Türk milletinin canı pahasına direniş gösterdiği hain darbe girişimi sırasında 253 insanımız şehit edildi, 3 bine yakın vatandaşımız da yaralanıp gazi oldu. O gecenin kahramanları şehitlerimize rahmet dilerken, gazilerimize minnettarlığımız hiç bitmeyecek.
Üzerinden yıllar geçse de ne darbeye direnen Türk milletinin fedakârlığı ne de Türk Silahlı Kuvvetleri’nin şerefli üniformasını giyip F16’lardan attıkları bombalar, tank ve silahla ateş açan FETÖ’cülerin ihaneti unutulacak.
HALKIN YÜZDE 70’İNE GÖRE FETÖ HÂLÂ TEHDİT
Areda Araştırma şirketinin anketine göre Türk halkının yüzde 70’inin hâlâ tehdit ve tehlike olarak gördüğü FETÖ’ye karşı 15 Temmuz 2016’dan itibaren verilen kesintisiz mücadele hâlâ devam ediyor.
Adalet Bakanlığı verilerine göre darbe girişimi dahil FETÖ üyelerine yönelik 10 yılda toplam 720 bin 580 bin kişi hakkında soruşturma açıldı.
FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ilgili yürütülen soruşturmalarda 720.580 kişiye adli işlemden bir kısmı devam ediyor.
83 BİN 836 KİŞİNİN SORUŞTURMA VE YARGILAMASI DEVAM EDİYOR
Soruşturma ve yargılamalarda, 83 bin 836 kişi hakkında dava ve soruşturmalar derdest, yani devam ediyor. Bu kişilerden 54 bin 27’si hakkında soruşturma, 29.809’u hakkında ise yargılamalar ilk derece mahkemeleri nezdinde devam ediyor.
Bugüne kadar 636 bin 744 kişi hakkında karar verildi. Görülen davalarda 127 bin 102 kişi hakkında mahkûmiyet, 124.861 kişi hakkında beraat kararı verildi. Toplam 11 bin 107 kişi hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı alındı.
Soruşturmalarda 373 bin 642 kişi hakkında ise kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, 32 kişi hakkında ise diğer karar türlerinden verildi.
UYGULANAN TEDBİR DURUMLARI
Bu 10 yıl içinde haklarında dava açılan FETÖ mensuplarından önemli bir kısmı cezaevine girdi, cezasını çekenler ise tahliye edildi.
Bir ara cezaevindeki tutuklu FETÖ mensubu 120 bine kadar çıktı. 10’uncu yıl itibarıyla cezaevinde bulunan FETÖ mensubu sayısı ise 10 bin 484’e kadar geriledi. Cezaevindeki FETÖ mensuplarının 482’si tutuklu statüsünde. Bunlardan 368’i hakkında hüküm verildi ve hükümözlü olarak hapishanede bulunuyor.
Cezaevindeki toplam 10 bin 484 FETÖ mensubundan 9 bin 634’ü ise hükümlü olarak cezasını çekiyor. Yapılan soruşturma ve yargılamalarda 193 bin 82 kişi hakkında adli kontrol kararı verilirken, halen 33 bin 837 kişi hakkında ise yakalama kararı bulunuyor.
DARBE DAVALARINDA 4 BİN 891 MAHKÛMİYET
FETÖ davalarında en önemlisi 15 Temmuz darbe girişimine katılan örgüt üyeleriyle ilgili. Bilindiği gibi 15 Temmuz darbe girişimine 5 bin 600 rütbeli yani subay, astsubay ve uzman çavuş katıldı. Buna karşın 10 yıl içinde TSK içerisinde tespit edilen FETÖ mensubu sayısı 26 bini buldu. Yani darbe girişimine katılan FETÖ mensuplarının beş katı örgüt üyesi yapılan titiz inceleme, araştırma ve soruşturmalarla ortaya çıkarıldı.
Toplam 26 bin 206 personel hakkında ihraç ve rütbe geri alma işlemi gerçekleştirildi. 24 bin 8 muvazzaf rütbeli personel ihraç edilirken, daha önce emekli olmuş 2 bin 198 kişinin de rütbeleri geri alındı.
FETÖ mensupları, 15 Temmuz gecesi Türkiye’nin 55 ilinde darbe girişimine kalkıştı. Buna karşılık 55 ilde toplam 289 fiili darbe davası açıldı. Darbe davalarının tamamı ilk derece mahkemeleri nezdinde karara bağlandı. Bu davalarda verilen kararlara bakıldığında: 1.634 kişi hakkında ağırlaştırılmış müebbet, 1.366 kişi hakkında müebbet, 1.891 kişi hakkında süreli hapis cezası olmak üzere toplamda 4 bin 891 kişi hakkında mahkûmiyet kararı verildi. Çoğunluğu erler olmak üzere toplam 2 bin 870 kişi ise beraat etti. Yargılamalarda 964 kişi hakkında ise ceza verilmesine yer olmadığı kararı çıktı.
289 darbe davasından 273’ü temyiz incelemesi için Yargıtay’a gönderildi. Yargıtay bu davalardan 241’ini onadı. Darbe davalarının 16’sında verilen kararlar farklı gerekçelerle Yargıtay tarafından bozuldu. 289 darbe davasından 16’sının incelenmesi ise Yargıtay’da devam ediyor. Davaların 2’si istinaf incelemesinde bulunuyor. Yargılaması yenilenen 14 dava ilk derece mahkemesi nezdinde verilen çeşitli kararlar ile kesinleşti.
CASUSLUK ÖRGÜTÜ FETÖ BENZERİ YAPILAR UYARISI
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum’un Anadolu Ajansı için kaleme aldığı analizde, FETÖ’nün; tabanı ibadet, ortası ticaret, üstü ihanet olan bir yapısının bugün “casusluk ve terör amaçlı bir ihanet örgütü” olduğu ifade etti. Örgütün “dini istismar eden salt bir terör örgütü” olmaktan ziyade, “dini duyguları kullanan bir casusluk ve terör örgütü” olduğunu belirten Uçum, FETÖ’nün emperyalist ülkeler adına casusluk faaliyeti yürüttüğünü şöyle anlattı:
“FETÖ, açığa çıktığı üzere casusluk ve terör amaçlı bir ihanet örgütüdür. İşin ibadet ve ticaret kısmıyla Türkiye içinde operasyon yapma kabiliyetini büyük ölçüde kaybetti. İhanet fonksiyonu ise tamamen illegal etkinliğe ve konspirasyon faaliyetine dönüştü... FETÖ, emperyalist güçlerin oluşturduğu konsorsiyumun bir parçasıdır... FETÖ çetesi, emperyalizmin (özellikle ABD ve bazı Avrupa ülkelerinin) bir aparatı olarak Türkiye içi ve dışı risk ve tehdit olma özelliğini sürdürüyor. Başka bir deyişle açık örgütlenme kapasitesi zayıflamış olsa da hücresel ve dış bağlantılı faaliyetin oluşturduğu risk sürmektedir. Bu tehdit ve risk Türkiye içinde ciddi seviyede azaltıldı ama bitmedi.”
FETÖ’NÜN SIZDIĞI YAPILAR
Uçum’un dikkat çektiği bir başka tehlike ise “FETÖ’cülüğe öykünen benzer örgütler”...
Bu yapıların devlet içindeki tehlikesine dikkat çeken Uçum yazısında, FETÖ’cülerin de içine sızdıkları bu tip yapılara karşı önlemler hakkında da şunları ifade etti: “FETÖ çetesiyle mücadele içeride ve dışarıda hiçbir zaman rutin bir güvenlik sorunu olarak ele alınamaz. Hukuk içinde olmak kaydıyla özel ve rutin dışı mücadele yöntemleri kesintisiz devam eder. Aynı yaklaşım FETÖ’cülüğe öykünen benzer örgütler için de geçerlidir çünkü bu tip örgütler, hem kendileri (şimdilik düşük seviyeli de olsa) risk ve tehdit unsurudur hem de FETÖ’cülerin içlerine girip barındıkları örgütler olarak tehlike oluşturur. Bunlarla mücadelenin de hukuk içinde özel ve rutin dışı yöntemlerle ve kararlılıkla sürdürülmesi gerektiği ve sürdürüleceği de açıktır.
Sonuç olarak gerek FETÖ’ye gerekse ona öykünen veya benzeri arayışta olan çete örgütlere karşı etkili hukuk politikaları geliştirmek ve uygulamak, devletin sürekli faaliyetleri arasındadır ve böyle olmaya devam edeceği de anlaşılmaktadır.”

5 gün önce
34










English (US) ·