruldu, hiçbirinde sonuç alınamadı.

PARMAK İZİ GİBİ ‘DNA VERİ BANKASI’ SİSTEMİ KURULMALI

* 26 yıl sonra bir cinayeti aydınlatmak mümkün olabilir mi?

“Elbette” diyor, Prof. Dr. Alkan ve şöyle devam ediyor: “Katiller, belki ‘farklı’ yollar buluyor olabilir ama teknoloji de sürekli yenileniyor. Geçen sene Amerika’daki bir toplantıda küçük dilimi yutuyordum. 25 yıl önce New Jersey’de bir adam, 3 kişiyi öldürüp, kaçıyor. Polis o dönem olay yerinde bir fotoğraf buluyor ama fotoğraftaki kişi güneş gözlüklü. Yüzü belli değil. Fotoğrafı yüz tanıma sistemine yüklüyorlar. 25 yıl sonra, sosyal medya taramasında fotoğraf, Dominik’te biriyle eşleşiyor ve adam yakalanıyor. Kanundan kaçış yok! Yeter ki sistem olsun ve doğru çalışsın.

EMNİYETTE İTİRAF ETTİRME ESKİDİ

Bizde henüz bu teknolojilerin bazıları var bazıları yok. Rojin Kabaiş’in telefonunu açamadık mesela. Bizde hala, ‘emniyette itiraf ettirme’ metodu geçerli. Ayrıca parmak izleri için bir depolama sistemimiz var. Ehliyet, pasaport ya da kimlik kartı alırken İçişleri Bakanlığı on parmak izimizi alıyor ve bir olayda tespit edilen parmak izleri bu veri bankası ile karşılaştırılıyor. Ancak ‘DNA Veri Bankası’ gibi bir sistemimiz yok. Bu nedenle karşılaştırma, veri bankasındaki örneklerle değil; eldeki şüphelilerle yapılıyor. Eğer böyle bir veri bankası olsaydı Çağla cinayeti muhtemelen daha önce aydınlatılabilirdi.

YAPTIĞI KİMSENİN YANINA KALMAZ 

Bunları söyledim diye kimse yaptığının yanına kalacağını da düşünmesin! ‘Luminol tekniği’ gibi faili meçhul cinayetlerin anahtarı olacak tekniklerimiz de mevcut.”

FAİLİ MEÇHUL CİNAYETLERİN ANAHTARI: LUMİNOL TEKNİĞİ

* Nedir bu “luminol” tekniği?

Son yıllarda, olay yeri inceleme ekipleri tarafından, özellikle geriye dönük işlenen cinayetlerde kullanılan tekniklerden biri olduğunu söylüyor Prof. Dr. Alkan: “Olay yerinde inceleme yaparken bir şekilde gözle göremediğimiz ya da ‘temizlenmiş’ kan izlerini ortaya çıkarmak için kullanılan güçlü bir kimyasal tarama tekniğidir” diyor, şöyle detaylandırıyor:

MAVİ-BEYAZ IŞIK VERİYOR

“Karanlıkta, olay yerine, özel bir çözelti püskürtülür. Eğer bir kalıntı varsa mavi-beyaz bir ışık ortaya çıkar. Ortaya çıkan lekelerin şekli, yönü ve yoğunluğu soruşturma için önemli bilgilerdir. 26 yıl önce Çağla’nın boğazı kesildiğinde ya da katilin kendi kanı -yaralanmış olabilir- etrafa sıçramış olabilir. Bu kan izleri orada olduğu sürece, cinayetin üzerinden 40 yıl geçmiş olsa da tespit edilebilir.

Gülistan Doku soruşturmasında da yapıldı. Cansız bedeninin araçla taşındığına dair iddialar üzerine, şüphelilerin kullanmış olduğu düşünülen araç, Luminol incelemesine sokuldu.”

istediğin kadar temizle...

* İyi de üzerinden onca yıl geçti. Onca temizlik yapılmıştır...

“Doğru” diyor Prof. Dr. Alkan, “Ancak” ile parantez açıyor: “Ne kadar temizlik yaparsan bu, o kadar etkili bir yöntem ki ortamda milyonda bir oranında kan varsa tespit eder. Mesela Arnavut kaldırımlı bir sokak ya da parke döşeli bir ev. Her gün temizlense de taş ve parkelerin arasında leke kalır. Araba döşemesinin süngerini çıkarıp 500 bin kere yıkamadıysan orada iz vardır. Bu sayede, yıllar önce çözülememiş/kapanmış dosyalar yeniden açılabilir, soruşturmalar yeni delillerle ilerleyebilir. 2019’da öldürülen Özbekistan uyruklu Khurriyat Boeva cinayeti tam 7 yıl sonra böyle aydınlatılmıştır.”

Habere git