İstanbul'da milletin iradesine sahip çıktığı o gecede gazi ve şehit olanların getirildiği Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde verilen insanlık mücadelesi, güvenlik kamerasınca kaydedilen yeni görüntülerle yeniden gözler önüne serildi. Kayıtlarda, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Çengelköy, Beylerbeyi ve Üsküdar Meydanı'ndan hastaneye getirilen yaralılara sağlık görevlilerinin yetişebilmek için zamanla yarıştığı anlar yer aldı.
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında İstanbul'da gazi ve şehit olanların getirildiği Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yaşanan insanlık mücadelesini gözler önüne seren güvenlik kamerası görüntülerine ulaşıldı.
15 Temmuz'da Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısıyla darbe girişimini protesto etmek için Türk bayraklarıyla meydanlara çıkan halkın üzerine darbeci askerler kurşun yağdırdı. Tank ve tüfek atışlarıyla yaralananlar, ambulansların yanı sıra vatandaşların araçlarıyla hastanelere götürüldü.
O dönem Boğaziçi Köprüsü olarak bilinen 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ile Çengelköy, Beylerbeyi ve Üsküdar Meydanı'nda yaralanan çok sayıda kişi Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne taşındı. Burada görevli sağlık çalışanları peş peşe gelen yaralıların tedavisine yetişebilmek için zamanla yarıştı.
O gece hastanenin güvenlik kameraları da kayıttaydı. 10 yıl önceki görüntüler, 15 Temmuz gecesi saat 00.00'dan sonra hastanede yaşananları gözler önüne seriyor.
Görüntülerde sağlık görevlilerinin ve vatandaşların yaralıları sedyelerle acil servise taşıdığı, koridorlarda yoğun hareketlilik yaşandığı görülüyor.
Birbirini tanımayan insanların yaralıların yardımına koştuğu, kiminin sedye taşıdığı, kiminin ise yaralıların başından bir an olsun ayrılmadığı anların yanı sıra ellerinde Türk bayraklarıyla hastaneye gelen vatandaşların endişeyle haber beklediği görüntüler de kayıtlara yansıyor.
Doktordan güvenlik görevlisine, hemşireden sağlık personeline kadar herkesin fedakarca görev yaptığı ve adeta "ikinci cepheye" dönüşen hastane koridorlarında yaralıların tedavisi için verilen yoğun mücadele ile vatandaşların dayanışması, darbe gecesinin en çarpıcı kareleri arasında yer alıyor.
Görüntüler, 15 Temmuz gecesi yalnızca meydanlarda değil, hastanelerde de demokrasi uğruna büyük bir mücadelenin verildiğini ortaya koyuyor.
Aradan geçen 10 yıla rağmen görüntülere yansıyan bu anlar, milletin birlik ve beraberlik içinde verdiği mücadelenin sessiz tanıkları olarak hafızalardaki yerini koruyor.
Fotoğraf: AA
"HER YER KAN KOKUYORDU"
15 Temmuz gecesi Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görev yapan hemşire İbrahim Enes Uyar, 15 Temmuz'u "unutulmaz bir gece" olarak nitelendirdi.
Uyar, 15 Temmuz sabahı nöbetten çıktığını ancak akşam saatlerinde yaşanan olaylar nedeniyle gönüllü olarak hastaneye geldiğini, kısa süre sonra da yaralıların getirilmeye başlandığını söyledi.
Acil serviste çok yoğun anlar yaşandığını belirten Uyar, "Acil servisimizin tüm bölümlerinde ateşli silah yaralanması sebebiyle gelen hastalarımıza müdahale ediliyordu. Getirilen hastaların ilk müdahalesi yapılıp tedavisine başlanıyor, sonrasında uygun birime veya kliniğe yönlendiriliyordu. Acil ameliyata alınması gerekenler ameliyata alınıyordu." dedi.
Akşam saat 21.00-22.00 arasında başlayan yoğunluğun sabah yaklaşık 05.00'e kadar sürdüğünü anlatan Uyar, ateşli silahla yaralanan yaklaşık 200 vatandaşa müdahale ettiklerini belirterek şöyle konuştu:
"Şehitlerimiz oldu. Allah rahmet eylesin. Unutulmaz bir geceydi. Her yer kan kokuyordu. Bazı arkadaşlarımızın üstü başı kan içindeydi. Yaralı bir vatandaşımızın kan içinde işaret parmağı havada tekbir getirip dualar ederek acil servise girişini gördüğümde çok etkilenmiştim. O hâlâ aklımda."
Gece boyunca savaş uçaklarının alçak uçuş yaptığını hatırlatan Uyar, yaşanan sonik patlama nedeniyle hastanenin bazı birimlerinin camlarının kırıldığını belirterek, tüm sağlık çalışanlarının büyük bir fedakarlık örneği gösterdiğini söyledi.
Fotoğraf: AA
SAĞLIK GÖREVLİLERİ 48 SAAT KESİNTİSİZ ÇALIŞTI
15 Temmuz'da Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi'nde görev yapan hemşire İbrahim Sevcan ise darbe girişimini televizyondan öğrendikten kısa süre sonra yaralıların gelme ihtimaline karşı hazırlıklara başladıklarını anlattı.
Acil serviste triyaj düzeni oluşturduklarını belirten Sevcan, kısa süre sonra yaralıların peş peşe hastaneye getirildiğini, durumu ağır olanların hızla ameliyathaneye ve ilgili birimlere sevk edildiğini söyledi.
Saatler ilerledikçe acil serviste büyük bir yoğunluk oluştuğunu vurgulayan Sevcan, "Ambulansla gelen hasta neredeyse yoktu. Vatandaşlar kendi imkanlarıyla ya da özel araçlarla yaralıları hastaneye getiriyordu." dedi.
Yolların tamamen kilitlendiğini belirten Sevcan, Vatan Caddesi'nde yoğun çatışmalar yaşandığını, nöbette olmayan çok sayıda sağlık çalışanının da hastaneye gelerek yaralılara müdahale ettiğini aktardı.
Sevcan, 48 saat boyunca kesintisiz çalıştıklarını belirterek o geceyi unutmasının mümkün olmadığını ifade etti.
Göğsünden uçaksavar mermisiyle ağır yaralanan bir vatandaşın oğlunun, "Babamı bırakın, diğer yaralılara bakın." sözlerini hiç unutamadığını anlatan Sevcan, kalp masajı yapılan yaşlı bir yaralının ise kendisine ülkenin durumunu sorduğunu aktardı.
Yaşanan travmanın halen etkisini sürdürdüğünü ifade eden Sevcan, şöyle konuştu:
"Sağlık çalışanları o gece fedakarca, canıgönülden büyük bir kahramanlık örneği gösterdi. 10 yıl geçti, anlatmak çok zor. O duygu, yaşanan travma gitmiyor. Benim o günkü kanlı gömleğim hâlâ evde durur, hâlâ saklarım. 48 saat boyunca üstümüzdeki forma kanlı bir şekilde duruyordu. Gerçekten çok kaotik bir ortam vardı. Tüm sağlık çalışanları büyük bir özveriyle bütün yaralılara müdahale etti."
"BÜTÜN HASTANE OLARAK ACİL SERVİSE İNDİK"
Darbe girişimi sırasında Üsküdar Devlet Hastanesi Acil Servisi'nde görev yapan hemşire Zahide Kaya da o gece çok sayıda yaralının hastaneye getirildiğini söyledi.
Yaşanan yoğunluk nedeniyle önceliklerinin yaralılara en hızlı şekilde müdahale etmek olduğunu belirten Kaya, "Çok hastamız vardı. Sabaha kadar acil serviste hizmet verdik. Gerçekten çok acı bir geceydi hepimiz için." dedi.
Kaya, sağlık çalışanlarının da sahada büyük bir fedakarlık gösterdiğini belirterek, yaralıların "Ülkem için savaşmaya gittim, ülkeme canım feda." sözlerinin hafızasına kazındığını söyledi.
Hastanedeki tüm personelin seferber olduğunu vurgulayan Kaya, şunları kaydetti:
"Bütün hastane olarak acil servise indik. Bütün servisler, herkes elinden geleni yaptı. Ameliyathane, servisler, başka branşlar... Hatta evden gelenler bile sabaha kadar gelip hastaların derdine şifa olmaya çalıştı. Bir yandan korku vardı, bir yandan yaralılara çare olma gayreti. Görevimizi en iyi şekilde yapmaya çalıştık. Allah ülkemize bir daha 15 Temmuz gibi acılar yaşatmasın. 10 yıl geçmesine rağmen yaşadıklarım hafızamdan hiç çıkmadı. Her hatırladığımda o geceyi yeniden yaşıyorum."

1 saat önce
37










English (US) ·