Giriş Tarihi: 12 Eylül 2026 09:38 Son Güncelleme: 12 Eylül 2026 09:51
ahaber.com.tr Haber Merkezi
Türkiye siyasi tarihine kara bir leke olarak geçen 12 Eylül 1980 askeri darbesinin üzerinden 46 yıl geçmesine rağmen, askeri cuntanın toplumda açtığı derin yaralar tazeliğini koruyor. Demokrasinin askıya alındığı, TBMM'nin lağvedildiği ve anayasanın rafa kaldırıldığı bu karanlık süreçte, yüz binlerce insan gözaltına alınırken onlarca genç darağacına gönderildi.
Türk siyasi tarihinin en büyük utanç vesikalarından biri olan 12 Eylül 1980 askeri darbesinin üzerinden tam 46 yıl geçti. O karanlık günün sabahında TRT radyosunda İstiklal Marşı'nın ardından Harbiye Marşı çalınmış ve dönemin Genelkurmay Başkanı ve Milli Güvenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Kenan Evren imzalı bir numaralı bildiri okunmuştu.

Milli egemenliğin ayaklar altına alındığı bu süreçte meclis lağvedildi, anayasa uygulamadan kaldırıldı ve ülke genelinde sıkıyönetim ilan edildi. Türkiye siyasetinin yeniden tasarlandığı bu baskıcı dönemde, Türk Hava Kurumu, Çocuk Esirgeme Kurumu ve Kızılay dışındaki çok sayıda sivil toplum kuruluşunun faaliyetleri yasaklandı. Cunta yönetiminin baskıları sonucu Türk Lirası da darbe koşullarında bir gecede yüzde yüz değer kaybetti.

CUNTA MAHKEMELERİNDE 650 BİN KİŞİ FİŞLENDİ VE 50 KİŞİ İDAM EDİLDİ
Darbe rejiminin toplum üzerinde kurduğu baskı, aradan geçen uzun yıllara rağmen hafızalardaki yerini koruyor. Soruşturma süreçlerinde tam 650 bin kişi gözaltına alınarak sorgulanırken, açılan 210 bin davada 230 bin insan yargılandı. Dönemin lideri Kenan Evren'in "Asmayalım da besleyelim mi?" ifadesiyle hafızalara kazınan yargılamalarda 517 kişiye idam cezası verildi ve bu ölüm cezalarından 50'si infaz edildi.

"İNSANIN AKLININ HAYALİNİN ALMAYACAĞI İŞKENCELER YAŞADIK"
Sabah'ın haberine göre, darbe döneminde cezaevlerinde uygulanan baskı ve insan hakları ihlalleri, tanıkların anlatımıyla o dönemin vahametini gözler önüne seriyor. Kırıkkale'de yaşayan darbe dönemi tanıklarından 68 yaşındaki İzzet Yıldız, yaşadıkları acı dolu günleri şu sözlerle aktarıyor:

"İnsanın aklının, hayalinin almayacağı işkenceler yaşadık. 16 metrekarelik bir odada 30 kişi betonun üzerinde yatıp kalkıyorduk. Yaklaşık 10 gün C5'te işkence gördük. İşkencelerden biri 'Filistin askısı'ydı. Belden aşağısı çıplak halde elektrik veriyorlardı. İşkenceye dayanamayan insan, önüne konulan her şeyi kabul edebilecek hale geliyordu." O dönem 24 yaşında olan emekli öğretmen Mustafa Hulusi Ulusan, "Aradan yıllar geçti ama bugün bile düşündüğümde tüylerim diken diken oluyor" derken, İrfan Toptaş da ağır işkencelere maruz kaldıklarını belirtiyor.
#12 Eylül #1980 Darbesi
Mobil uygulamalarımızı indirin

6 saat önce
45









English (US) ·